Yılın en talihsiz canlı yayınları

2014'ün unutulmaz canlı yayın olayları MediaCat Almanak'ta derlendi.

15.01.2015 - 10:28 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Canlı yayınlarda sıklıkla söylenen “Sürç-i lisan ettiysek affola” sözü karşılığını bulur elbet. Ancak bazıları her yılın sonunda kaçınılmaz olarak hafızanın tozlanmaya yüz tutmuş raflarından çıkarılır. Hafızanın yenik düştüğü durumlarda ise sosyal medya koşar yardıma. Çünkü acı gerçek ortadadır: Sosyal medya affetmez.

[youtube]http://youtu.be/SLn6wvPZxF8[/youtube]

Bülent Ersoy’dan “Şov Gibi” Şov
Show TV’de yayınlanan Bülent Ersoy Show, medyaya büyük malzeme sağlayan ilk bombasını, geçtiğimiz Aralık ayında Bülent Ersoy’un sahnede yaşadığı baygınlıkla patlattı. Çok sayıda tweet’e konu olan baygınlık anı, Ersoy’un “Yüzünü Göremem” şarkısını seslendirirken yaşandı. Stüdyodaki seyircilerin, kısa süreli şaşkınlık anında alkışlarla karşılık verdiği dakikalar verilen reklam arasıyla devam etti. “Biraz tansiyonum çıkmış… Hayat ve şov devam ediyor” sözleriyle yayına dönen Ersoy’un olaylı bir diğer programı Ocak ayında Mevlid Kandili nedeniyle yayına türbanla çıkmasıyla yaşandı. Olayı takip eden haftalarda ise program, Ersoy’un yapımcısıyla yaşadığı sorunlar nedeniyle sona erdi.

Ebru Gündeş’in tartışmalı gözyaşları
Ebru Gündeş’in 2013’ün 24 Aralık akşamı yayınlanan ve jürisi olduğu O Ses Türkiye programı, sanatçının tartışmalı gözyaşlarıyla sarsıldı. Yolsuzluk ve rüşvet operasyonu kapsamında tutuklanan eşi Rıza Sarraf hakkında ilk kez konuşan Gündeş’in, “Biliyorum ki bu gecenin de sabahı var. Hayatta her şey hiç kimse unutmasın ki insanoğlu için. Dilerim bu kara günler çok çabuk geçer. Çünkü çocuğumun incinmesini istemiyorum” sözlerine gözyaşları eşlik etti. Sanatçıya eş zamanlı olarak Twitter’da çok sayıda ünlü tarafından destek verilirken, akan gözyaşları bazı kesimler tarafından samimiyetsiz olarak yorumlandı.

Adnan Aybaba imam olursa…
Tarihler 24 Mart’ı gösterdiğinde TVEM ekranlarında yayınlanan Serbest Vuruş programı, seyircilerine benzersiz dakikalar yaşattı. Futbol yorumcusu Adnan Aybaba, izleyenleri olduğu kadar program katılımcılarını da şoka uğratarak imam kılığında stüdyoya geldi. Bir yandan tespih çeken Aybaba konuşmasına, gördüğü bir rüyayı anlatarak başladı. Rüyasında bir sesin kendisine, “Ey Adnan Aybaba, kulum… Bu insanlara mesajlar ver, senin elinde bir güç var, bu gücü kullan, dağılan insanları birleştir” dediğini söyledi ve herkesi Türk futbolu için dua etmeye çağırdı. Türk televizyonlarının ilk kez şahit olduğu bu dakikalar, stüdyoda Fatiha Suresi’nin okunmasıyla son buldu.

Erdoğan’ın kısık sesi Van mitingine damga vurdu
Yerel seçimlere yalnızca üç gün kala, dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 27 Mart günü çıktığı Van ve Diyarbakır mitingleri, diğerlerinden küçük bir “nüans”la ayrılıyordu. Zira Erdoğan’ın ses telleri yoğun miting temposuna yenik düşmüştü. İncelmiş sesiyle vatandaşların karşısına çıkan Erdoğan konuşmasına, “Öncelikle sesimden dolayı sizlerden özür diliyorum. Fakat Van’ı ve Diyarbakır’ı iptal edemezdim. Böyle de olsa gelmek zorundaydım” diyerek başladı. İzleyenleri ve dinleyenleri hayrete uğratan miting birçok kanaldan canlı olarak yayınlandı.

 Dört Bir Taraf’ta bardağı taşıran son damla
2014 Ocak-Haziran arası ekranların en şiddetli polemikleri kuşkusuz Nazlı Ilıcak ve Nagehan Alçı arasında yaşandı. CNN Türk’te yayınlanan Dört Bir Taraf programı, kendisini erken final yapmaktan kurtaramayan bir dizi olaylı tartışmaya sahne oldu. Altan Öymen, Kadri Gürsel ve Abdülkadir Selvi’nin de yer aldığı programda bardağı taşıran son damla, 27 Mayıs’ın yıl dönümünde gerçekleşen programda, Alçı’nın Ilıcak’a, “Bizim sayemizde bu programdasınız” demesi oldu. Ilıcak’ın “Terbiyeni takın” cevabı ise Alçı’dan, “Siz bu programda çok terbiyesizlik yaptınız” şeklinde karşılık buldu. Birkaç aylık polemik zincirinin tepe noktasını oluşturan anlar medyada kendine geniş bir şekilde yer buldu.

 CNN muhabirine canlı yayında gözaltı
CNN International İstanbul muhabiri Ivan Watson, Gezi Parkı protestolarının yıldönümünde canlı yayında gözaltına alındı. Polis amirinin “Pasaportları yoksa gözaltına alın” emrinin ardından geliştiği belirtilen olaya dair İstanbul Emniyet Müdürlüğü, “İlgili şahıs yapılan denetimlerde pasaportunu ibraz edememiş, bilahare pasaportunu getirmesi üzerine hakkında başkaca bir işlem yapılmamıştır” açıklamasında bulundu. Watson ise olayın ardından attığı tweet’lerde, “ Taksim Meydanı’ndaki canlı yayında polis beni ve ekibimi gözaltına aldı. Bir yetkili kalçama diziyle vurdu. Bizi yarım saat sonra serbest bıraktılar. Bir diğer yetkili tekmeleme olayı için benden özür diledi. Türk polisi basın kartımı kabul etmedi, ‘Bunların çoğu sahte’ dedi” sözlerine yer verdi.

Erdoğan’a erken Cumhurbaşkanı yakıştırması
10 Ağustos 2014, Türk siyasi tarihine, Cumhurbaşkanı’nın ilk kez doğrudan halk oylamasıyla belirlendiği gün olarak kazındı. Vatandaşlar için ilklerle dolu olan bu sıradışı seçim süreci, kimi zaman ekranlarda da sürpriz gelişmelere ve tartışmalara sebep oldu. 10 Ağustos’ta canlı yayında seçim detaylarını aktaran NTV spikeri Sultan Arınır, henüz Başbakan koltuğunda oturan Recep Tayyip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı olarak anons etti. Twitter mizahının siyasetten beslendiği o günlerde, yanlış anons süratle sosyal medyaya taşındı.

 Canlı yayında bir kova buzlu su
Flash TV’de yayınlanan Gece Hattı programının sunucusu Mustafa Yenigün, 22 Ağustos günü sunduğu programı sıradışı bir eylemle sona erdirdi. ALS hastalığına dikkat çekmek için başlatılan ve tüm dünyada yankı uyandıran Ice Bucket Challenge (Bir Kova Buzlu Su) kampanyasına destek veren Yenigün, yayında Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Fox Ana Haber Sunucusu Fatih Portakal ve müzik grubu Yeni Türkü’ye meydan okuyarak, bir kova buzlu suyu başından aşağıya boşalttı. Türkiye’de pek çok ünlü ismin destek verdiği kampanya böylece, bir canlı yayında da rüştünü ispatlamış oldu.

 “Bu kadar güler yüzlü bir katil gördünüz mü?”
Seda Sayan’ın, Show TV’de yayınlanan Seda Sayan Show’da, beş evlilik yapan ve iki eşini öldüren Sefer Çalınak için sarf ettiği bu sözler, bir dizi krizi beraberinde getirdi. 2 Eylül günü yayınlanan program sosyal medyada, kadın cinayetlerini meşrulaştırdığı iddiasıyla çok eleştirildi. Schafer’in sponsorluğunu çekmesiyle başlayan tepkiler, CHP Milletvekili Aylin Nazlıaka ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın program hakkında RTÜK’e ceza dilekçesi vermesiyle devam etti. 170 bin lira ceza verilen program, Ekim ayında yayından kalktı. Aynı kanalda “Yol Arkadaşım” isimli programa başlayan Sayan, programdaki jüri üyelerinin cast ajansından seçildiği iddialarına, “Türkiye’de bir daha asla canlı yayın yapmayacağım” diyerek nokta koydu.

 “Oğlum şu haberleri düzgün yaz lan”
CNN Türk spikerlerinden Nevşin Mengü’nün sunduğu ana haber bülteni 5 Eylül günü, kendisini de hayrete düşüren bir olaya sahne oldu. Perfore yapan kişinin, editörün yazdığı habere sitem ederek “Oğlum şu haberleri düzgün yaz lan” demesi, basit bir reji hatasıyla birleşince milyonlarca kişiye ulaştı. Stüdyoya geçildikten sonra Mengü’nün şaşkınlığını birkaç saniye boyunca saklayamadığı dikkat çekti. Ancak profesyonel spiker hiç bozuntuya vermeden bültenini bir diğer haberle devam ettirdi. Olay sosyal medyaya unutulmayacak bir malzeme vermekten ve yılın canlı yayın olayları arasına girmekten kurtulamadı.