Walt Disney sunar: Propaganda sanatı

Walt Disney, propaganda sanatı ve ölmek için eğitilenler

Disney'in çizgi-propaganda külliyatının unutulmaz iki eserini yeniden hatırlayalım.

17.01.2017 - 14:41 | Arzu Nilay Kocasu

5
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

Toplumsallaşmanın en kıymetli evresi çocukluk ise en önemli itici güçlerinden biri de çizgi filmlerdir şüphesiz; ve çizgi filmlerin, aile ve eğitim ile birlikte, çocuğa toplumun değerlerini “öğretmek” ile yükümlülükten muaf olması bu nedenle pek olası değildir. Tıpkı oyuncaklar gibi çizgi filmlerin de sahip olduğu bu önemli ayrıcalık ülkelerin ve dahası dünyanın geleceği namına hem iyi hem de kötü sonuçlanabilir elbette. Bununla birlikte, bizatihi popüler kültür misali, çizgi filmler de zamanın ruhuna çoğunlukla direnemez, direnmek istemez.

İknanın gücü ve iletişimin bir bilim olarak ele alınmasıyla birlikte kitleleri kontrol altına almakta oynadığı kıymetli rolle adeta sanat muamelesi gören propaganda ise, kökten bir değişimin arzulandığı istisna anlarında, en sıklıkla soluğu çizgi filmlerin yamacında alır.

Fantasia’dan propagandaya

Takvimler tarihe 2. Dünya Savaşı olarak geçecek dönemin bugün hâlâ yalnızca tarih kitaplarında değil sanatın farklı dallarında da üzüntü ve öfkeyle anılan karanlık yıllarını gösterirken, Walt Disney, 1940 yılında yayınladığı Fantasia’nın ardından iflasın eşiğinde duruyordu. Boşalan kasasını yeniden doldurmak isteyen marka, belini doğrultmak için, ABD hükümetiyle 32 kısa animasyonluk bir propaganda filmleri anlaşması yaptı.

ABD’li eğitimci Gregor Ziemer’ın kitabı Education for Death’ten ve bu kitaptan uyarlanan 1943 tarihli propaganda filmi Hitler’s Children’dan ilhamla hayat bulan aynı isimli 10 dakikalık animasyon, anlatım dili ve kurgusuyla Disney’in propaganda tarihinde farklı bir yeri işgal ediyor. 1943 yılında ABD’de sinema salonlarında gösterilen animasyon, Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi nam-ı diğer Nazi Partisi’nin, masum gençliği Hitler‘in yozlaşmış çocuklarına nasıl dönüştürdüğünü İsa’nın yerini alan kılıçlar, İncil’in yerini alan Kavgam ve ateşlere verilen Voltaire eşliğinde anlatıyor.

Elbette yalnızca ABD’ye özgü olmayan, SSCB’nin de en bilinen örneklerine hayat vererek sanat misali ifa ettiği çizgi-propaganda külliyatının en unutulmaz eserlerinden biriyle yapalım kapanışı. Walt Disney’e 1942 yılında En İyi Kısa Animasyon Ödülü’nü kazandırarak Akademi’den ödül almayı başarmış 11’inci çizgi film unvanına kavuşan, şarkısıyla hafızalara kazınan; Donald Duck’ın bir sabah Nazi Almanya’sına uyanmasıyla birlikte yaşadıklarını anlatan Der Fuehrer’s Face, hâlâ izlemeyenler ve bir kez daha izlemek isteyenler için burada.

Propagandadan kaçmanın mümkün olmadığının bilincinde, propagandanın farkına vararak ve ona karşı belletilmişin ötesinde bir düşünüş geliştirmeyi bilerek yaşanacak bir ömür dileğiyle.