|
|
İsmiyle müsemma bir köşe. Önemli önemsiz fikirler, gerekli gereksiz detaylar, tatlı
dedikodular, sivri eleştiriler, kişisel istekler ve akla gelecek her şey için...
|
Gözde EROL |
Halkla ilişkiler ve reklamcılık bölümünde okuyorum.Tercihim açık ara farkla halkla ilişkiler.Reklam sektöründe çok rahat çalışma koşullarına sahipsiniz fakat karşılığınsa sizden müthiş bi yaratıcılık, kitleleri etkileyen süper fikirler bekliyorlar..Halkla İlişkiler ise hem hareketli hem stratejik hem yaratıcılık da var hem kurumsal hem ciddi hem eğlenceli..Halkla İlişkiler ve Reklamcılık okuyanlar; Halkla İlişkiler mi Reklamcılık mı???
|
| (02.08.2008 14:46:00) |
 |
|
ali veli |
tepki toplamak üzerine kurulu veya tersini söyle ilgi çek gibi bir felsefem yok.. amma velakin ; turkcell in reklamlarında recep ivedik e yer vermesine tepki gösteren bir yazıya rasyalamadım ki günde iki gazete okurum ve interneti takip ederim..
rastladığım tek şey hürriyet de ahmet hakan ın şahan gökbakar la ilgili negatif karakter eleştirisi idi.. acaba gözümden kaçan birşey mi var diyerekten aylaklığımın üzerime yüklediği büyük bir sorumlulukla tekrardan google kardeşe arattırdım amma yok böle bişi.. tek tepki doktorlardan gelmiş ki bunun anket konusu edilen marka algısı felanla ilgisi yok sanırım diyemiyeceğim kesinlikle. herhalde bizim buralarda dağıtılmayan büyük dergilerde bir yazı çıkmıştır da biz okuyamamışızdır.
turkcell en ucuz olduğunu söylemeye çalışıyor ve en ucuzu anlatan bir karekter bulmaya çalışmış ve doğru karekteri de bulmuş. ki karekter filmde yanından ayırmadığı cepteli ile de özdeşlemiş..
ben kendi gallup umu yaparım yani çevremdeki insanları kendim a b efg ye ayırır x markanın reklamına yaklaşımlarına bakarım.. tekrar etmek gerekirse ben böle birşey gözlemlemedim ve markanın algısına helal geldiğini de sanmıyorum.. reklam, içeriği ile ilgili bir sorun olabilir onun da ankette sözü edilen marka algısı ile bir alakası yoktur. coca cola reklamlarına gelince burada kullanılan karekterler turkcell in aksine çok yanlıştır..
ANKET KONUSU BU OLMALIYDI
zati euro 2008 dolasıyla bol bol erkeksi reklamlar yapmışsın peşine müslüm gürses ve cüneyt arkın gibi sanatçılarla bir kampanya daha yapmak bence mantıklı değil.
hani light cola nın feminen bir imajı vardı biz onun yerine zero yu çıkardık dediler bunu anladık ve light cola imajından kurtulmak için tam tersi yönde müşteri yönlendirmesi yapıldı bunu da anladık
amma coca cola nın böle bir imaja ihtiyacı yoktu ki, zaten algısı doğru yerde duruyordu.. reklamın içeriği pek oturmadığı için bence cola çok şanslı reklamı unutturmak en azından kolay olacak..
ha yok coca cola yı erkekler zero yu bayanlar içsin diye düşünyorsa şirket o zaman zero reklamlarını konuşalım oturup.
kolay gelsin herkesçiklere
|
| (31.07.2008 13:56:00) |
 |
|
ali veli |
gerçekten çok kötü ama bırrlar mı daha kötü yapmacık kahkahalar mı daha kötü karar vermedim..
hele az önce reklam arasında kahkaha atan müslüm gürses i şarkı söylemekte donuk yüz ifadesiyle görünce daha bir bırrr oluyor insan..
|
| (29.07.2008 16:00:00) |
 |
|
Ozan ISIK |
Sizde bana katılırmısınız bilmem ama, ben Coca Cola reklamını sevmedim, bana gercekter bırrrrrrrrrr gibi reklam geliyor.
|
| (29.07.2008 11:35:00) |
 |
|
ali veli |
Konuya ilk olarak Hazım bey (Ellialtı), Eti ye ceo olduğunda kendisi ile yapılan söyleşide takılmıştım, yaklaşık iki sene önce yine bir aylalık vakti. (Hazım beyin 16 temmuz 2008 tarihi ile bu görevden ayrıldığı açıklandı)
Şöyle diyordu, Hazım bey mealen; Eti nin çok markası var "59 marka 240 çeşit ürün" bizden daha büyük cirolara sahip dünyanın büyük şirketlerinin bile bu kadar markası yok...
marka nedir model nedir bunları değerlendirmeden önce ; Ülker den üst düzey bir yetkilinin aynı soruya verdiği cevap ise şu ;Ülker çatısı altında toplam 60 şirket bulunuyor. Gıda sektöründe 30'dan fazla markası ve 1000'den fazla ürün çeşidi bulunan Ülker...
Ülker ve Eti gruplarını gözünüzün önüne getirdiğiniz anda iki şirketin marka kelimesinden çok farklı şeyler anladığı ortaya çıkıyor.
Neden ; dondurmadan ketçapa çocuk mamasına colaya kadar gıda sektörünün aşağı yukarı bütün ürün çeşitlerini üreten Ülker soruya 30 markamız var diye cevap veriyor veya neden ; 60 şirketi olan grubun 30 markası var diye de sorabiliriz tabi.
Konuyu örneklerle açmak daha iyi olacak; marka olan Volkswagen dir model olan Passat dır fakat bir modeli passat da olduğu gibi 1973 yılından beri üretirseniz model artık markalaşmaya başlar.
Burada Eti nin yaptığı hata, modellerini marka olmadan marka olarak görmeye başlaması veya ürün modellerini markalaştıramamasıdır. Asıl önemlisi her ürününe farklı bir isim vererek markalar yarattığını sanmasındır.
Gıda sektörü, bilgisayar veya beyaz eşya sektörü gibi değildir, ürettiğiniz modele TXY3B gibi model isimleri veremezsiniz, özellikle çikolata ve bisküvi gibi tüketicisi çocuklar ve gençler olan sektörde modellerinizi akılda kalıcı isimlerle adlandırmanız son derece doğaldır.
Mantık olarak Passat ile Balık Kraker in veya Casper bilgisayar markasının CPA-C550-8D05 dizüstü modelinin birbirinden farkı yok, harf ve sayı silsilesinin yerine Casper da modeline diğer modellerinde olduğu gibi "neo" veya "ofis" gibi isimler koyabilirdi fakat fark eden hiçbir şey olmazdı tüketicinin gözünde, yani modeller marka olmazdı.
Gıda sektöründe ürününüzün içine koyabileceğiniz şeyler Intel veya AMD ile sınırlı değil, susamdan cevize kakao sunun oranına kadar binlerce çeşide çıkabilir.. her yaptığınız karışıma yani modelinize bir isim koymak kafaları karıştırmaktan başka hiçbir işe yaramaz. yani gofretinizin birini fındıklı yapıp ali isminizi koyup diğerine de fıstık koyup veli olarak isimlendirip reklam yaptığınızda bir marka sahibi olmazsınız, olamazsınız..
yapmanız gereken alt markalar yaratmaktır, Ülker in "Alpella" modelini markalaştırmaya çalışması gibi (Ülker in sitesinde Alpella markasına tıkladığınızda yaklaşık 75 çeşit alt model ürün ve gramaj çeşidi çıkıyor karşınıza)
Eti nin yaptığı hata her modeline marka değeri vermesi ve enerjisini bölmesinden kaynaklanmaktadır. Yapılması gereken Eti markasını güçlendirirken modellerinin bilinilirliği artırmak olmalı, bilinirliği yüksek marka olma temayülünde olan modellere de alt modeller yerleştirerek üretim pazarlama stratejisini buna göre belirlemelidir. Hava sıcak, eğitim düzeyimiz belli, konu uzun..
saygılarımla
|
| (23.07.2008 15:12:00) |
 |
|
ali veli |
dünyanın en kolay mesleğidir.. arkadaşların ilk boş kaldıklarında geyik yapmak için seni aradığında "işim var" dediğinde, şakayla karışık "ne işin var sanki" sorusuna verilebilecek bir cevabın varsa..
dünyanın en kolay mesleğidir.. hayatında adnan hoca nın bedava dağıttı kitaplardan başka kitap okumayan arkadaşının babasının işlerinin başına geçip para kazandığı için sana hayat dersleri vermeye kendini yetkili görmesine sırf arkadaşlık hatırına sabredebileceksen..
dünyanın en kolay mesleğidir.. beş senedir tatil hakkını bile kullanmadığı için büyük büyük amerikan şirketinde genel müdürlüğe kadar yükselmiş akraban sana iş bulduğunu söylediğinde, eşinin yalnızlıktan psikolojik sorunları olduğunu, çocuklarının şımarıklıktan cümle kusmaya başladığını söyleyebileceksen..
dünyanın en kolay mesleğidir.. boş duracağına bari simit sat, lafına verebilecek bir cevabın varsa, alınmayacaksan, kırılmayacaksan, kin yapmayacaksan...
hatta dünyanın en kolay mesleğidir.. gel yer değiştirelim.
konu uzun, anlatacak çok şey var, çok çalışan reklamcıların tatilde nasıl aylaklık yapması gerektiği ile ilgili fikir üretecektim mevzu buralara geldi, belki yeri ve zamanı yine ıskalamışımdır.. aylak adamın bu sitede ne işi var diye sormazsanız, paylaşmak istedim. saygılarımla
|
| (19.07.2008 17:44:00) |
 |
|
Neverwhere |
Haklısın.
Belli bir kültüre ve IQ ya sahip kişilerin ucuz mecralarda ödül almak için yarattığı, başka hiç bir yerde göremediğimiz fakat ödüllü işler üretimi ne kadar "reklam ve başarısını" ( ki ödül kriterleri bu değilse yazının devamını okumayabilirsiniz. ) temsil ederse, kristal elma da o kadar başarılı işlere ödül veren o kadar başarılı bir organizasyondur.
Buradaki sorun, ulusal ya da hedef kitle profilimizin "algı" mantığını gözardı etmektir.
Ör : Bir zeytinyağı reklamı görmüştüm ( Ödüllü ! )Kurumsal imajı o kadar yukarı taşımış ki. Yemek yapıcam o zeytinyağını 1 milyon dolar falan sandığım için marketten almaya dahi teşebbüs etmedim. Hayır üniversite mezunuyum iyi eğitimli ve iyi gelir sahibiyim mevzu bu diil.
Bazı ürün ve sektörlerin akıbetlerinin, halkla ilişkiler müdürleri karar mekanizmaları ve Creative lerin fantazileri arasında sıkışmış olduklarını görünce hayret ediyor, Şirket sahiplerinin vizyonlarını düşündükçede helal olsun diyorum..
Kalın sağlıcakla.
|
| (19.07.2008 15:07:00) |
 |
|
Neverwhere |
Eğer Creative seniz önemli değildir. Ama grafiker art direktör falansanız önemlidir.
Fikir oluşturma süreci, extra yapılan işlerden bağımsız bir zaman gerektirmez. Çoğu zaman başka işlerle meşguliyet oldukça da yardımcı olur.
Fakat bilgisayar ortmaında bir iş yapılıyorsa ve tasarım belliyse Facebook ve Msn de geyik yapan kişilerin işi gecikmesine sebep olur...
Eğer Reklam ajansını Konserve firmasıyla karıştıran patronlarınız ya da yöneticileriniz varsa Msn Facebook gibi olayları sömüren elemanlar da varsa Kesinlikle yasaklanmalıdır.
Ayrıca bu kişiler sakal kıyafet mesai saatleri vs gibi şeylerle de kafayı yemiş durumdadırlar Naçisane fikrim bu yasakları getiren kişilerin Manavlık ya da Kabzımallık gibi işlere yönelmesidir.
Reklam ajansı yöneticiliği ciddi bir vizyon ve akıl gerektiren bir iştir. Herkes yapamaz.
Saygılar.
|
| (19.07.2008 14:53:00) |
 |
|
asdasd |
Merhabalar Sayin Velidedeoglu, Discover, National ve MTV Turkiye favori kanallarim. Her pazar "nasil zengin olmuslar, kazandiklari paralari nasil harciyorlar"i izlerdim. Sizden de bahsedeceklerini gorunce cok sevinmistim. Ki sizinle de sonlandi program, ertesi pazar 16.00'da oyle bir program yoktu:( Neden reklami sectiniz diye sormuslar ileflilere. Cevap ise hayli komik: "Tv'de reklamlari izliyorum, cok guluyorum" Bana sorsalardi, gerci ben ilefli degilim, okullu da degilim, sunu derdim:"Reklamlari degistirmeye geliyorum. Basit, kaliplasmis seylerden uzak; eglenceli, ne anlatmak istedigi net ve potansiyel olan ya da olmayan musteriyle ile ask yasamak icin" Cevap uzun mu olurdu?.. O programda sizden bahsederken bir goruntu vardi, genclerle konusuyordunuz ve arkasindan yaratici genclere sahip ciKtiginiza dair bir sey duymustum. Ne kadar heycanlanmistim. Yarin bir arayim, demistim. Ama sonra eskiler geldi aklima, aradigimda asistani cikacak, bana bir e posta adresi verecek, derdimi yazip gonderecegim. Belki size ulasacak belki ulasmayacak, ama ortak olan benim bir umutla beklemem... Sonra gunler gecti bir kac is basvurusu yaptim. Bir de baktim cevap gelmis. Basvurunuz olumlu, diye baslayip su numaradan arayin, diye sonlanan bir paragraf. Guzelce takim elbisemi, ayakkabimi giydim ve jolemi surup, gittim. Kabul edildim, nasil da yuzum guluyordu. Eve geldim, ailemle paylastim, peki ya kendimle? "Sen reklam yazari olacaksin ne isin var iste" dedim ve sabah iptal ettim... Mercedes'iniz cok guzel SL kac? Ben de patlican moru dusunuyorum ici beyaz ile gri arasi. Bir gun Sebring cabrionun reklami vardi gazetede. Ozelliklerinde "sunroof"yaziyordu. Hemen musteri hizmetlerine actim ve "bugunku reklaminizda Sebring cabrionun ozellikleri arasinda sunroof oldugunu,ancak cabrio aracta sunroof olmaz; cunku ustu zaten aciliyor" dedigimi hatirliyorum. Ve ve ve... Yaratici yazar olmak, neye baglidir? Guzel bir dilbilgisi mi, bence degil. Oyle olsaydi "bi biskrem versem avea bi dunya" gibi aykiri sloganlar ya da kampanyalar cikmazdi. Yaraticilik mi istiyor, gene hayir. Oyle olsaydi, Ankara ilefin benzerlikler kosesinde boy boy "resmimiz" mansetlenmezdi... Sanirim siz Michigan dogumluydunuz, hatta aski 40 yasindan sonra bulmustunuz. "Insan omur boyu mutlu olabilecegi birini bulamadiktan sonra niye evlensin ki" diye dusunceye de sahipsiniz, degil mi? O program guzeldi. Bir Turk telefoncu vardi, 1 dolara cep telefonu satmaktan, mukemmel bir yasami kazanmisti. Annesi ve babasina bir ev yaptirmisti ki, ev demisken tasarimlari size ait olan celik ya da demirdi boyle dolap gibi seyleriniz harikaydi, ben cok sevmistim... Insan hayata bir kez geliyor ve cevre baskisi "git arkani devlete yasla" arkadas baskisi "olum birak bu reklam islerini adam gibi bitir su okulu!" kendi baskim "yav olum ne olacak senin bu halin git bir ise gir" icimdeki baski "yok abi sen bu reklami cok seviyorsun biri bir sey dedi mi dusunmeye bayiliyorsun..." Biliyor musunuz (National'da izlemistim) maymunlar nehirden gecerken elleri havada gecermis, cunku yuzmeyi bilmiyorlarmis. Boyle bir kare dusunun 3-4 maymun, ustte de "Bilmemek ayip degil,ogrenmemek ayiptir" Sizce RTUK'un "ahlaka" aykiri diye ceza kesmesi kac saat surer? Sansur gelir mi dersiniz? Peki ya cekecegi tepki "lan sen beni maymun yerine mi koyuyon, lavuk!.." Kucukken her sabah Ayse Ozgun'u izlerdim ve bitisi, Ayse Ozgun her gun hosca kalin efendim, seklindeydi. Ben de "saygilar"i ekleyeyim...
|
| (16.07.2008 02:13:00) |
 |
|
AYTAÇ DALYAN |
sevgili abilerim ablalarım mesajın sahibi olan zat(yani ben) 3. sınıf reklamcılık öğrencisiyim, bazı tavsiyelere ve yonlendirmelere ihtiyacım var şimdiden sizlere teşekkürler
|
| (07.07.2008 17:35:00) |
 |
* Yorum yazabilmeniz için üye olmanız gerekmektedir.
|
|
|
Son katılan iş: |
24.08.2010 12:33:57
|
|