Zombi

Future Brand’in FutureNow isimli son trend sunumundaki en ilgi çekici noktalarından biri ‘Ölü zannedilenler’ başlığı oldu...
01.03.2010 - 00:00
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Future Brand’in FutureNow isimli son trend sunumundaki en ilgi çekici noktalarından biri ‘Ölü zannedilenler’ başlığı oldu.

Fütüristler genellikle gerçek hayattaki çoğu şeyin bir devr-i daim halinde olduğu gerçeğini göremezler. Trend tahmininde bulunurken, çoğunlukla karşı trenleri göz ardı ederler. Oysaki madalyonun öbür yüzünün de mutlaka dikkate alınması gerekir.

FutureNow listesi ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda eskimeye yüz tutmuş pek çok şeyi kapsıyor. Aslında bahsettikleri bir yandan bana Mark Twain’in “Ölümüme dair söylentileri biraz abartılı buluyorum” sözünü hatırlatıyor.

İşte bazı örnekler: Herkes gazetelerin, dergilerin ve kitapların yerlerini yakın zamanda yeni mecralara bırakacağı söylentisinden haberdardır herhalde. Ancak günümüzde markaların ve ürünlerin deneyime verdiği önem, bu tahminin geçerliliğine ilişkin şüpheler yaratıyor açıkçası. 

KAĞIT POPÜLERLİĞİNİ SÜRDÜRECEK
Basılı sayfanın elle tutulabilirliği, sunduğu duyumsal deneyim (yaprakların kokusu), taşınabilirlik özelliği (çoğu insan tuvalette okumaktan zevk alır) ve genç nesillerin okumayı bir karşı trend olarak görüyor olması, bu mecranın bir süre daha popülerliğini koruyacağını gösteriyor bize. Gazete okumanın, içinden bazı küpürleri kesmenin ya da bir kitabın sayfaları arasında gezinmenin ekrana kilitli yaşayan günümüz bireyleri için bir rahatlama alanı sunduğu gerçeği de yukarıda bahsedilen trendi geçersiz kılıyor.
Yani yazılı basında hâlâ hayat var.
Nesli tükenenler listesinde görünen diğer unsunlar Toplum (Maggie Thatcher’ın tahmini) ve Din.
Ancak Batı’da dindar sağ kesimin yükselişi (Tony Blair ve George W. Bush ya da Avustralya Başbakanı Kevin Rudd ve muhalefet partisi lideri Tony Abbott örneklerini düşünün), bu tahmine taban tabana zıt bir manzara çıkarıyor karşımıza. Neilsen tarafından gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, Avustralyalıların yüzde 68’i Tanrı’ya ya da ‘yüce bir güce’ inanıyor. Amerika’da bu oran yüzde 90’ı geçiyor ve Hindistan’a yaklaşıyor, Endonezya ve Nijerya’da ise yüzde 100’lere ulaşıyor.

ALTERNATİF DİN YÜKSELİYOR
Bunun haricinde, alternatif din de Batı’da gelişmekte olan bir diğer alan. Bu yelpaze James Lovelock’ın panteist Gaia konseptinden (evrenin tek başına, kendi kendini kontrol eden bir organizma olduğu inancı, tıpkı Avatar’daki Pandora gezegeni gibi) metafiziğin gelişimine ve doğaüstü inanışlara kadar uzanıyor. Öyle ki Amerikalıların yüzde 68’i meleklerin ve şeytanların gerçekten var olduğuna, yüzde 14’lük bir bölümü Darwin’in Evrim Teorisine, yüzde 36’sı ise ufolara inanıyor. 

Fütüristlere göre ‘fiziksel buluşmalar’ da tehlike altındaki bir diğer şey. Ancak video-konferans teknolojisi ile bir yaratıcı konsept sunumu gerçekleştirmişseniz, asıl fark yaratanın sözsüz iletişim modelleri olduğunu çoktan fark etmiş olmalısınız.

Francis Fukuyama birkaç yıl önce tarihin sona erdiğini açıklamıştı. Fakat bu söyleminden sonra meydana gelen bazı gelişmelere bakılırsa, bu tez çoktan çürütüldü. Örneğin Apple da iflas etmek üzere olduğu bir dönemde, şirketin kurucusu olan Steve Jobs’u işten çıkarma kararı aldığını açıklamıştı.
Fütüristlerin göz ardı etmemeleri gereken bir gerçek daha var: Her zaman için bir diriliş ihtimali, ikinci şans vardır ve dirilişteki mevcudiyet ilkinden çok daha güçlüdür.

Seneler önce müzikallerin modasının geçtiği söylentileri dolaşıyordu. Buna göre müzikaller inandırıcı bulunmuyor ve tercih edilmiyordu. İşte tam da bu dönemde Mamma Mia, We Will Rock You ve Cats gibi efsanevi işler çıktı ortaya.

Ekonomi uzmanlarına gelince… Onlar da enflasyonun bittiğinden bahsediyorlardı. Buna karşın FutureNow, yemek ve enerji enflasyonu ile genel enflasyonun kapıda olduğu ve işsizlik oranının yükseleceği (en son 1970’lerde Amerika’da görülmüştü) konusunda bizi uyarıyor.

Ronald Reagan, Soğuk Savaş tehlikesinin geçtiğini söylemişti. Aslında o dönemde Reagan’ın kendisinin de ismini uzunca bir süre duymadık, ta ki yeniden ortaya çıkarak başkan seçilene dek. Ancak şu anda Amerika-Rusya, Amerika-Çin arasında soğuk rüzgarlar esiyor. Amerika’nın savunma harcamaları 2001’den bu yana yüzde 40 oranında yükseldi. Irak ve Afganistan’ı da dahil ettiğimizde bu oran yüzde 70’e çıkıyor.
Her şey bir döngüden ibaret. Modern hayatın hurdaları diye görülen bisikletler bile geri dönüyor. Şu anda dünyanın her yerinde büyük bir sürdürülebilirlik hareketi söz konusu. Bu arada her sokak başında karşılaştığımız satıcılar ise ‘lycra’ satışında büyük bir patlama yaratmaya çalışıyorlar. Böylece yorgun ve düşüşte olan piyasa diye bir şey olmadığı, sadece yorgun ve düşüşte olan pazarlamacılar olduğu gerçeği bir kez daha kanıtlanmış oluyor.

Ellerine sağlık FutureNow.
Ömrün uzun olsun.