‘Serdar Turgut’un söyledikleri ile yazdıkları arasında çelişki var’

Fehmi Koru MediaCat’e son zamanlarda iyice hararetlenen türban konusu, AKP hükümeti, Sabah-ATV ihalesini alan Çalık Grubu ve Abdullah Gül’le beraber gittiği Washington ziyareti sonrasında kendisine oklarını çeviren Akşam yazarları hakkında konuştu...

22.01.2008 - 09:24 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Fehmi Koru MediaCat’e son zamanlarda iyice hararetlenen türban konusu, AKP hükümeti, Sabah-ATV ihalesini alan Çalık Grubu ve Abdullah Gül’le beraber gittiği Washington ziyareti sonrasında kendisine oklarını çeviren Akşam yazarları hakkında konuştu.


Washington ziyaretinizden sonra pek çok yazıya konu oldunuz. Bu seyahat sonrasında gerçekten etkilenmek ve daha olumlu bakabilmek mümkün mü bazı şeylere?

Ben şunu anlamıyorum. Türkiye’nin Cumhurbaşkanı New York’taydı. Basına açık temaslarda bulundu. Benimle ilgili o yazıları yazan Oray Eğin üç blok ötede bir kafede oturuyordu tüm bunlar olup biterken. Rockefeller Center’ın önünden geçerken kendi gözlerimle gördüm. Benimle ilgili o yazıları yazabiliyor ama bir gazeteci olarak merak edip de orada ne oluyor diye gelip izleme gereği duymuyor. Bizim büyüklerimizden öğrendiğimiz budur; bir gazeteci nerede olursa olsun etrafında olup bitenden okurlarına aktarabileceği bir şeyler elde etmelidir. Biz ‘seçilmiş’ gazeteceyiz ya, oraya yanlı haber yapmak için gittik ya hani; madem öyle o da ‘yansız’ haberlerini aktarmak için sızsaydı o zaman oralara. Hiç öyle bir çaba görmedim kendisinde.


Serdar Turgut’un imkan olsa sizi transfer etmek istediğiyle ilgili sözlerinden sonra biraz daha imalı yaklaşıyor gibisiniz bu tarz yazılara?

Serdar bey’in sözleri gönlümü okşadı. Ne var ki aynı Serdar Turgut’un bu söyledikleri ile sonradan yazdıkları arasında çelişki var. Zaten o da kendisini savunmak için birkaç tane yazı yazmak zorunda kaldı: ‘Ben öyle demek istemedim de, böyle demek istedim de. . ’ diye.


Böyle bir teklif gelse geçer misiniz Akşam’a peki?

Bugüne kadar Aydın Doğan Grubu dahil ‘gel’ teklifi almadığım hiçbir grup yok ki. Üstelik de açık çekle. Okur kitleme karşı sorumluluğum var ama. Onlarla birlikte mi geçeceğim yoksa onları bırakıp mı geçeceğim? Okurumu doğru bir yere mi götürmüş olacağım acaba? Oturup bunu düşünürüm önce. Bu sebeple hiçbir teklife evet demedim bugüne kadar.


Siz imkan olsa kimle aynı çatı altında olmak isterdiniz?

İsim veremem. Bak Serdar Turgut benim ismimi vermiş, başına iş açtı. Şimdi bana her bir şey dediklerinde diyorum ki: “Bak, MediaCat’e böyle demişti bu adam…” Bir de bugün iyi dediğim bir adam yarın bir gün saçmalayabilir. Kimseye kefil olamam.

Röportajın tamamını MediaCat’in Şubat sayısında okuyabilirsiniz.

Hazırlayan: Selin AKINCI