Yaratıcılık hapı yolda

Parkinson tedavisi için kullanılan bir molekülün yaratıcılığı tetiklediği tespit edildi.

23.07.2014 - 10:44 | Ali Kuru

Yaratıcılık hapı yolda
9
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

Parkinson hastalığı için kullanılan dopaminerjik bir tedavinin yaratıcılığı tetiklediğine ilişkin bugüne kadar elde edilen bulguları doğrulayan bir bilimsel çalışmanın raporu geçtiğimiz haftalarda yayınlandı. 27 Parkinson hastasının dâhil edildiği çalışmanın sonuçlarına göre bir dopamin öncülü olan l-3,4-dihidroksifenilalanin (L-DOPA) kullanan hastalar, kontrol grubunda kendileri ile aynı yaş ve eğitim seviyesindeki bireylere oranla daha yüksek sözel ve görsel yaratıcılık sergiliyor.

Tel Aviv Üniversitesi Tıp Fakültesi araştırmacılarından Dr. Rivka Inzelberg’in öncülüğünde gerçekleştirilen ve sonuçları Annals of Neurology‘de yayınlanan çalışmayı daha önce bu konuda bulgular sunan diğer çalışmalardan ayıran önemli bir unsur var. O da, L-DOPA etkisiyle ortaya çıkan yaratıcılık etkisinin tedavinin dürtüsel ve obsesif etkileri ile doğrudan bir ilişkisinin olmadığını ortaya koymuş olması. Diğer bir deyişle Dr. Inzelberg ve çalışma arkadaşları L-DOPA’nın kişiyi gerçekten daha yaratıcı yaptığına inanıyor.

The Atlantic’e konuşan Dr. Inzelberg, “Tedavi [L-DOPA] dürtü kontrolünün yitirilmesini sağlayarak obsesif resim yapma gibi şeylere neden olabildiğinden, yaratıcılık durumu ile dürtüsellik ve kompulsivite arasında bir korelasyon olup olmadığını kontrol etmeyi amaçladık” diyor. Dr. Inzelberg, bu amaç doğrultusunda çalışmada hem dürtü kontrolü bozukluğunu hem de yaratıcılık düzeyini sınayan testlerin kullanıldığını söylüyor. Örneğin, bir testte katılımcılardan belirli bir harfle başlayan ve yine belirli bir kategori içerisinde yer alan olabildiğince çok kelime sıralamaları istenmiş. Uzak eşleştirme testi olarak işlev gören bir başkasında ise katılımcılara üç kelime verilmiş ve dördüncüyü bulmaları istenmiş. Aynı şekilde katılımcılardan soyut görselleri anlamlandırmaları ve “sandaletlerle neler yapılabilir?” gibi sorulara yaratıcı yanıtlar üretmeleri talep edilmiş. Katılımcılardan ayrıca özgün metaforlar üretmeleri de istenmiş.

Parkinson tedavisi için kullanılan bir molekülün yaratıcılığı tetiklediği tespit edildi.Dr. Rivka Inzelberg, Tel Aviv Üniversitesi, İsrail. Fotoğraf: Haaretz

Dr. Inzelberg, çalışmanın sonucunda L-DOPA ile tedavi edilen Parkinson hastalarının kontrol grubundaki bireylere oranla hem sözel hem de görsel yaratıcılık açısından daha yüksek bir performans sergilediklerini, farklı düşünme ve bileşimsel özgünlük açısından da üstünlük gösterdiklerini söylüyor. Dr. Inzelberg ayrıca, L-DOPA’nın artan dozları ile daha yaratıcı cevapların ortaya çıktığını da ekliyor.

Annals of Neurology’de yayınlanan makalede L-DOPA’nın yaratıcılığı nasıl tetiklediğine ilişkin çeşitli hipotezler öne sürülüyor. Bunlardan akla en yatkın geleni ise tedavinin kreatif başarımla ilişkilendirilen bir durum olan ilişkisiz uyaranların filtrelenmesi süreci üzerinde etki gösteriyor olması. “Latent inhibisyon” olarak adlandırılan bu durum beynin nucleus accumbens bölgesi tarafından yönetiliyor. Makalede, kreatif başarımla ilişkilendirilen farklı düşünme ile latent inhibisyonun ters orantılı olduğu söyleniyor ve nucleus accumbens üzerinde etki gösteren L-DOPA’nın latent inhibisyonu indirgeyerek kretif başarımı artırıyor olabileceği savunuluyor.

Bununla birlikte Dr. Inzelberg, “yaratıcılık hapı” konusunda henüz erken olduğunu söylüyor. Bunun en temel nedeni ise, L-DOPA’nın yaratıcılık üzerindeki etkisini tek başına mı gösterdiği, yoksa bu etkinin ortaya çıkması için kişinin Parkinson’lu hastalarda gözlemlenen bazı fizyolojik özelliklere mi sahip olunması gerektiğinin henüz tam olarak bilinmiyor olması. Dr. Inzelberg, Parkinson’lu hastalarda dopamin bağlayan D2 ve D3 reseptörlerinin bu hastalarda gözlemlenen dopamin yoksunluğu nedeni ile aşırı hassas olduğu gerçeğinin “birlikte etki” şüphesini desteklediğini ve araştırılması gerektiğini söylüyor.

Kaynak: The Atlantic