‘Dışarıda ne sıklıkta yemek yersiniz?’

CMO Perspektif serimizin ilk konuğu McDonald’s Türkiye CMO’su Bora Tanrıkulu.
02.03.2016 - 08:20
32
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

MediaCat ve İstanbul Bilgi Üniversitesi işbirliğiyle birkaç yıl önce açılan Marka Okulu Yüksek Lisans Programı’nın ders başlıklarından biri olarak aşinayız CMO Perspektif’e.

Her hafta Pelin Özkan’ın dersine konuk olan, farklı sektörlerden lider markaların CMO’larının deneyimlerini öğrencilerle paylaştığı bu dersten yola çıkarak MediaCat’e bu aydan itibaren CMO Perspektif adlı bir köşe ekledik. Bundan böyle her ay farklı markaların CMO’larını konuk edeceğimiz bu köşenin ilk konuğuysa McDonald’s Türkiye CMO’su Bora Tanrıkulu.

'Dışarıda ne sıklıkta yemek yersiniz?'İşte bu altın soruyu soran pek çok kişi Türkiye’de yeme içme sektörüne girmek üzere kafasında planlar yapmaya başlıyor. Peki, yeme içme sektörü gerçekten bu kadar cazip mi? Haydi gelin birlikte bakalım.

Bir restoran açacaksak önce pazarın büyüklüğüne bakmamız lazım. Türkiye’de 78 milyon kişi yaşıyor, 15 yaş üzeri nüfus ise 58 milyon kişi yani inanılmaz büyük bir kesim. Buraya kadar gayet güzel, peki ya bu nüfus büyüyor mu?

Cevap evet. Türkiye’de her sene ortalama 600 bin kişi evleniyor, yılda ortalama 1,4 milyon çocuk doğuyor, nüfus artış hızımız binde 13,4 gibi oldukça yüksek bir oran.

Bu pazarı gelin biraz daha daraltalım, mesela kimler daha çok dışarıda yer diye düşünelim. Cevap çok net, tabii ki çalışan kesim, o zaman buraya da gelin beraber bakalım. Türkiye’de 27 milyon kişi çalışıyor, bu kadar büyük nüfusun da birçoğu haliyle dışarıda yemek yemek durumunda. İşte bu rakamlar zaten pek çok kişiyi yeme içme sektörüne çekiyor. Türkiye’de dışarıda yeme içme pazarı yaklaşık olarak 43 milyar TL büyüklükte ve 141 bin civarı noktadan oluşuyor. Bunların içerisinde geleneksel restoranlar, pizzacılar, hızlı servis restoranları gibi pek çok alt dağılım bulunuyor.

En çok kimler dışarıda yemek yemeyi seviyor?

Ancak işin en ilginç tarafı; bu devasa adetteki yeme içme noktasının sadece yüzde 5 gibi ufak bir bölümü organize zincirlere ait, geri kalanı tek ya da birkaç şubeden oluşan geleneksel noktalardan oluşuyor. Peki, yeme içme sektöründeki tüketici davranışı nasıl, en çok kimler dışarıda yemek yemeyi seviyor?

Cevap çok net, elbette ki gençler. Özellikle de gençler 15 yaşından itibaren dışarıda daha çok yemek yemeye başlıyor. Çalışan kadınların da sayısının artması bu sektörün büyümesini tetikleyen unsurların içerisinde geliyor. Halen bu sektörün en çok sevilen yemek türü öncelikle geleneksel lezzetler yani kebaplar, pideler, lahmacunlar, bunların ardından ise hamburgerler ve pizzalar geliyor. Bu sektördeki yabancı markalı zincirler bile geleneksel lezzetleri asla göz ardı etmiyor ve sadece Türkiye pazarına has birçok yerel lezzeti menülerinde bulunduruyor. Bunun ardında ise çok önemli bir tüketici beklentisi yatıyor, tüketiciler dışarıda bir yerde yemek yiyecekleri vakit öncelikle iyi bir lezzet, iyi bir kalite ve bu lezzet ile kalitenin karşılığı olan fiyatı bekliyorlar.

Yeme içme sektöründe tüketici tercihini belirleyen en önemli unsur bu kelimelerde yatıyor, eğer tüketici ödediği paranın karşılığını alıyorsa tekrardan o noktaya gelmeye devam ediyor ancak yaşadığı deneyim ödediği paranın karşılığı değil ise hemen alternatif bir noktaya rahatlıkla kayabiliyor. Sektörde açılan yeni işletmelerin yüzde 90’ına yakınının birkaç sene içerisinde kapandığı veya el değiştirdiği düşünüldüğünde bu işin ne kadar zor olduğu sanırım ortada. Başarının sırrı paranın karşılığı olan deneyimi yaşatabilmekte yatıyor.