Sex and the marketing

MediaCat Temmuz sayısında geçmişten günümüze reklamcılığın erotik hafızasından bir kesit sunuyor...

01.07.2009 - 15:14 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Reklamlarda cinselliğin kullanımı yeni bir şey değil. Ama hem cinsellik kokan reklamların sayısı hem de erotizmin dozu giderek artıyor. Peki, cinselliğin cazibesinden en çok hangi markalar faydalanıyor? Bu markalar bu öğeyi niye tercih ediyor? Dahası tercih etmeyenler niye etmiyor? MediaCat Temmuz sayısında geçmişten günümüze reklamcılığın erotik hafızasından bir kesit sunuyor.

Modern reklamcılığın kurucusu olarak kabul edilen Albert Lasker, reklamcılık tarihinin en önemli üç olayını sayarken F. Wayland Ayer’in reklam ajansı-reklamveren ilişkisini baştan aşağı değiştiren açık sözleşme uygulamasını ve kendisinin geliştirdiği gerekçeli (reason-why) reklam tekniğinin yanı sıra Helen Resor’ın reklamlarda ilk kez cinsel cazibeden yararlanmasını sıralar.

J. Walter Thompson ajansının efsanevi yaratıcı reklamcısı Helen Resor, Lasker’in söz ettiği avangard reklamını Woodbury’s Facial Soap adlı bir sabun markası için hazırlamıştı. Bu devrimci reklama gelinceye kadar reklamlarda sabun, ciltteki lekeleri, yaraları ve başka hastalıkları yok eden patentli bir ilaç gibi sunuluyordu. Helen Resor, bu geleneği hiç acımadan yıktı. Sabunu cilt hastalıklarının yarattığı korku duygusuyla değil, güzel bir yüzün yarattığı aşk duygusuyla satmaya başladı.

Söz konusu reklamda gece kıyafetleri içindeki hoş bir çifti gösteren bir illüstrasyon yer alıyor. Adam kadına yan taraftan sarılmışken, kadın gülümseyen derin gözlerle uzaklara bakıyor. Bu dikkat çekici görsel öğenin hemen altında ise ‘A skin you love to touch’ (serbest bir çeviriyle ‘Okşamaya doyamayacağınız bir cilt’) sloganı yer alıyor.

Helen Resor’ın feminen cesaret ve ferasetinin eseri olan bu reklam, kendinden sonra yapılacak birçok reklam için doğrudan ve dolaylı olarak ilham kaynağı oldu. Bu reklam serisi, Woodbury’s Facial Soup’un satışlarını sekiz yıl içinde yüzde bin oranında artırarak tartışılmaz bir satış başarısı elde edilmesini sağladı.

Helen Resor’ın zamanı için çok devrimci denebilecek bu çalışmasına bugünün gözüyle baktığımızda yalnızca ‘çok naif’ diyebiliriz. O günden bugüne köprülerin altında çok sular aktı, seksin, kadının, erkeğin, cazibenin başta reklamlar olmak üzere pazarlamada kullanılması konusunda çok yol alındı. Bugüne kadar kötü örneklerin yanında cinselliğin gerçek anlamda yaratıcı ve cezbedici bir öğe olarak kullanıldığı iyi, hatta çok iyi örnekler de oldu.

HEM BİLGİ HEM OYUN

MediaCat Temmuz 2009 sayısının ‘Sex and the marketing’ başlıklı kapak dosyası, cinsellik ve reklamın tarihi birlikteliğinden örneklerle bir kesit sunuyor. Görsel olarak zengin bir içeriğe sahip olan dosyada bilginin yanı sıra eğlence de var: Derginin Haziran sayısında yayımlanan ‘Türk reklamcılığının yükselen yıldızları’ başlıklı dosyada tanıttığı genç reklamcılardan, cinsellikle ilk bakışta doğrudan ilgisi olmayan ürünler hakkında hayali markalar için örnek afişler hazırlamalarını istendi. Dosya genç yetenekler tarafından bu kapsamda tasarlanmış görmeğe değer işlerden de örnekler sunuyor.

Derginin Temmuz kapağı ise önceki beş kapak gibi Hulusi Derici tarafından tasarlandı. MediaCat söz konusu kapak dolayısıyla bu ay raflarda yerini siyah poşet içinde aldı.

MediaCat Online Site İçi Link

MediaCat Temmuz sayısı çıktı