Yaratıcılığın peşinden git, yorulmadan!

Lovemarks & Creatvity Day'in ikinci yarısında yaratıcılığın izi sürüldü.

10.11.2016 - 16:01 | MediaCat

Yaratıcılığın peşinden git, yorulmadan!
9
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

Yaratıcılığı dünyayı gezmek için bir bilet haline getiren Mark Van Der Heijden’in, yani Sırt Çantalı Çantalı Stajyer’in hikâyesiyle tanışın. Üç yıl önce Amsterdam’daki işini ve dairesini geride bırakıp yollara düşen, hazırladığı online videoyla tüm işverenlere yemek ve yatacak yer karşılığında ücretsiz çalışacağını duyuran Mark, yıllar içinde 32 şirket, 27 ülke ve 7 kıtada deneyim edinmiş oldu ve sonra da kendisinin de dahil olduğu kuşağa dair önemli bir araştırmaya ulaştı: Milenyum kuşağının yüzde 78’i deneyimi paranın üzerinde tutuyor.

Yaratıcılığın peşinden git, yorulmadan!

Bu da Mark’ın kurduğu Wanderbrief’in amacını açıklıyor: Gençlere deneyimin yolunu açarken, şirketlerin ve kreatiflerin birbirlerinden beslenmesini de sağlıyor. Çarpıcı bir rakam daha paylaşalım. Wanderbrief platformuna 10 ay içinde dünyanın dört bir yanından 6 binin üzerinde kreatif katıldı.

Global işbirlikleri için genç kreatiflere seslenen Mark’ın Abraham Lincoln’ün sözlerinden esinlendiğini de belirtelim: “En sonunda önemli olan, hayatınızın içindeki yıllar değil, yıllarınızın içindeki hayattır.”

Yaratıcılığın peşinden git, yorulmadan!

Lovemarks & Creativity Day’in ismiyle müsemma oturumlarından bir diğerinde başrolde, ödüllü film yapımcısı Mika Johnson vardı. Geçtiğimiz 20 yıldan bu yana hayalini kurduğu uzun metrajlı filmini çekebilmek için çalışırken yaşadığı farklı deneyimleri Brand Week Istanbul katılımcılarıyla paylaşan Johnson, 2017’de vizyona girecek filmini hayata geçirene kadar üzerinde çalıştığı diğer projeleri ve bu projelerden çıkardığı ilham veren dersleri aktardı.

Yaratıcılığın peşinden git, yorulmadan!

“Yaratıcılığın öğretilemeyeceğine inanıyorum. Öyle olsaydı bütün cazibesini kaybederdi. Ama ne yapacağını bilmeden denemek, denemekten vazgeçmemek ve sizi kısıtladığınıza inandığınız şeyleri kullanmak başarıya giden yolu açabilir” diyen Johnson, web dizisi The Amerikans ve vizyona girmeye hazırlanan uzun metrajlı filminden kesitlerle süslediği konuşmasını alkışlar eşliğinde tamamladı.

Nobel’i birleştiren kaynak: Yaratıcılık

Mika Johnson’dan Brand Week Istanbul sahnesinde söz Nobel Müzesi Küratörü Tobias Degsell’deydi. Yaratıcılığın Kıvılcımı isimli sunumunda Degsell, Nobel ödülü kazanan beyinleri birleştiren noktalara değindi. Degsell Nobel ödülünün her zaman “yaratıcılık” temelinde birleştiğini söylediği sunumunda, Nobel Müzesi’nden görüntüler de paylaştı.

Yaratıcılığın peşinden git, yorulmadan!

Degsell sunumunda Nobel kazananların yetenek setlerini şu kelimelerle özetledi: iletişim, sorgulama, vizyon, bir araya getirme, network, cesaret, eğlence, aykırılık, yeterlilik, çevre. Degsell’in sahnede olduğu dakikalarda üzerinde durduğu noktalardan bir diğeri ise insanları unvanlarına göre değil “düşünce yapı”larına göre ayırmak gerektiği oldu.

Benoit Vancauwenberghe: “Hayatının kontrolünü eline al”

Yaratıcılığın kıvılcımını yayma peşinden giden Tobias Degsell’in ardından sahneyi koltuğunu stajyeri bırakan 20Something’in kurucu ortağı ve kreatif direktör Benoit Vancauwenberghe devraldı. Yeni nesil bir ajans patronu olan Benoit Vancauwenberghe, Y Jenerasyonu odaklı konuşmasında her Y jenerasyonu mensubunun hayallerini süsleyen ajans konseptlerini ve stajyerlerin neden bu denli önemli olduğunu anlattı.

Yaratıcılığın peşinden git, yorulmadan!
2050’ye geldiğimizde nüfusun 70’i Y Kuşağı olacak. 20Something de bu gerçekle hareket ediyor. Uber, Airbnb ve Tinder’ın ezberbozan fikrni alıp ajans içinde ajans yarattıklarını söyleyen Vancauwenberghe, “Endüstrideki sorunu algılamaya çalışırken, marka-ajans yakınlığını sorguladık ve Y Jenerasyonu’na daha fazla istihdam alanı açtık” diyerek ajanslarında her hafta bir stajyerin CEO olduğunu ve müşteri sunumlarına liderlik ettiklerini belirtti.

Ajansların, endüstriye dair hayalleri olan stajyerleri rasyonel amaçla kullanmasının yanlış olduğunu söyleyen Vancauwenberghe, Y Kuşağı’na şöyle seslendi: “Hayatının kontrolünü eline al.”