Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı’nın verileri açıklandı

Unilever Dünya Başkanı Paul Polman planın üç yıllık performansını ve gelecek hedeflerini anlattı.

04.06.2014 - 17:22 | Tuğba Dülger Özöğretmen

Unilever Dünya Başkanı Paul Polman planın üç yıllık performansını ve gelecek hedeflerini anlattı.
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Üç yılını geride bırakan Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı’nın performansını ve geleceğe yönelik planlarını paylaşmak üzere İstanbul’a gelen Unilever Dünya Başkanı Paul Polman, gerçekleşen basın toplantısında son üç yılın küresel ve Türkiye pazarına özel verilerini paylaştı. Konuşmasına, 2007-2008 krizi sonrası, sürdürülebilir olmayan ekonomik büyüme modellerinin değiştirilmesine yönelik zorunluluktan bahsederek başlayan Polman, “Herkes Amerikalı gibi yaşasa, üç dünyaya daha ihtiyacımız olurdu. Bu yüzden bizler sürdürülebilir bir sistem yaratmalıyız” dedi. ‘Hisse değerinden paylaşılan değerlere geçiş’ olarak adlandırdığı bu sistemsel geçiş sürecinde Polman, işletmelere büyük sorumluluklar düştüğünün altını çizdi.

Çevresel etkiyi azaltıp sosyal etkiyi artırmak

Polman, yolun başındayken Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı’nın hiç kolay olmadığını ve bunu başarmalarının, “çevresel etkiyi azaltıp sosyal etkilerini artırmak”tan geçtiğini belirterek, bu planın bir kurumsal sosyal sorumluluk planı değil, bir iş planı olduğunun altını çizdi.

Polman, 2013 yılının sonuna dek planın küresel çapta elde ettiği başarıyı veriler paylaşarak aktardı. Buna göre, proje kat ettiği üç yılda 303 milyon kişiye ulaştı ve Unilever ürünlerinin yüzde 31’i yüksek besin standartlarına erişti. 2008 yılından bu yana ortaya konan çevresel vizyon kapsamında üretim tonu başına karbondioksit emisyonları yüzde 32, su tüketimi yüzde 28, atıklar ile yüzde 66 azaltıldı. Sürdürülebilir kaynak kullanım oranını yüzde 48’e çıkaran şirket, toplamda 400 milyon avroluk tasarruf yarattı.

Türkiye planın önemli bir durağı

Konuşmasında Doğu Karadeniz’in önemli bir çay üretim merkezi olduğuna değinen Polman, bölgede sürdürülebilir tarım yöntemlerinin geliştirilmesinde büyük adımlar atıldığından bahsetti. 8 bin 500 çiftçiyle birlikte çalıştıklarını belirten Polman, Türkiye’de sadece çay üretimini değil çay tüketimini de sürdürülebilir kıldıklarını söyledi. Örnek başarı hikâyesi olarak Lipton’un Sürdürülebilir Çay Tarımı Projesi’ni işaret eden Polman, benzer şekilde Knorr’un tüm domateslerini sürdürülebilir kaynaklardan elde etme noktasına geldiğini söyledi.

Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı'nın verileri açıklandı

2020’ye kadar üç yeni hedef

Polman toplantıda 2020 yılına kadar plan kapsamında üç yeni hedefe odaklanacaklarını açıkladı. Polman bu hedefleri, özellikle ormansızlaşma, su kaynaklarına erişim ve hijyen konusunda yapılacak iş birlikleri; gıda güvenliği ve yaşam koşullarını iyileştirme olarak ifade etti. Polman sözlerine, “Hepinizden ricam bu planın parçası olun. Değilseniz de, hemen şimdi aksiyon alın” diyerek son verdi.

Polman’dan sonra söz alan Unilever Türkiye CEO’su Mehmet Altınok, plan çerçevesinde Türkiye’deki tüm fabrikalarda sıfır katı atık seviyesine ulaşıldığını söyledi. Tüm çabalara rağmen, Türkiye’de her iki kişiden birinin sürdürülebilirliği duymadığını, her beş kişiden birinin ise sürdürülebilir ürünleri hiç satın almadığını belirttiğini söyleyen Altınok, konuşmasında OMO Sudaki Ayak İzim ve Domestos Eğlen, Öğren, Hijyen projelerinden örnekler verdi. Altınok sözlerini, küreselden beş yıl önce yüzde 80 ilerleme kaydettiklerini söyleyerek noktaladı.

Çay’a Ses Ver Korosu’ndan sürpriz mini konser

Altınok’tan sonra söz alan Unilever Türkiye Gıda Pazarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Mustafa Seçkin, konuşmasında Lipton’un başarı hikâyesini anlattı.

“Çay bitkisinin ömrü 100 yıl, biz ise 75 yılını tükettik. Eğer bir şeyler yapmazsak, tavşankanı lezzetini bulmamız imkânsız hale gelecek” diyen Seçkin, önümüzdeki dönem için planlarını da açıkladı. Atık su tesisleri inşa etmek, eski fidelerin değiştirilmesini sağlamak ve tarlalarda kullanılan makasların ergonomik hale getirilmesi olarak üç yeni hedef ortaya koyan Seçkin, bu makasların 1-2 ay içinde piyasaya sürüleceğini de müjdeledi. Seçkin’den sonra, herkesi gülümseten sürpriz Doğu Karadenizli kadınlardan oluşan ‘Çay’a Ses Ver’ korosunun sahne almasıyla yaşandı.