Serdar Erener: Türkler kulaklarıyla yaşar, kalpleriyle düşünür

Serdar Erener, MediaCat Forum 2005'te 'Türk Aklı' başlığı altında interaktif ve renkli bir konuşma yaptı.

17.11.2005 - 00:00 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Guy Kawasaki ve Chin-Ning Chu’nun konuşmalarıyla başlayan MediaCat Forum 2005’in öğleden sonraki oturumlarında Carrefour Global Pazarlama Direktörü Alain Thieffry ve Serdar Erener birer konuşma yaptılar.

Thieffry konuşmasında Carrefour’ın gittikçe şiddetlenen perakende savaşında, bölgesel ve global düzeyde ne gibi stratejiler izlediğini ve ne gibi çalışmalar yaptığını anlattı.

Thieffry’nin ardından sahneye çıkan Serdar Erener ‘Savaşın En Zorlu cephesi: Türk Aklı’ adlı interaktif ve renkli bir prezentasyon yaptı.

Konuşmasında reklamcılıkta kulağa gözden daha fazla önem verilmesi gerektiğini söyleyen Erener, Türk reklamcılığında, sektörde güzel sanat fakültelerinden gelen çok sayıda insan olmasından ötürü görselliğin ön plana çıktığını iddia etti.

İYİ BİR SES FİKRİ
“Türkler kulaklarıyla yaşar” diyen Erener, sözlerini, “İnsanlara bir şey satmak istiyorsanız ve iyi bir ses fikriniz yoksa başarılı olamazsınız” şeklinde sürdürdü.

‘SEZEN AKSU BİR DAHİDİR’
İddiasını desteklemek için Sezen Aksu’yu örnek veren Erener, Sezen Aksu’nun kulağı ve kalbiyle yaşadığını ve insanların kalbini kulaklarından içeri girerek fethettiğini söyledi. Sezen Aksu’nun hemen hiçbir klibinin iyi olmadığını, görsel yönünün zayıf olduğunu belirten Erener, Sezzen Aksu’nun buna rağmen çok başarılı olduğunu hatırlattı. Erener bu nedenle Sezen Aksu’nun bir dahi olduğunu düşündüğünü söyledi.

DUYGU AKLA YÖN VERİR
Felsefe ve bilim dünyasında eskiden duyguların aklın kafasını karıştırdığının düşünüldüğünü belirten Erener, bu paradigmanın değiştiğini ve artık duyguların akla yol gösterdiğinin, aklın dikkatini topladığının düşünülmeye başlandığını söyledi.

Bu temel insani özellikten yola çıkan Erener genel olarak tüm insanların ve kültürel olarak Türklerin kalpleriyle düşündüklerini söyledi.

BİRAZ HACİVATIZ, BİRAZ KARAGÖZ
Türk tüketicisine ilişkin özgün bir segmentasyon yapan ve Türk tüketicisini genel olarak hacivatlar ve karagözler şeklinde ikiye ayıran Erener, hepimizde belirli oranlarda hem hacivatlık hem de karagözlük olduğunu söyledi.

Türk tüketicilerini yakalayabilmek için karagözlük kapısından girip biraz da hacivatlık yapmak gerektiğini iddia eden Erener, sözlerini “İçinizdeki Karagöz’ü küçümsemeyin, içinizdeki hacivatlığı abartmayın” diyerek bitirdi.