Tüketici değişirse her şey değişir

İletişim sektörünün önde gelen isimleri, “Tüketici Serüveni” başlıklı seminerde bir araya geldi.

17.05.2018 - 12:08 | MediaCat

Tüketici değişirse her şey değişir

İstanbul Bilgi Üniversitesi ve MediaCat program ortaklığıyla yürütülen ve sektörün ileri gelen isimlerinden oluşan kadrosu ile Marka Okulu, iletişim sektörünün önde gelen isimlerini dün santalistanbul Kampüsü’nde, “Tüketici Serüveni” başlıklı seminer ile bir araya getirdi.

Seminerde İstanbul Bilgi Üniversitesi Pazarlama İletişimi / Marka Okulu Yüksek Lisans Programı Direktörü Doç. Dr. Gresi Sanje tarafından gerçekleştirilen açılışın ardından, Marka Okulu Öğretim Görevlisi ve MediaCat Genel Yayın Yönetmeni Pelin Özkan konuşmasına “Tüketici değişirse her şey değişir” ifadesiyle başladı. Tüketicinin serüvenini kişisel kariyer yolculuğu üzerinden paylaştığı konuşmasında Özkan, sektörün gelişimi hakkında bilgiler sundu. Tüketicinin hayatına 90’lı yıllarda giren özel radyo ve televizyonların sayısının bir anda 800’e ulaştığını ve bunun neticesinde meydana gelen birtakım sorunlar ile birlikte haber, yorum ve analiz ihtiyacının da doğduğunu belirten Özkan, kendilerinin bu alandaki en büyük amacının da sektörü büyütmek ve bir artı değer katarak zenginleştirmek olduğunu söyledi. Özkan, konuşmasında akademinin ve sektörün aynı dili konuşmadığını vurgulayarak, söz konusu uçurumu azaltabilmek adına çalıştıklarını ve bir makale dergisi yayınladıklarını da sözlerine ekledi.

Bilgi Pazarlama İletişimi / Marka Okulu Yüksek Lisans Programı Direktörü Doç. Dr. Gresi Sanje ise seminerdeki konuşmasında katılımcılarla kuşaksal döngüleri paylaştı. Kuşakların ilk çağlardan bu yana tarihin her döneminde bir tekrar döngüsü içinde olduğunu söyleyen Doç. Dr. Sanje, kuşak farklarını ve kuşak eğilimlerini, ” Bir kuşak, diğer kuşağa aktarım yapıyor ve aslında biz dört kuşakta bir kendimizi tekrar ediyoruz. Sıçrama yapan vizyoner kuşak, buna örnek olarak patlama kuşağını verebiliriz, sonrasında bir önceki kuşaktaki patlamayı dengeleyen denge kuşağı geliyor. Denge kuşağına örnek olarak da X Kuşağı’nı ele alabiliriz. Dengeyi sağlayan X Kuşağı’nı ise dengesizliklerin hâkim olduğu kaos süreci takip ediyor. Bu süreçte de optimist, toplum refahını önemseyen Y Kuşağı yetişiyor. Kaosun ardından gelen çözüm odaklı kuşak ise Z Kuşağı. Bu patlama, denge, kaos ve çözüm kuşakları tarihin her döneminde, Afrikalı kabilelerde bile karşımıza çıkıyor. Dört kuşakta bir kendimizi tekrar etmemiz bize, geçmişe bakarak gelecekle ilgili tahminlerde bulunabilme şansı veriyor.” cümleleriyle anlattı.

Bilgi Pazarlama İletişimi / Marka Okulu Yüksek Lisans Programı Öğretim Görevlisi ve BPN İstanbul CEO’su Nüzhet Algüneş ise seminerde tüketici ve medya tüketim eğilimlerini değerlendirdi. Günümüzde satın alınan şeylerden ani tatmin kayıplarının yaşandığını söyleyen Algüneş, “Artık hedef kitleye dokunmak zorundayız. Geldiğimiz noktada satınalma davranışları değişti, kiralama çağına gidiyoruz.” dedi.

Seminerde müşteri deneyimini ele alan Bilgi Pazarlama İletişimi / Marka Okulu Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Kaan Varnalı ise zaman algısına değindi. İnsan algısına şekil verildiğinde zaman algısına da şekil verildiğini belirten Varnalı, insanın zaman kavramı ile kendi yarattığı bir kavramı ölçtüğünü, müşteri açısından zamanın hızlı veya yavaş akmasının alışveriş sırasındaki deneyimiyle değişkenlik gösterdiğini söyledi. Müşterinin, zamanın geçtiğinin farkına varmaması için zihninin ve bedeninin meşgul olmasının gerektiğini belirten Varnalı, bu meşguliyeti verebilmenin de markanın çeşitli stratejileriyle gerçekleştiğini ifade etti.

Seminerin son konuşmacısı, yakın gelecekteki müşteri deneyimlerinin nasıl şekilleneceğini ele aldığı konuşması ile FutureBright Research Kurucusu Akan Abdula oldu. Big data ve yapay zekânın geleceğimiz olduğunu vurgulayan Abdula, big data’nın “bilinmesi gerekenin nirvanas”ına dönüştürüldüğünü ancak dijital çağda big data’nın da bilemediği pek çok şeyin olduğunu söyledi.