“Shakespeare benim için her şey”

Ralph Fiennes, Cannes’da Alan Rusbridger’ın sorularını yanıtladı.

19.06.2014 - 10:15 | Melis Madanoğlu Sözer

Ralph Fiennes, Cannes Lions 2014
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Cannes sahnesinin en ilginç oturumlarından biri de The Guardian‘dan Alan Rusbridger’ın her karaktere girebilmesiyle tanınan aktör Ralph Fiennes‘ı ağırladığı oturumdu. Fiennes’a her fırsatta “Bir karakteri canlandırman için mutlaka o karakterin türlü işkencelerden geçmiş olması mı gerekiyor?” sorusunu yönelten Rusbridger’a Fiennes’ın yanıtı alışılagelmişin dışında oldu: “Sorun o karakterlerin ne yaşamış olduğu değil, benim ne kadarını başarabileceğim. Karakter ne kadar zorlu olursa o kadar başarılı hissedebiliyorum. Tamamen egoyla ilgili bir durum.”

Ralph Fiennes, Cannes Lions 2014

İşte Fiennes’in Rusbridger’a verdiği yanıtlardan bazıları…

  • “Bazen bu filmi, filmde canlandırdığın karakteri neye göre seçiyorsun diye soruyorlar. Tamamen hislerime göre seçtiğimi söylüyorum. O karaktere hayat verebileceğimi hissediyorsam rolü kabul ediyorum.”
  • “Shakespeare hayranlığım nedeniyle oyuncu oldum. Shakespeare benim için her şey. Hamlet’i oynamaksa gerçekleşen en muhteşem hayalim.”
  • “Yaşlandıkça oyunculuk hakkında tek bir doğru olmadığını görüyorum. Keskin çizgiler içinde tanımlar yapamıyorum. Ancak gençken dil benim için çok önemliydi. Bu konuda da Lawrence Olivier’den ilham almıştım. Hemen hemen tüm repliklerini ezberlemiştim.”
  • “Gerilim ve zıtlık içeren karakterleri oynamayı seviyorum. Dickens’ın karakterleri gibi zor anlaşılır, kimileri tarafından nefret edilse de iyi tarafları da olduğunu hissettiğimiz karakterleri seviyorum.”
  • “Bir karakteri canlandırırken kendinizi o kişinin yerine koyabilir, o olduğunuzu hayal edebilirsiniz ancak bunu sadece kendi tecrübeleriniz dahilinde yapabilirsiniz.”
  • “Bir aktör olarak dünyada olan biteni takip etmeyi seviyorum. Canlandırdığım karakterlerde de bunları bilmek işime yarıyor bu nedenle haberleri takip ediyorum.”
  • “Özel hayat diye bir gerçeklik artık kalmadı. E-postalar, sosyal medya hesaplarınız, telefon mesajlarınız hepsinin takip edilebilir olduğunu bilmek çok korkutucu hatta dehşet verici.”
  • “Her gün yoga yapıyorum.”
  • “14 yaşındayken Bond olmayı isterdim. Artık çok yaşlıyım. Şaka bir yana M’i oynadığım için çok mutluyum.”
  • “En son Rusya’da St. Petersburg’da çalıştığım yönetmenlerle sohbet sırasında öyle bir şey öğrendim ki bu çok çok rahatsız ediciydi. Film çekerken uyulması gereken kurallardan birinin hiçbir direktörün homoseksüel olmaması ve filmde eşcinsellerle ilgili hiçbir çağrışımın yapılmaması olduğunu öğrendim. Bu son derece endişe verici. Rusya basınının da yeterinde özgür olmaması çok üzücü. Rusya’da basının omurgası kırılmış.

Fotoğraflar: @streetfoxlondon ve @GeorgeToma