Unilever’in eski CEO’sundan altın tavsiyeler

Uzun süre Unilever'in CEO koltuğunda oturmuş olan İzzet Karaca Brand Week Istanbul sahnesindeydi.

07.11.2017 - 16:48 | Tuğba Dülger Özöğretmen

Unilever'in eski CEO'sundan altın tavsiyeler
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Brand Week Istanbul sahnesinde Serdar Kuzuloğlu’nun konuğu Unilever’in eski CEO’su İzzet Karaca oldu. Rekabetin Önemi başlıklı oturumdan bazı şatır başları şöyle:

  • İzzet Karaca, “Küreselleşmeyi destekliyorum. Yerli şirketlere kendilerini geliştirme fırsatı veriyor. En doğru şeyin ‘glokal’ iş yönetimi olduğunu düşünüyorum” dedi. Bu noktada kendisinin verdiği örnek ise Carte d’Or. Karaca, hayatındaki en zor kararlardan birini dondurma kategorisini büyütmek olarak işaret ediyor. Bu noktada ise çözüm, Türk tatlılarına yönelmek olmuş.
  • Kuzuloğlu’nun “Sadece bir üründen ibaret şirketler görüyoruz. Marka dediğimiz kavram eskisi kadar önemli mi yoksa hizmet mi öne çıkıyor?” sorusuna Karaca’nın yanıtı, “Marka bunların hepsini kapsıyor. Tüketici onu bir bütün olarak görüyor. Markanın hâlâ çok önemli olduğunu düşünüyorum” şeklinde oldu.
  • Karaca’nın, “Yöneticiler yeni dünyaya hazır mı?” sorusuna yanıtı ise şöyle oldu; “Kitabımı yazarken geçmişe dönüp bakma şansım oldu. Yöneticilere baktığımda çok temel eğilimlerin devam ettiğini gördüm. Ancak raf ömürlerini uzatabilmek için kendilerini geliştirmeleri gerekiyor.” Karaca’nın çizdiği yol haritasında ise küresel düşünmek olmazsa olmaz. Fark yaratmak isteyenlerin mutlaka Çince ve Rusça öğrenmesi gerekiyor. Düşülen önemli bir hata ise Türk iş adamlarının globalleşmeyi ihracat olarak algılaması.

Unilever'in eski CEO'sundan altın tavsiyeler

Karaca’nın geleceğin yöneticilerine altın tavsiyeleri ise şöyle:

1. Hedefleri tutturmak için çok kısa vadeli düşünmeyin.
2. Krizde yatırımları kesmeyin, aksine artırın.
3. Türkiye’nin dışındaki global pazarları Avrupa olarak görüyoruz. Bunun şakası yok. Çin ya da Singapur’a gittiğiniz zaman ilk beş slaytınızın Türkiye tanıtımı olmanız lazım. Çok büyük bir potansiyel ve gelişim alanı. Asya ve Afrika’ya uzanmak lazım.