Toplumsal cinsiyet eşitliği 2095’te tamam

Marian Salzman'dan geleceğin 10 trendi.

15.09.2015 - 15:45 | Alev Kaynak

Marian Salzman'dan geleceğin 10 trendi.
21
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

Geleceğin kadınını şekillendirecek trendler bazı insanların sinirlerini hoplatabilir, duymak istemedikleri gerçekleri onlara hatırlatabilir. Fortune 500 şirketlerinin CEO’larının yalnızca yüzde 9’u kadın olsa da, tam zamanlı çalışan kadınlar tüm dünyada tam zamanlı çalışan erkeklerin yalnızca yüzde 60’ı kadar para kazansa ve iş yerindeki toplumsal cinsiyet eşitliği ancak 2095’te mümkün görünse de, kadınların rollerini ve kozlarını güçlendirecek şekilde yaklaşıyor gelecek. Trendsetter olma unvanını epeydir kimseye kaptırmayan, Havas PR Kuzey Amerika CEO’su Marian Salzman, muhafazakâr kulakların hoşuna gitmeyecek gelecek trendlerini sıraladı Women to Watch sahnesinde.

Marian Salzman'dan geleceğin 10 trendi.

  • Toplumsal cinsiyet eşitliği dünyayı değiştirecek, eğer izin verirsek tabii. Kadınlarına fırsat vermeyen toplumlar, potansiyellerinin yarısını kullanmamış oluyorlar. Kadınları teşvik eden toplumlarsa refah standartlarını yükseltmiş oluyorlar. Bununla birlikte, bu teşviklere aile politikaları eşlik etmezse, ciddi bir demografik değişimle ve aile kurumunun parçalanmasıyla karşılaşmak da fazlasıyla muhtemel.
  • Kadınlar, bugün yöneticilik pozisyonlarında daha sık boy gösteriyorlar. Üstlendikleri üst düzey roller ve sorumluluklar artıyor. Peki; çocuk bakmak, evin temiz kalmasını sağlamak gibi eski rollerinden bağımsızlaşabiliyorlar mı? Ne yazık ki hayır. Kadınlar gelecekte, güçlenmeleriyle beraber gelen özgüvenin tadını çıkaramayacak kadar yorgun ve stresli olabilirler.
  • Dergi kapağındaki güzel, sağlıklı ve dinç kadın mı olmak istiyorsun yoksa o derginin ait olduğu medya imparatorluğunun patronu mu? Geleceğin kadınlarını bir kimlik krizi bekliyor olabilir: CEO’luk koltuğunun bedeli, sağlıklarından ödün vermek olabilir.
  • Erkekler kadınların güçlenmesine nasıl bir reaksiyon gösterecek? Erkekler, toplumda artan “feminizasyon”a şiddetli bir direnç gösterebilirler; maço olanlarıysa bunu bir zayıflık olarak nitelendirebilir.
  • Erkek işleri tarihe karışabilir. Artık profesyonel bir iş daha fazla eğitim, daha fazla sosyal ve duygusal zeka, daha fazla adaptasyon ve esneklik kabiliyeti gerektiriyor. Bu özelliklerin hangisi “erkek” diye bağırıyor?
  • Annelik artık bir kader değil, karar verme meselesi. Bugün yalnızca kürtaj değil, çocuk sahibi olmak için evlenip evlenmemek bile bir karar verme meselesi. Artık rekor sayıda kadın çocuk sahibi olmamayı seçiyor.
  • Transcinsiyetler geleceğin bir bileşeni. Geleneksel toplumlar; toplumsal cinsiyeti doğanın ya da tanrının bir kanunu olarak görebilir ancak modern ve liberal toplumlar; cinsiyeti genetik ya da sosyal gelişimin bir sonucu olarak tanımlıyorlar. Toplumsal cinsiyet modifiye edilebilir, değiştirilebilir. Toplumsal cinsiyet esnekliğini kabullenseniz iyi edersiniz.
  • Cinsiyete dair hastalığı ve sağlığı daha çok konuşuyor olacağız. Göğüs kanseri ya da prostat kanseri vakalarının artan sayısı bunun bir göstergesi. Bu konuda daha bilinçli olacağız. Araştırma ve geliştirme süreçleriyle daha içli dışlı olacağız.
  • Toplumsal cinsiyet ikonlarında bir artış görebiliriz. Kadın liderler, kendilerini önceleyen erkek liderlerin koyduğu kuralları takip etmek zorunda hissetmiyorlar kendilerini. Gelecek kuşaklar da, liderlik pozisyonunda bir cinsiyet değil, görevin gerektirdiği niteliklere sahip kişileri görmek isteyecekler.
  • Son kullanma tarihleri rafa kalkacak. İleri yaşlarda boşananların, kendilerini 60 yaşından sonra yeniden inşa etmeye çalışan insanların sayısı gitgide artıyor. Mutluluk arayışı her zaman devam edecek ve emeklilik dönemi sadece yeni bir başlangıç. 20 yaşınızdayken, 30 yaşında evlenip üç çocuk sahibi olmayı dileyebilirsiniz ama muhakkak bir B planınız olsun.