Daha yetkili bir robotla konuşmak istiyorum

Belki de bizi işsiz bırakacak robotlar yıllardır filmlerde gördüğümüz metal renkli, her yerinden ışık çıkan ve insanları taklit etmeye çalışarak komik sesler çıkaran sevimli kahramanlar değildir. Belki de zaten aramızdadırlar.
01.06.2017 - 15:05
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Geleceğe dair hayaller kurulurken günün birinde robotların insanların yerini alacağı; günlük işleri, üretimi üstleneceği hatta bununla yetinmeyip dünyayı bile ele geçireceğine dair fikirler oldukça heyecan vericiydi. Üzerine onlarca film çekildi, her yıl en az bir iki ana haber bülteninde “Robotlar futbol maçında insanları yendi” haberine yer verildi, Japonların ne kadar ileride olduğu bu konudaki sohbetlerin son cümlesi oldu.

Dünyayı ele geçirme kısmını dışarıda bırakırsak bazı kısımlarının gerçekleşmeye başladığını itiraf edebiliriz. Bugün pek çok endüstride robot teknolojisi insanların saatlerce uğraşarak ve yüksek enerjiyle yaptıkları işleri hem kolaylaştırdı hem de ucuzlattı. Özellikle teknolojik üretimin geleceğinde bu kullanımın daha da artacağı ve iş gücünün önemli bir kısmının robotlar tarafından üstlenileceğini öngörmek için pek de öyle fazla düşünmeye gerek yok.

Daha yetkili bir robotla konuşmak istiyorumEvimizdeki robotlar konusu var bir de. 1987 yapımı Kemal Sunal filmi Japon İşi bu hayalin en tepe noktasıydı. Biraz daha hafif haliyle evde terlikleri getiren, yemeği pişiren, ortalığı silip süpüren robotlar herkesin hâlâ beklentisi.

Ufak tefek girişimlerle bunların bazıları ortaya çıkmaya da başladı. Evin her köşesini süpüren elektrikli süpürgeler, uzaktan yönetilebilen akıllı ev aletleri gibi. Ama eve daha kolay bir şekilde giren robotlar hiç beklemediğimiz yerden geldi.

Geçen yıla damgasını vuran Amazon’un Alexa’sının ardından Google da Home ürünüyle süreci destekliyor. Bu akıllı cihazlar küçük bir hoparlör büyüklüğündeki cihazlardan günlük hayattaki pek çok sorunu çözmeyi vaat ediyor. Ne yazık ki elleri ayakları, komik suratları yok ama yine de isterseniz size fıkra anlatıp neşelendirebiliyorlar. Çok üstlerine gittiğinizde de Siri gibi size küsebiliyorlar.

Chatbot’larla daha hızlı ve pratik çözümler

Yazının esas konusu olan robotlara gelecek olursak, öncelikle onlar için kullandığımız robot ifadesini biraz yumuşatarak başlamalıyız. Bugün dijital dünyanın en önemli konularından biri haline gelen chatbot’lar, dev girişimlerin de etkisiyle hızlı bir şekilde günlük hayata giriyor ve kurumlara milyonlarca lira tasarruf sağlıyor.

Önce basit bir şekilde anlatarak başlayalım bu “chatbot”ları. Özellikle bazı endüstrilerde sorulan temel kullanıcı soru ve sorunlarını arkasında oluşturulan yapay zekayla hızlı ve ikna edici bir şekilde yanıtlayan chatbot’lar kullanıcılara hem daha hızlı hem de daha pratik çözümler sunabiliyor. Teknik altyapı konusunda Facebook gibi platformların çözümlerini ya da bağımsız olarak kurulabilecek sistemleri kullanan chatbot’lar, kuruma özel yapılan geliştirmelerle sıkça sorulan sorular başlığını otomatik bir şekilde yanıtlayabilir hale getiriliyor.

Geçtiğimiz ay yayınlanan bir rapor, chatbot’ların 2022 yılında 8 milyar dolarlık bir tasarruf sağlayacağını öngörüyor. Bu yıl için tahmin edilen rakamın 20 milyon dolar seviyesinde olduğunu düşünürsek bu değişimin ne kadar çarpıcı ve hayat değiştirici olacağını anlayabiliriz.

Daha yetkili bir robotla konuşmak istiyorum

Bankacılık ve sağlık alanında beklenti büyük

Özellikle sağlık ve bankacılık alanında ortalama bir başvuru başına dört dakikalık zaman harcandığı ve bir başvuru için harcanan insan zaman bedelinin 50-70 sent arasında olduğu belirtiliyor. Bankacılık alanında analistlerin tahminine göre 2022 yılında taleplerin yüzde 90’ının chatbot’lar tarafından çözülmemesi için hiçbir sebep yok. Sağlık için ise bu tahminler yüzde 75 seviyesinde.

Bu global araştırmadan dönüp Türkiye’deki gelecek için tahmin yürütmek istediğimizde öncelikle kendi insanımızı doğru anlamanın gerekliliğini kabul etmemiz lazım. Otomatik çağrı yanıtlama sistemini hızlı atlamak için gereken tuşlama kombinasyonlarının Google’ın en çok aranan kelime kalıplarından birisi olduğunu biliyoruz. Ses duymadan asla ikna olmayan “yetkiliyle konuşmak istiyorumcular”ın da beklentileri malum.

Kurumların hiç mi suçu yok dersek, o tarafta da her şeyin tıkır tıkır işlediğini söyleyemeyiz. Ama elbette bu iş için de kendimize has bir çözüm bulunacağını şimdiden tahmin edebiliriz. Evlenme teklifi alan chatbot haberleri için gazete sayfalarını hazırlayarak işe başlayalım.