Türkiye Barometresi Eylül bulguları

Ipsos KMG’nin 2010 yılı itibariyle başlattığı ve iki ayda bir yapılan araştırmaların bir sonucu olarak derlenen Türkiye Barometresi...

01.11.2010 - 00:00 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Ipsos KMG’nin 2010 yılı itibariyle başlattığı ve iki ayda bir yapılan araştırmaların bir sonucu olarak derlenen Türkiye Barometresi sonuçlarına göre yatırım araçları (altın, döviz, fon, vadeli hesap vb.) satın almayı  ifade eden Yatırım Endeksi’nde Temmuz’da gözlenen büyük artış Eylül’de de devam ediyor.

Altın dışındaki bütün yatırım araçlarında satın alma davranışı Temmuz ayına göre artış gösteriyor. Yatırımcılar altın fiyatlarının doygunluk noktasına geldiğini düşünerek, diğer yatırım araçlarına (döviz, konut, vadeli hesap, arsa) yönelmiş görünüyorlar.

Yatırım endeksi (Ocak=100) Temmuz’da 125 iken, Eylül’de 153’e çıkmış görünüyor. Özellikle arsa-konut gibi yatırım araçlarına yönelme ekonomik istikrara olan güveni de gösteriyor.

Aynı şekilde çeşitli dayanıklı tüketim mallarını satın almayı ifade eden Tüketim Endeksi’nde de Temmuz’daki yükseliş Eylül’de de devam ediyor. Tüketim endeksi (Ocak=100) Temmuz’da 222 iken, Eylül’de 294’e yükselmiştir.

Yaz aylarının ardından sonbaharın da etkisiyle, tüketim harcamalarının daha da arttığı gözleniyor. Özellikle cep telefonu, buzdolabı, klima-ısıtıcı, koltuk takımı, mutfak satın almadaki artış dikkat çekicidir.

Sosyal Yaşam Endeksi’nde durgunluk

Mevsim değişiminin ve Ramazan ayının da etkisiyle, çeşitli sosyal yaşam göstergelerini temsil eden Sosyal Yaşam Endeksi’nin Temmuz’a göre azaldığı tespit ediliyor. Temmuz’da 166 olan Sosyal Yaşam Endeksi, Eylül’de 153’e gerilemiştir.

Ipsos Sosyal Araştırmalar Enstitüsü Direktörü Tonguç Çoban araştırma sonuçları hakkında şu yorumları yaptı: “Araştırma sonuçlarına göre, ekonomideki büyüme eğilimine paralel olarak, tüketicilerin yatırım ve tüketim davranışlarında da artış gözleniyor.

Özellikle arsa ve konut  yatırımlarındaki artış, tüketici nezdinde ekonomiye olan güvenin düzeyini de ortaya koyuyor. Bu durumun ne kadar sürdürülebilir olduğu, önümüzdeki dönemin en önemli tartışma konularından biri olacaktır.”