Bağımlılığa karşı iletişime devam

Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk ile Yeşilay dergisinin bininci sayısı vesilesiyle bir araya geldik.

28.06.2017 - 14:55 | Gönül Hadımlı

Bağımlılığa karşı iletişime devam
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Bireylerin gelecekleri için 1920 yılından bu yana mücadele eden Yeşilay’ın Yeşilay dergisi bininci sayısına ulaştı. “Bağımlılıktan önce bireye dokunmak” prensibini benimseyen Yeşilay’ın istikrarı, ajanslarla çalışma süreçleri ve iletişim faaliyetleri hakkında Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk ile konuştuk.

1920 yılından bu yana bağımlılıkla mücadele ediyorsunuz. Ne gibi faaliyetlerle bireylere ulaşıyorsunuz?

İlk olarak alkolle mücadele için kurulan Yeşilay günümüzde; tütün, uyuşturucu, kumar ve teknoloji bağımlılığıyla mücadele ediyor. Koruma ve önleme alanında yapılan projelerin yanı sıra Yeşilay, alkol ve uyuşturucu bağımlılarına ve yakınlarına ücretsiz olarak psikolojik danışmanlık ve rehabilitasyon desteği veriyor. Türkiye’deki tüm okullarda uygulanan Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programımız (TBM), Yeşilay Danışmanlık Merkezlerimiz (YEDAM),Okulda Bağımlılığa Müdahale Programımız (OBM), Sağlık Elçileri Projemiz, yayınlarımız, bağımlılık arşivimiz, gençlik projelerimiz ile uluslararası arenadaki çalışmalarımızla örnek ve lider sivil toplum kuruluşu olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Buradaki prensibimiz bağımlılıklar dokunmadan önce insana dokunabilmek.

Yeşilay dergisi olarak bininci sayıya ulaştınız. Bu istikrarınızı nasıl koruyabildiniz?

İlk sayısı 1925 yılında gazete olarak yayınlanan, dönemin alkollü içki istilasına karşı halkı bilinçlendirmeyi amaçlayan Yeşilay’ın aylık sağlık, yaşam ve kültür dergisinde bininci sayıya mayıs ayında ulaştık. Yeşilay dergisi, Türkiye’nin bininci sayısına ulaşan tek aylık dergi olma değerini taşıyor. Böylesi tarihî bir arşive sahip olmak bizlere onur veriyor. Yeşilay dergisi, çok özel insanların kutsal emekleri sayesinde şu an halen ayakta ve artık herkesin ulaşabileceği kolaylıkta.

Bağımlılık türleri çok çeşitli ve siz neredeyse her bir bağımlılık için ayrı bir kamu spotu hazırlıyorsunuz. Genellikle ajanslarla çalışma süreciniz nasıl ve ne gibi prensipleriniz var?

Bağımlılığa karşı iletişime devamKamu spotlarımız, Yeşilay kamu spotu komisyonu tarafından ihale yöntemiyle belirlenen ajanslara yaptırılıyor. Tüm iletişim çalışmalarımızda yer alan ajanslardaki birincil koşulumuz ajansın tütün ve alkol firmalarıyla çalışmıyor olması. Kamu spotlarımız bir kampanyaya bağlı olarak çıktığı için öncesinde algı anketleri, fokus gruplar üzerinde çalışma gibi bir dizi önemli aşamadan geçtikten ve geri bildirimler alındıktan sonra yayına alınıyor. Belirli bir süre sonra kamu spotu etkililik analizi ölçülüyor. TV reklamı olarak verdiğimiz kampanya temelli tanıtım reklamlarımız mevcut.

“Onlara bir gelecek bağışlayın” Yeşilay imaj filmimiz bir konkur sürecinden geçtikten sonra hayata geçirildi. Burada da mesajlarımızı tam olarak vermesi, kucaklayıcılık, yaratıcılık gibi kriterlere göre güzel bir reklam filmi oluşturuldu.

Önümüzdeki dönemde ne gibi iletişim faaliyetleriyle bireylere ulaşmayı hedefliyorsunuz?

Yılsonuna kadar YEDAM ve TBM’nin geniş çapta iletişim kampanyaları olacak. Aralık ayında uluslararası, geniş katılımlı bir teknoloji bağımlılığı kongresi düzenleyeceğiz. Bir diğer önemli faaliyetimiz Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’yle (BYEGM) birlikte gerçekleştirdiğimiz ve uyuşturucu madde bağımlılığını konu alan basın çalışmalarında dikkat edilmesi gerekenlerin konuşulduğu Medya Bağımlılık Farkındalığı Eğitimleri.