THY, 2011’de iddialı

MediaCat Ekim sayısında Türk Hava Yolları Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Temel Kotil ile...

26.10.2010 - 00:00 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

MediaCat Ekim sayısında Türk Hava Yolları Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Temel Kotil ile THY’nin son dönemde atakta olduğu sponsorlukları, büyüme stratejisi ve açacakları yeni hatları üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Global pazarda yaptığı atılımlar, yeni hatlar ve sponsorluklar ile uzun süredir kendinden söz ettiren Türk Hava Yolları, Avrupa’nın en iyisi olmayı aklına koymuş durumda. Dünyada kapsama alanına göre 8., kâra göre ise 6. sırada yer alan şirketin yurtiçi ve yurtdışındaki büyüme planlarını THY Genel Müdürü Temel Kotil’den dinledik…

Eylül ayında Türkiye’nin komşuları ile ‘Sıfır Sorun Politikası’nı ve bunun Türk markalarına etkisini kapağımıza taşıdık. Bu bağlamda THY’nin yeni dış hatlarından da bahsettik. Dış işlerindeki politika sizi nasıl etkiliyor?
Komşularla Sıfır Sorun Politikası, Türkiye’ye olan ilgiyi artırdı. ‘Point to point’ uçuşları güçlü hale getirdi. Vizeler kalkmamış olsaydı ve çevre ülkelerle bu kadar sıcak temas olmasaydı, İstanbul’a gelenler bu kadar artmayacaktı. Dış politikamız Türk Hava Yolları’na akıl almaz bir hediye ve biz bunu çok iyi değerlendiriyoruz. Yurtdışı politikası gelişmiş bir Türkiye bizim önümüzü açıyor, biz de THY olarak Türkiye’nin önünü açıyoruz.

Yeni hat açarken hangi parametreleri göz önünde bulunduruyorsunuz?
Hat açarken tek bir parametremiz var: Kârlılık. Uçma ihtimalimiz olan yer sayısı çok olduğu için doğru noktaları seçmemiz gerek. Filomuz, kapasitemizi belirliyor. 2023’e dek uçabileceğimiz yerleri gösteren uzun bir listemiz var. Her yıl yüzde 20’ye yakın bir büyüme sağlıyoruz. Havacılıkta liberalizmin oluştuğu 2003’ü referans alırsak, yolcu sayımız 3 katına, ciromuz ise 4 katına çıktı. Büyüme kapasitemizin dörtte üçünü mevcut hatların güçlendirilmesinde kullanıyoruz. Dörtte biri de yeni hatlara gidiyor. ‘Point to point’ uçuşlarla Türkiye’ye yolcu getiriyoruz. Bir diğer taraftan da transit yolcu taşıyoruz. Üçte bir oranındaki transit yolcu sayımızı üçte ikiye çıkarmayı hedefliyoruz. İstanbul’a getirdiğimiz 10 milyon yolcunun sabit kaldığını düşünün, 20 milyon transit yolcu da taşırsak yurtdışı yolcu sayımız 30 milyon olacak. Bunun için beş senemiz var.

FC Barselona ve Manchester United gibi futbol kulüpleri ile yaptığınız sponsorluk anlaşmalarının marka algınıza nasıl etki ettiği üzerine bir araştırma yaptırdınız mı?
Biz malımızın çoğunu yurtdışına satıyoruz, gelirimizin yüzde 64’ü yurtdışından geliyor. Bu yıl 6 milyar dolar ciro yapacaksak yaklaşık 4 milyar doları dışarıdan gelecek. Bu yüzden yurtdışındaki yolcuların bizi marka olarak da kalite olarak da iyi bilmesi gerekiyor. Bu sponsorluk öncesi Almanya’da 100 kişiden 4’ü bizi biliyordu. Araştırmamız henüz bitmedi ama bence İspanya’da bizi bilmeyen kalmadı. Aynı şekilde İngiltere’de de…

Ürününüzü satmak istiyorsanız bir sacayağına ihtiyacınız var: Birincisi kaliteli olmanız gerekiyor. Ekonomik kriz var, ucuz olmanız gerek. Bu ikisinde çok iyi olan bir hava yoluyuz. Üçüncüsü, marka olmak. Bizim en kısa bacağımız markamızdı. Bu bacağı uzatmak için sponsorluklar yapıyoruz ve geri dönüşlerini çok hızlı şekilde alıyoruz. Bu sene çok konuşuluyoruz çünkü beş senedir çok çalışıyoruz. Türkiye’de ve dünyadaki tüm reklam ve iletişim faaliyetlerimiz için bu yıl 70 milyon dolar harcıyoruz. Amacımız en iyi bilinen hava yolu olmak.

‘Tek rakibim Türk Hava Yolları’ diyen global rakipleriniz kimler?
Her uçtuğumuz yerde bunlardan bir tane var. Avrupa’nın en büyük hava yolu Lufthansa. Biz Almanya’nın dokuz şehrine, haftada 220 sefer yapıyoruz. Fransa’da Air France var. Biz Fransa’nın üç noktasına uçuyoruz, dördüncü bir noktaya da (Toulouse) yakında uçmaya başlayacağız. İngiltere’de British Airways bizim rakibimiz. Bunların dışındakilerle de rekabet halindeyiz. Iberia’dan daha fazla büyüsek de rekabetimiz değişmedi.

Körfez’de Emirates, Etihad ve Qatar’la yarışıyoruz. Uzakdoğu’da Singapore ciddi bir rakibimiz. Rekabet bize güç veriyor, uyanık tutuyor. Günlük raporlarımızda yolcu sayılarında bir düşüş yaşanırsa rakibin ne yaptığını hemen kontrol ediyoruz. Diğer hava yolları bizim gibi büyümüyor, demek oluyor ki biz diğerlerinin yolcularını çalıyoruz.

Kalite açısından bakarsak biz Avrupa’daki hava yollarından çok daha kaliteliyiz. Şu anda Skytrax’e göre 5 yıldızlı 6 hava yolu var ve 6’sı da Doğu’da: Qatar, Singapore, Malaysia, Cathay Pacific, Asiana ve Kingfisher. THY first-class’ta 4,5 yıldız aldı. Aradaki farkı 2011’de kapatmayı umuyoruz. Buna çok uzak değiliz, Batı’da da bizden iyi havayolu yok.

(Söyleşinin devamına MediaCat Ekim sayısından ulaşabilirsiniz.)

Söyleşi: Hande Çetin Ongun