Türkiye’yi Anlama Kılavuzu Araştırması’ndan çıkan sonuçlar neler?

Ipsos KMG iki yılda bir gerçekleştirdiği Türkiye’yi Anlama Kılavuzu Araştırması, Türkiye nüfusunu temsil gücüne sahip olan Ipsos KMG Tüketici Panelleri’ne üye bireylerle yapılıyor.

01.06.2012 - 00:00 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Ipsos KMG iki yılda bir gerçekleştirdiği Türkiye’yi Anlama Kılavuzu Araştırması, Türkiye nüfusunu temsil gücüne sahip olan Ipsos KMG Tüketici Panelleri’ne üye bireylerle yapılıyor.

Bu araştırmaların beşincisi Aralık 2011’de tamamlandı. Saha çalışması 10 Ekim – 28 Kasım 2011 arasında yapıldı. Araştırma kapsamında Türkiye’de 14 yaş üstü 15.953 kişi ile görüşüldü. 

Araştırmadan çıkan bazı sonuçlar, MediaCom tarafından yorumlandı ve şöyle sıralandı:
•    Türkiye Yeni Muhafazakarlar (yüzde 36), Geleneksel Orta Sınıf (yüzde 22), Geleneksel Milliyetçiler(yüzde 16), Tepkili Modernler (yüzde 14)ve Tutunamayan Yoksullar (yüzde 13) olarak tutum ve davranışlar eksenli 5 ana gruba ayrılıyor. 2009’dan bu yana; Tutunamayan Yoksullar’ın sayısının düştüğü ve diğer grupların hepsinde ufak bir artış olduğu görülüyor.

•    Türkiye’nin yüzde 70’i kahverengi/siyah gözlü, yüzde 62’nin saçları siyah veya koyu kahve, yüzde 57 buğday tenli, yüzde 57 düz saçlı, erkeklerin yüzde 40’ı bıyıklı.

•    Yeni neslin boyu, önceki nesillere göre daha uzun ve ortalama ayakkabı numaraları daha büyük.

•    Türkiye’nin yüzde 63’ü ev sahibi ve evlerin yüzde 41’i 3 odalı. Evlerin yüzde 41’i katı yakıtlı soba kullanıyor.

•    Kadınlar, erkeklere göre daha yoğun ve aynı anda daha çok şey yapmak zorunda kaldıkları bir hayat yaşıyor.

•    Kadınların yüzde 73’ü, erkeklerin yüzde 7’si haftada en az bir kere yemek yapıyor.

•    Erkeklerin yüzde 23’ü, kadınların yüzde 33’ü hiçbir zaman gazete okumuyor. Türkiye’de insanların yüzde 45’i hiçbir zaman kitap okumuyor.

•    En az iki haftada bir arkadaşlarıyla evde buluşanların oranı yüzde 39 iken, bu oran kadınlarda yüzde 50, erkeklerde ise yüzde 27 olarak tespit ediliyor.

•    Erkeklerin yüzde 17’si haftada en az bir kez kahvehaneye gidiyor. Kadınların yüzde 30’u haftada en az bir kez makyaj yapıyor.

•    Otoriteye uygun davranma ve “bize” tabi olma eğilimi yüzde 40’lara kadar çıkıyor.

•    Kadınlar, başkalarının kendileri hakkındaki düşüncelerini erkeklere göre daha çok önemsiyor; aile ve çevresinin mutluluğuyla ilgili daha çok sorumluluk hissediyor.
•    Gençlerin yaşlılara göre daha bireyselci olduğu gözleniyor. “Etraf ne der, diye düşünmeden dile¬diğim gibi yaşarım” diyenlerin oranı 18-24 yaş grubunda yüzde 43 iken, yine aynı yaş grubundakilerin yüzde 60’ı kendi önceliklerinin her şeyden önce geldiğini düşünüyor.

•    Türkiye’de yaşayan insanların yüzde 60’ı gelenekçi olduğunu ve alışkanlıklarından vazgeçmeyeceğini ifade ediyor.

•    Türkiye genelinde yüzde 31 modayı takip ediyor.

•    Erkeklerin yüzde 39’u, kadınların yüzde 25’i alışveriş yapmaktan hoşlanmıyor.

•    Türkiye’de insanların yüzde 40’ı istediği ürünü almak için daha fazla para ödeyebileceğini belirtiyor.

•    Türkiye’de “değer¬lerimize zararlı medya içeriği yasaklanabilir” diyenlerin oranı yüzde 60. Bazı internet sayfalarının kapatılabileceğini savunanların oranı ise yüzde 61.

•    Türkiye’nin yüzde 83’ü hergün TV izliyor. Erkeklerin yüzde 46’sı, kadınların yüzde 77’si yerli dizi izlemekten hoşlanıyor.

•    Toplumun yüzde 36’sı gelişen teknolojinin insan ilişkilerini kötü etkilediği görüşünü taşıyor.

•    İnternet kullanıcılarının yüzde 70’i interneti bilgi edinme amaçlı, yüzde 59’u eğlenceli vakit geçirmek amaçlı kullanıyor.

•    Kadınlar; su, hava ve çevre kirliliği konusunda erkeklerden daha duyarlı ve endişeli.

•    Türkiye’nin yüzde 35’i nükleer santrallerin kurulmasını olumlu buluyor. Hidroelektrik santarallerin kurulmasını uygun bulma oranı ise yüzde 23.

•    Kamuoyunun yüzde 63’ü “ordunun en güvenilir kurum” olduğuna inanıyor. Bu oran 2009 yılından günümüze düşüş göstermiş bulunuyor.

•    Nüfusun yüzde 70’i üniversitelerde, yüzde 57’si ise kamu kurum ve kuruluşlarında türban ve başörtüsünün serbest olması gerektiğini düşünüyor.

•    Seçmenlerin yüzde 45’i oy verdikleri partinin seçimden seçime değişebilceğini ifade ediyor. Seçim öncesinde medyada yer alan politik tartışmaların oy verecekleri parti tercihlerini etkilediklerini belirtiyorlar.

•    Türkiye’nin yüzde 66’sı dinin hayatlarına yön verdiğini belirtiyor. Bu oran kadınlarda daha yüksek.