Yaratıcılığın rakamsal boyutu

59. Cannes Lions Yaratıcılık Festivali 17-23 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirildi. Festival bu yıl da büyümeye devam etti.
05.07.2012 - 00:00
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

RAKAMLARLA CANNES

  • Yarışan proje sayısı geçen yıla oranla yüzde 19 arttı. 87 ülkeden toplam 34,301 proje yarıştı. Geçtiğimiz yıl 847 ödül dağıtılmıştı, bu yıl ise 1028 ödül dağıtıldı.
  • 90 ülkeden 11 bin kişi festivali izlemeye geldi.
  • Bir hafta boyunca 119 seminer, workshop, forum, master class, techtalks gerçekleştirildi. Bu sayı geçen yıl 87’ydi.
  • Geçen yıl 13 olan kategori sayısı bu yıl ‘Branded Content & Entertainment Lions’ ve ‘Mobile Lions’ kategorilerinin eklenmesiyle 15’e yükseldi.
  • En fazla başvuru 6 bin 56 projeyle ‘Press’ kategorisine olurken en az katılım ‘Creative Effectiveness Lions’ kategorisine oldu. Bu kategoride 92 proje yarıştı.
  • En fazla başvuruyu Amerikalı ajanslar yaptı. Amerika geçtiğimiz yıl 4 bin 45 projeyle yarışmıştı, bu yıl 5 bin 58 projeyle yarıştı.
  • Türkiye’nin başvuruları ise 2008’den bu yana -2011’i saymazsak- artarak devam ediyor. Türkiye’de 2008’de 227, 2009’da 253, 2010’da 420, 2011’de 376 ve 2012’de ise 560 projeyle yarıştı.
  • Türkiye, 2007 ve 2008’de hiç ödül kazanamadı. 2009 ve 2010’da sekizer ödül kazanırken, 2011’de dokuz ödül kazandı. Bu yıl ise Türkiye’ye gümüş ve bronz aslan olmak üzere toplam 11 ödül geldi. Ödüllerin 10 tanesini ‘Press’ ve ‘Outdoor’ kategorilerinde DDB&Co kazanırken, bir tanesini ‘Media’ kategorisinde Mindshare kazandı.
  • Cannes Lions’ta yarışmaya gönderilen projeler için ödenen bedel 450 ila 1434 Euro arasında değişiyor.
  • Cannes Lions’ı bir hafta izlemenin bedeli yaklaşık 2 bin 5 yüz Euro. Bu bedele konaklama, ulaşım ve yeme-içme dahil değil.

 

REKLAM VE SANAT

Cannes Lions’da kendisini dünyanın en büyük sanat galerisinin sahibi olarak tanıtan Fransız Sokak Sanatçısı JR ilham verici bir sunum yaptı. JR’in konuşması belki reklam ve pazarlama ile ilgili büyük ipuçları ile dolu değildi ama, bir insanın tek başına dünya çapında nasıl etkili işler yapabileceğinin, sanat ve fotoğrafın ve muazzam sonuçlar yaratabileceğinin iyi bir örneğiydi. Draft‘ın davetlisi olarak konuşan Artist Jr‘ın bir kişisel hikaye anlatımı formatındaki sunumundan sizin için çıkardığım özet şöyle:

JR, 16 yaşındayken Paris sokaklarında ve binaların çatılarında graffiti yaparak kendini ifade etmeye çalışırken, bulduğu bir fotoğraf makinasıyla fotoğrafa yönelir. Artık çektiği portre fotoğraflarını, büyük boyutlarda basıp, Paris sokaklarını sanat galerisi gibi kullanmaya başlamıştır.

Kuzey Afrikalı ve Müslüman göçmenlerin 2005 yılında Paris’in banliyölerinde ayaklanmaya dönüşen protestoları JR’ın hayatını değiştirir: TV haberlerini izlerken, yanan sokaklardaki olayların arasında banliyödeki binalara yapıştırdığı kendi çektiği fotoğrafları gören JR, bu sanatı dünya sokaklarına taşımaya karar verir. Henüz 21 yaşındadır ve dünyanın sorunları ve sokakları onu beklemektedir.

JR bundan sonra, dünyanın çeşitli ülkelerinde duvarları kullanarak insan hakları sorunlarının iletişimini yapmaya başlar. Yaptığı işleri çoğu kez önceden planlamadan, otoritelerden izin almadan gerçekleştirir. Bazı ülkelerde en hassas konulara el atar.

  • 2006 yılında Paris burjuva kesimlerinin yaşadığı semtlerin sokaklarında ‘Bir Neslin Portresi’ adını verdiği ilk önemli sergisini açar ve dikkatleri üzerine çeker.
  • 2007 yılında İsrail ve Filistin’in sekiz şehrinde iki taraftan portreleri kullandığı ‘Yüzyüze’ sergisini açar.
  • 2008’de güvenlik güçlerinin kimliksiz dolaşırken sokakta yakaladığı üç çocuğu düşman mahalleye teslim etmelerinin ardından çocukların katledilmelerinden etkilenerek Rio de Jenerio’ya gider ve bu kez Rio’nun gecekondu mahallelerinde ‘Kadınlar Kahramandır’ sergisini açar.

Ardından, İspanya, Çin, Hindistan, Afrika ülkeleri gelir. Arap Baharı başladığında Tunus’tadır, vs…

2011 yılında ise bu kez, dünyanın her tarafından insanları fotoğraf çekip kendisine göndermeye davet eder ve bu yeni sergiye ‘InsideOut’ adını verir. JR’a göre sanatının bu yeni aşamasında ‘İnsanlar sanatı sadece izlemiyor, aynı zamanda birlikte yapıyorlar.’

JR yaptığı işe ‘İkna Edici Sanat’ adını veriyor. JR, reklam sektörü ile rakip olduğuna inanıyor ve kendi sınırının kendi sorumluluğu olduğunu söylüyor. Bir sanatçı olarak kendisinin risk almaya her an hazır olduğunu ama, reklamcıların hiç risk almak istemediklerini belirtiyor.

Sanatçıların hata yapma özgürlüğüne sahip olduklarını, bunun çok büyük bir avantaj olduğunu belirten Artist JR’ı salonu tıklım tıklım dolduran tüm reklamcılar ayakta alkışladılar.