Yaratıcılığınızı ateşleyecek 3 yöntem

Beyniniz sizi yarı yolda mı bıraktı? Sönmek üzere olan yaratıcılık ateşinizi körükleyecek üç önerimiz var.

06.02.2018 - 12:03 | Nazlı Selin Özkan

Yaratıcılığınızı ateşleyecek 3 yöntem

Yaratıcılığın “noktaları birleştirmekten” ibaret olduğunu söyler Steve Jobs. Öte yandan, işi yaratıcılığa dokunan herkes, sürecin bu kadar kolay işlemediğini bilir. Ne yazık ki bir “yaratıcılık geni” ya da beyinde yaratıcı düşünce üretimine tahsis edilmiş bir bölge yok. Hayatımızda gitgide daha etkin bir rol oynamaya başlayan bu değerli becerinin rastlantısallığı, işi yaratıcılık gerektiren pek çok insanın hayatında ciddi bir sorun teşkil edebiliyor.

Yaratıcılığın bu denli değerli olduğu bir dünyada, dilediğimiz zaman açıp işimiz bittiğinde kapatabileceğimiz bir “yaratıcılık düğmesi”ne sahip olmak ne güzel olurdu… Fakat bu, mahrum olduğumuz bir hüner. Hal böyle olunca, yaratıcılık ateşini harlamak ve içimizdeki o “yaratıcı bölge”yi uyandırmak için bazı yöntemler kullanmamız gerekiyor.

İşte, içinizdeki yaratıcılığı tetikleyecek bir yolculuğa çıkarken aklınızda bulundurmanızda fayda olan birkaç öneri…

Odaklanmakta güçlük mü çekiyorsunuz? Sizi mutlu edecek bir şeyler yapın

Harvard doktora öğrencilerinden Malinda McPherson, 2015 yılında yayınladığı bir makalede, moralimizin yaratıcılığı nasıl etkilediğini inceledi. McPherson’ın araştırmasındaki bulgulara göre her ne kadar hüzünlü filmler, acı dolu şarkılar ve dramatik hikâyeler bize bazen daha çekici gelse de olumlu duygu ve düşünceler yaratıcılığımızı daha çok artırıyor.

O yüzden, son beş dakikada 30’uncu kez Instagram’a giriyorsanız küçük bir ara verin ve sizi mutlu edebilecek bir şeyler yapın. Duygularınızı kendi yararınıza kullanmayı öğrenin: İşinize birkaç saat ara verin ve bir film izleyin. Ya da bir arkadaşınızla kahve için, müzik dinleyin. Sizi mutlu edebilecek ve işinizin stresini üzerinizden atabilecek bir şey bulun.

Yaratıcılığınızı ateşleyecek 3 yöntem

İçinizdeki eleştirmeni susturamıyor musunuz? Kendinize katı son teslim tarihleri koyun

Hepimiz yeri geldiğinde kendimizi en ağır şekilde eleştiririz. Bu baskı, yaratıcılığımızdan ödün vermemize neden olabilir. Kendimize yüklendiğimiz bu durumlarda kullanılabilecek bir yöntem Anthony Trollope’tan geliyor.

İlk romanını 1847’de tamamlayan Trollope, kariyeri boyunca 47 roman, 18 düzyazı, 12 kısa hikâye ve iki piyeste imzası bulunan bir yazar. Bu üretkenliğin kaynağındaysa Trollope’un kendine katı son teslim tarihleri koyması yatıyor. Kendini denetlemek için saati kullanan Trollope, 15 dakikada 250 kelime yazıyormuş. Kendi kurallarına uymanın verdiği gururla yaratıcılığını ve verimliliğini pekiştirdiğini söyleyebiliriz.

Elinizdeki işi küçük bölümlere ayırın ve her bölüm için bir son teslim tarihi belirleyin. Böylelikle hem kendinizi motive etmiş hem de işinizi zamanında tamamlamış olursunuz.

Fikirleriniz mi tükendi? Bakış açınızı değiştirin

Yaratıcılığa giden merdivenin en önemli basamaklarından biri de normal koşullar altından bir arada düşünemeyeceğiniz iki fikri birleştirmenin bir yolunu bulmak. Yaratıcı süreç, beynin ilham ve içerik toplamasıyla başlar. Sonra bu veriler bilinçaltımızda karşılaştırılır. Uygun bir eş bulunduğunda ise fikir doğar.

Bu süreci hızlandırmak için geliştirilmiş birtakım yöntemler mevcut. Mesela, Brian Eno ve Peter Schmidt’in projesi Oblique Strategies yaratıcılığa yardımcı olmak için kısa, motivasyonel metinler sunuyor. Buradaki asıl amaç ise elinizdeki fikre başka bir bakış açısından bakabilmek. Yaptığınız işte başarılı olabilmek için yeni ve ilginç fikirler üretebilmeniz gerekiyor. Fikir üretimine giden yol ise açık: Yeni ve ilginç bakış açıları geliştirebilmek.

Kaynak: Fast Company