Şimdi haberler

Sessiz ve derinden, dünya medyası ve insanlık şu anda en büyük imtihanlarından birini veriyor.
02.05.2014 - 17:18
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

“Güney Kore’de batan gemide 64 kişi hayatını kaybetti. 238 kişiden haber alınamıyor. Feribotta 475 yolcu bulunuyordu.”

Satır arasından bir haber.

Dün, yan komşumuzun hastalığı bile bizi derinden etkilerken, bugün Kore’deki bir felaket 30 saniyelik bir haber olmaktan öteye gidemiyor.

Alain de Botton.

Ünlü filozof ve yazar, son kitabı ‘The News- A Users Manual’da hayatımızın omurgasında yer alan haberlerden yola çıkarak medyayı ve insanın medyayla ilişkisini mercek altına alıyor.

Botton’un analizlerinde insanlığın gelişimi ve ilerlemesi üzerine çok önemli iki konu göze çarpıyor: ‘Trajediler ve Bilgeler.’

Bir zamanlar insanlar çevrelerine karşı daha duyarlıydı. Birbirini tanıyan yakın topluluklarda, trajik olaylar insanları düşündürüp, harekete geçirebiliyordu.

Aristo, Poetika adlı yapıtında bunu tanımlıyor ve trajedide olay örgüsünün kişilerden daha önemli olduğunu ileri sürüyordu. Aristo’ya göre trajedinin yüce bir amacı vardı. Bu da kahramanın çektiği acıyı göstermek değil, izleyicilerin kendi benliklerini tanımalarını sağlamaktı. Zira izleyiciler acıma ve korku duygularını yaşayarak kendi benliklerini tanır ve gelişimlerini tamamlardı.

Diğer taraftan, bilginin kaynağı bilgelerdi. Çok okuyan, araştıran, düşünen ve yorumlayan bu kişiler, hemen her alanda uzmanlaşabiliyordu. Daha çok bilginin, ilerlemeyi daha da hızlandıracağı düşünülüyordu. Bilgi ve haber yayılmalıydı. Bu konuda önde gelen kişilerin ve bilgelerin toplumlar üzerinde kilit bir rolü vardı.

En büyük imtihan

Zaman içinde bilgelerin rolünü medya üstlendi. Matbaanın keşfi ve gazetenin hayatımıza girmesiyle hareketlenen ‘haber’, önce radyo, televizyon ve sonrasında internet ile anlık tüketilebilen ve globalleşen bir özellik kazandı.

Haber ve bilgi bombardımanı, sosyal medyanın da katılımıyla bilgi seline dönüştü. Kontrolsüz bilgi ve haberin prim yaptığı bir ortamda derin bir sarhoşluk oluştu.

Bu sarhoşluğu besleyebilmek için haber mühendisliği ile ‘üretim’ çabasına giren medya, boşlukları Kim Kardashian modeli ünlülerin anlamsız güncel hayatlarıyla ve yapay melodramlarla doldurma çabasına girişti.

Topluma rol model olması beklenen gerçek fikir liderleri, yani günümüz bilgeleri kendini ya geri çekti, ya da kalabalıkların içinde sesleri kayboldu.

Ekranlar, servis edilen dolgu dramlar, içi boş tartışma programlarında tanıştığımız ‘yeni devrin fikir önderleriyle (!) ve plastik / formül trajedilerle doldu.

Aristo’nun da dediği gibi trajedilerin insanlık için önemi büyük. Şahit olduğumuz trajediler yoluyla yaşamsal dersler çıkartıp, empati duygularımızı geliştiriyor ve sonunda birey ve toplum olarak gelişimimizi tamamlıyoruz. Öte yandan, fikir liderleri ve bilgeler geniş kitleleri yönlendiriyor, bilgilendiriyor, doğru ve yanlışı birbirinden ayırt edebilmemiz için bize yol gösteriyor.

Cep telefonlarımızdaki sosyal dünyamızdan, salonlarımızdaki televizyonlarımıza kadar bütün ekranlarda nelerin ağırlıkla yer alacağı ve kalitesi toplumsal geleceğimizin anahtarını elinde tutuyor.

Alain de Botton’un kitabı önemli bir uyarı içeriyor aslında. Sessiz ve derinden, dünya medyası ve insanlık şu anda en büyük imtihanlarından birini veriyor.