Siemens, 17 bin 200 kişiyi işten çıkarıyor
30.06.2008Alman şirketler grubu Siemens, General Electric gibi rakip firmalarla "daha iyi rekabet edebilmek" için...
Tüketicinin morali bozuk
30.06.2008Nielsen, 3 yıldır 51 ülkede sürdürdüğü "Global Tüketici Güven Endeksi Araştırması" sonuçlarına göre...
Avrupa'nın 'En büyük 500 ligi'ne 12 Türk şirketi girdi
30.06.2008Financial Times'ın dünyanın en büyük 500 şirket sıralamasına Türkiye'den giren yok. FT'nin Avrupa 500...
Fransız Groupama 'Güven'i de aldı
30.06.2008Fransız sigorta şirketi Groupama, Güven Sigorta ve Güven Hayat şirketlerinin yüzde 100’ünü...
Türkiye'nin devi yine Tüpraş
30.06.2008Fortune 500 sonuçları açıklandı. Sonuçlara göre 22 milyar 527 milyon YTL net satış gelirleriyle...
Nokia'dan yaza özel renkli tasarım
30.06.2008Cep telefonunu şık bir aksesuar gibi yanında taşıyanlar için farklı tasarım ve renk seçenekleri...
Kale Kilit'e ihracatın yıldızı ödülü
30.06.2008Kale Kilit, İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri(İMMİB)tarafından düzenlenen 2007...
Soyak Holding'e yeni CEO vekili
27.06.200847 yıllık tecrübesiyle gayrimenkul sektörünün lideri olan Soyak, faaliyet gösterdiği...
Reklamlarda klasik çevreciliğin sonu geldi
27.06.2008Getty Images’ın en son trend raporu MAP Report 2, reklam ve pazarlamanın çevreci vicdanımızdan...
Reklamı dinle, bedava konuş
27.06.2008Blyk isimli operatör, zeki bir hamleyle Avrupalılara bedava konuşma imkanı tanıyor...
Yaratıcı aylaklığa övgü
'Sanatı geliştiren, bilimleri bulan bu sınıftır; bu sınıf kitaplar yazmış, bu sınıf felsefeler ortaya atmış ve toplumsal ilişkileri bu sınıf incelemiştir. Hatta baskı altındakilerin kurtuluşu bile genellikle yukarıdan aşağı doğru gelişmiştir. Aylak sınıfı olmasa, insanlık barbarlıktan hiç kurtulamazdı' diyor büyük filozof ve matematikçi Bertrand Russell, Aylaklığa Övgü adlı klasik kitabında.
Bu arada biz sıradan faniler ne kadar uğraşırsak uğraşalım, tatilleri tam dinlenme zamanlarına dönüştüremiyor, mutlak bir aylaklık moduna bir türlü geçemiyoruz. Kafasında dönüşte çözülmesi gereken iş meseleleriyle, çantasında çalışmak için yanına aldığı dizüstü bilgisayarıyla tatile çıkmayanımız yok gibi.
Bu durum gecesi gündüzü, erkeni geçi, kışı yazı olmayan reklamcılık için bilhassa geçerli. Çoğumuzun kısa da olsa bir tatil için bir yerlere kaçmaya hazırlandığı yazın bu hararetli ve sıcak günlerinde, biraz fikir jimnastiğine ne dersiniz: Mutlak aylaklığa erişmek mümkün değilse bile, sizce bir reklamcı için ideal bir tatil nasıl bir şeydir?









