Tankut Karahan: IPG krizini tümüyle geride bıraktık

2005 yılı sonunda IPG’nin global çapta yaşadığı krizden çok etkilenen Pars/McCann-Erickson’un CEO’su Tankut Karahan, şu anda kriz öncesindeki durumlarından daha iyi bir noktada olduklarını ifade ediyor...

14.08.2007 - 12:03 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

2005 yılı sonunda IPG’nin global çapta yaşadığı krizden çok etkilenen Pars/McCann-Erickson’un CEO’su Tankut Karahan, şu anda kriz öncesindeki durumlarından daha iyi bir noktada olduklarını ifade ediyor. En son Genç Turkcell işini alarak önemli bir başarıya imza atan ajans hakkında Karahan’la bir söyleşi yaptık. Karahan, Turkcell işinde müşterinin diğer iki ajansıyla nasıl bir işbirliği içinde olacakları hakkındaki ayrıntıları da MediaCat ile paylaştı.


Genç Turkcell işini aldınız. Turkcell iletişiminde üç ajans olacak bundan sonra. Strateji, içerik, yaratıcılık konusunda koordinasyon sıkıntısı yaşanmayacak mı? Bunu nasıl gidermeyi planlıyorsunuz?

Bu aslında müşterinin konkur dosyası hazırlanırken sorduğu sorulardan bir tanesiydi. Biz şöyle cevap verdik: İşin içinde Turkcell ana markası ve birtakım alt markalar var. Turkcell-im, gnctrkcll, İştecell, Turkcell Süper Lig gibi alt marklar… Bütün bunların koordinasyonunu sağlamak görevi müşteriye düşüyor, dedik. Sonuçta marka sahibi onlardır biz ancak hizmet verebiliriz. Ama marka sahipliği onlarda olduğu müddetçe bu işi düzgün bir şekilde koordine etmesi gerekenler onlar. Biz şunu dedik: Diğer ajanslarla aynı ortamı paylaşmaktan çekinmeyiz. Aynı ortamda bir şeyler tartışmaktan da çekinmeyiz. Ama diğer ajansların işlerine yorum yapmaz karışmayız. Sorulduğu zaman da bir şey söylemeyiz. Biz de kendi işlerimize ilgili aynı saygıyı karşı taraftan bekleriz.


Ajanslar arasında yoğun bir temas olacak herhalde?

Olması gerekecek. İşin içine medya planlama ajansını, MindShare’i de dahil etmek lazım. Satın alma sürecinde de ADD Medya, Çukurova grubu için satın alma yapan şirket devrede olacak. En son yaptığımız toplantıda ADD Medya’nın da, MindShare’in de direktörleri oradaydı. Böyle bütünleşik bir yapıda hareket ediyoruz. Henüz Leo Burnett ya da Alametifarika’yla bir toplantıya girmedik. Ama bu, yarın öbür gün girmeyeceğimiz anlamına gelmiyor. Büyük ihtimalle yıllık büyük brifinglerde bir araya geliriz diye tahmin ediyorum. Ama ondan sonra herkesin kendi kulvarında işini düzgün bir şekilde yapması lazım. Yönlendirme yapmak, dediğim gibi, müşterinin işi.

Tankut Karahan’la yaptığımız söyleşinin tamamını MediaCat’in Eylül sayısında okuyabilirsiniz.