‘Yaratıcılığın asıl belirleyicisi marka’

!f İstanbul'un ajansı zu pr'la kültür sanat iletişimi üzerine.

04.05.2016 - 08:20 | MediaCat

'Yaratıcılığın asıl belirleyicisi marka'
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

“Film, sanat ve kültürde iletişim için zu yanınızda!” sloganıyla yola çıkan zu pr & media communications’tan Uğur Yüksel ve Zaferhan Yumru sorularımızı yanıtladı.

Sinema, kültür ve sanat endüstrilerinin iletişiminde uzmanlaşmış bir ajans zu. Neden bu alanları tercih ettiniz?

Sinema ve güncel sanat iletişimi zu’nun uzman olduğu temel alanlar. İkimiz de 10 yılı aşkın süredir farklı şehirlerin dinamiklerinde pek çok kurumla çalıştık. Basın iletişimlerinin yanı sıra organizasyonlarını birebir yürüttüğümüz, sinema ve güncel sanatın yanı sıra aralarında müzik ve edebiyatın da olduğu pek çok sanatsal organizasyonun içinde yer aldık. zu, Türkiye’de sinema, sanat ve kültür sektörlerinde yürütülen iletişim çalışmalarının bu alanın dünyadaki en iyi örneklerinin seviyesine taşınması amacıyla doğdu ve sektöre yeni ve farklı bakışlar getirebileceğimize inandığımız taze bir başlangıcın adı oldu.

Sinema ve kültür sanat iletişimi diğer sektörlerin iletişiminden nasıl farklılaşıyor?

Öncelikle kültür sanat alanında marka değeri oluşturabilmek ve kalıcı olabilmenin diğer sektörlere göre daha zorlu ve uzun bir yoldan geçtiğini belirtelim. Türkiye’de film sektörü ve üretimleri medyada kısıtlı da olsa değer taşıyor. Tabii, sinema için durum biraz daha iyi görünüyor; bir filmde yer alan oyuncuların isimleri, filmin ödülleri gibi faktörler filmin medya görünürlüğünü büyük ölçüde etkiliyor.

Diğer sanat üretimleri için ne yazık ki aynısını söyleyebilmek o kadar kolay değil. Medyada sanat ve kültüre ayrılan alanın darlığı üzücü ve belki de toplumda yaratılamayan ilgi sebebiyle uzun süredir aşılamayan bir engel. Bu, ilk bakışta bir problem olarak önümüze çıksa da hem sinema hem kültür sanat iletişim çalışmalarımızda bizi daha yaratıcı olmaya, daha ilginç ve yenilikçi çalışmalar üretmeye zorluyor ve biz bunu seviyoruz.

Yaratıcılık konusunda kendinizi diğer sektörlere hizmet veren ajanslara göre daha özgür hissediyor musunuz? Daha cesur işler yapma lüksünüz var mı?

Çalıştığımız alanlarda iletişimini üstlendiğimiz her üretim yaratıcılıktan doğduğu ve beslendiği için biz de daha özgür çalışmalar yapabiliyoruz. Ama bu durumun asıl belirleyicisi çalıştığımız markaların yapısı ve enerjisi oluyor. Mesela bizim için !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, gerek programıyla gerek izleyici kitlesiyle Türkiye’deki festivaller içinde en özgün olanı. !f İstanbul’un ekibi ve programındaki yaratıcılık ve özgürlük, cesur iletişim stratejileri için başka bir film festivalinde göremeyeceğimiz olanaklar sağlıyor.

Aynı şeyi Yeşim Ustaoğlu’nun filmleri için de söyleyebiliriz. Türkiye sinemasında kendi dilini ve sinemasını yaratmayı başarabilmiş ender yönetmenlerden ve filmleri de bizim yaratıcılığımızı ve cesaretimizi besliyor. Örneğin; festivaller ve vizyon için gün sayan son filmi Tereddüt’ün cesaret isteyen konuları gündeme getireceğinden ve çok konuşulacağından eminiz. Onun için planladığımız iletişim çalışmasını hayata geçirmek için adeta sabırsızlanıyoruz.

Ne zamandan beri !f İstanbul’la çalışıyorsunuz? Bu yıl Festival kapsamında gerçekleştirdiğiniz iletişim projeleri nelerdi?

'Yaratıcılığın asıl belirleyicisi marka'

Uğur Yüksel

2012’den bu yana !f İstanbul’un basın, halkla ilişkiler ve dijital medya iletişimini yürütüyoruz. Film programının ana hatlarının belirlenmesinden reklam stratejilerine dek yıl boyunca !f İstanbul için çalışmalarımız farklı alanlarda devam ediyor. Bu yılın ana teması kaçınılmaz olarak festivalin 15’inci yaşıydı. Öncelikle, logosundan başlayarak reklam filmine uzanan bir stratejiyle !f İstanbul’un hem seyircide hem de sektörde yarattığı etkiye yoğunlaştık. Reklam filminin, 15 yıl boyunca seyirci için ayırt edici bir etkiye dönüşmüş “Bu film tam !f’lik” algısını yansıtmasının yanı sıra, Türkiye’nin bugünkü ruh haline de sözü olması için çok çalıştık. Yoğunlaştığımız konular !f’in reklam ajansı Rafineri tarafından, hem afişte hem de reklam filminde istenen karşılığı buldu; öyle ki reklam filmi, sadece sosyal medyada 2 milyondan fazla kişiye ulaştı.

Festivalin ana malzemesi sinema ve müzik olduğu için yılın merak uyandıran yapımlarını öne çıkararak daha geniş bir kitleye ulaşmasını sağlarken, !f’in temel seyircisine özel keşifleri barındıran filmler üzerinde ise ayrıca çalıştık. Festival programında yer alan ve yılın en iyi moda filmlerinden biri olan Iris’ten yola çıkarak Soho House İstanbul’da moda yazarlarını ve Vogue Türkiye editörlerini bir araya getirdiğimiz özel gösterim, festivalin konuklarından Alexander Skarsgård ve Orhan Pamuk için yaptığımız özel söyleşiler bu yılın öne çıkan iletişim projeleri oldu.

Festival için dijital mecralarda neler yaptınız?

!f İstanbul’un dijital mecralardaki takipçi sayıları ve etkileşim gücü son dört yıldır düzenli bir şekilde artıyor ve !f İstanbul artık, tüm dünyada en çok takip edilen festivaller arasında en üst sıralarda yer alıyor. Yıl boyunca devam eden iletişim çalışmalarımıza festival süresince !f Blog, Twitter, Instagram, Facebook ve YouTube’da festivalden anlık paylaşımlarla devam ediyoruz. Her mecraya özel olarak hazırladığımız içerikler çok büyük ilgi görüyor.

Son iki yıldır #ifteizledim etiketiyle !f’çilerden onbinlerce yorum alıyoruz. Bu yıl ilk defa Snapchat ve Periscope elçileri sayesinde festivale katılan konuklar ve izleyicilerimizle çok samimi yayınlar yaptık ve Spotify’da !f’in en çok ilgi gören bölümlerinden !f Music’e özel çalma listeleri hazırladık. Ayrıca festival süresince 11 !f filmini de Festivalscope.com işbirliğiyle ücretsiz olarak Türkiye dışından online izlenmeye açtık. Bu yıl ayrıca !f İstanbul’un 15’inci yılına özel olarak Ifistanbul.com ve !f veritabanı sistemini tamamen yeniledik ve çok daha kullanışlı bir hale getirdik.

'Yaratıcılığın asıl belirleyicisi marka'

Zaferhan Yumru

Çalışmalarınızın sonuç değerlendirmesini dinleyelim sizden. Nasıl geri dönüşler aldınız?

Son dört yıldır !f İstanbul’un çok daha büyük bir kitleye ulaştığını gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz. Bunda !f İstanbul’a özel geliştirdiğimiz iletişim stratejilerinin yanı sıra ekibin her yıl kendini tazeleyen bakışı, güncel olana kayıtsız kalmayışı ve sinemadaki yeni sözlere, bakışlara olan merakıyla şekillenen programının çok büyük etkisi var.

Özellikle reklam filmlerinin çok fazla insanı etkilemesi ve konuşulması, !f’in ilk yılından beri büyük önem verdiği, ilk filmini çekmiş yönetmenlerin işlerinin !f Galalar bölümündeki filmler kadar seyirciyi heyecanlandırmaya başlaması, basın görünürlüğü ve reklam değerinin yüksekliği, sosyal medyada en çok konuşulan film festivali olması başından beri hedeflerimizdi, tüm bu konulardaki başarının artarak devam etmesinden ötürü mutluyuz.