‘Tekliflere açığım’

Fernando Muslera ile ceza sahasından dışarı çıktık.

02.02.2016 - 14:01 | Haluk Kasarcı

'Tekliflere açığım'
30
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

Türkiye’ye geldikten kısa süre sonra sadece Galatasaray taraftarınca değil, sarı kırmızıların ezeli rakiplerince de çok sevilen ve saygı gören bir isim olmayı başardı Uruguaylı Fernando Muslera. Nando lakaplı başarılı kalecinin sportif yaşamını bir kenara bırakıp saha dışındaki aktivitelerini kendisinden dinledik.

Yeni yıla evlenerek girdiniz. Tebrikler. Nasıl hissediyorsunuz kendinizi?

Çok teşekkürler. Evlendikten hemen sonra ben takımla kampa girdim. Patricia da işlerimiz için Montevideo’da kaldı. Evliliği çok da anlayabilmiş değiliz.

Evliliğiniz markalar için bir fırsata dönüştü. Bu kapsamda imza attığınız işbirliklerini anlatıp önümüzdeki günlerde sizi başka hangi projelerde göreceğimizden bahseder misiniz?

Uruguay’da bir resmî nikah, bir de kilise düğünü yaptık. Her iki törende de Hugo Boss takım elbise ve smokin giydim. Düğünümüzü mükemmel kılanlardan biri de onlar oldu. Mazda’yla da sezon sonuna kadar sürecek bir işbirliğimiz var. Eşim Patricia’yla birlikte havalimanına Türk stili süslenmiş gelin arabasıyla gittik. Hayran sayfalarımı ve sporla alakalı internet sitelerini düzenli olarak incelerim ve her iki işbirliğinin ses getirdiğini gözlemledim.

Açıkçası ben, düğünümün marka işbirliklerine dönüşmesi konusunda bir planlama yapmamıştım. Bir dönem Galatasaray’da birlikte çalıştığımız Bener Onar, hem imaj haklarım hem de sosyal medya konusunda danışmanlığımı yapıyor. O, beni bu konuda olumlu anlamda yönlendiriyor. Şu an beyaz eşya ve mobilya firmalarıyla görüşmelerimiz devam ediyor. Futbolda dediğimiz gibi, tekliflere açığım.

Kendi adınızı taşıyan bir koleksiyonunuz da var. Bu proje nasıl ortaya çıktı?

İtalyan Ruck&Maul firmasının sahipleriyle Türkiye’de tanıştım. Önce şakayla karışık “Birlikte bir şeyler yapalım” diyorduk, şimdi kendi adımı taşıyan bir koleksiyonum var. Tasarımlara eşimle birlikte destek veriyoruz -ki logoyu da Patricia tasarladı. Bu proje beni en az saha içi zaferlerim kadar gururlandırıyor ve Ruck&Maul’la çalıştığım için kendimi şanslı hissediyorum. İleride ülkemde ve Güney Amerika’da mağazalar açmayı düşünüyoruz. Aynı zamanda kulüp de benim ismimi taşıyan ürünler çıkardı. Her iki koleksiyon da Gsstore.org’da satışta şu an.

2014’te olduğu gibi geçtiğimiz sene de sosyal medyayı en iyi kullanan sporcu seçildiniz. Bu ödül sizce neden birçok Türk oyuncu varken onlara değil de size geldi?

Sosyal medyayı hem profesyonelce hem de sizi takip edenlerle aradaki bağı koruyarak kullanmak çok önemli. Konumum gereği post’larda kullanılan dile, fotoğraf seçimlerine ve diğer detaylara çok dikkat ediyoruz. Aynı zamanda gündemi de takip etmeye çalışıyoruz.

Cordoba ve Taffarel gibi isimlerin sizin için özel olduklarını biliyoruz. Peki profesyonel yaşamınızın dışında kalan, sizi siz yapan insanlar kimler?

Ailem, dostlarım ve menajerim Daniel Fonseca. Onun dışında, insanlarla sohbet etmeyi ve onların fikirlerini almayı daima sevmişimdir.

Uruguay’da futbolla çok ilgisi olmayan birine birkaç cümleyle İstanbul’u ve Galatasaray’ı anlatmanız gerekse ona neler söylerdiniz?

“Sıcakkanlı insanlar tanımak, lezzetli yemekler tatmak ve şehre aşık olmak istiyorsanız İstanbul’a gelmelisiniz. Trafiğe hemen alışacaksınız!” Uruguay’da Galatasaray’ı tanımayan birinin olduğunu sanmıyorum.