Sektörün kulak vermesi gereken 10 tartışma

Dijitalde normalleşme, smart data, kalbe dokunan yaratıcılık ve diğerleri…

16.10.2015 - 11:31 | Tuğba Dülger Özöğretmen

Kimola Trends, gerçek zamanlı iletişimde yeni bir devir başlatıyor.
22
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

New York’ta 5 – 9 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen AdForum Worldwide Summit, bu yıl 30 ajans danışmanı, 23 ajans CEO’su ve çok sayıda disiplinden sektör liderini bir araya getirdi. Etkinlikte, önümüzdeki dönemde sektöre yön vereceği öngörülen 10 tartışmanın ana hatları belirlendi.

1. Erişkinlik ve normalleşme
Kreatif ajanslar dijital devrimi sindirdi. En başta ayak uydurmakta zorluk çekseler de, sonradan kontrolü ele almayı başardılar. İronik bir şekilde içeriğe öncelik verme meselesi, dijital ajansları da kreatif ajansların sınırları içine çekti. Hayatına devam eden dijital ajanslar her zamankinden daha sofistike hareket ediyorlar.

2. İletişim hizmetlerini yeniden gruplama
Artan karmaşa, ajans hizmetlerinin entegrasyonunu da zorunlu kılıyor. Müşteriler basitlikten yana tavır alırken, “tam hizmet” hayaleti ortalıkta gezinmeye devam ediyor. Prodüksiyon ve medya; sosyal entegrasyon, deneyimsel pazarlama ve artan etkileşim anlayışıyla tekrar ajansların içine çekiliyor. Bunu, medya ajanslarının yüz yüze olduğu bir tehlike olarak okumak da mümkün.

3. Silolardan uzmanlaşmaya geçiş
Entegrasyon modeli eskisinden farklı. Bu yüzden ajanslar “çevik ve atik” olduklarını ispatlamak için yeni yapılar geliştiriyorlar. Ekiplerin artık daha multidisipliner ve esnek olduklarına ve hızlı tepki verdiklerine şüphe yok.

4. Teknoloji bir nitelik değil
Dijital herkesin odağında. Bu “yeni normal”, dijital ajansların farklılaşmasını zorlaştırıyor. Oyun, artık dijitalin ilkelerini nasıl uyguladığınızla şekilleniyor. Teknoloji her şey değil, bu yüzden daha fazlasına ihtiyacınız var.

Sektörün kulak vermesi gereken 10 tartışma

5. “Big data”dan “smart data”ya
Data meselesi sektörü meşgul ededursun, artık temel tartışma datayı nasıl elde ettiğiniz değil, harekete geçmek üzere nasıl yorumladığınız etrafında dönüyor. Zira data ve fikir birbirini takip eden etmenler olmalı. Gerçek zamanlı pazarlama yükselişine devam ederken, akıllıca kurgulanmış metrikler, verimliliğin temel itici gücü olarak kabul ediliyor.

6. İletişimden daha fazlası: iş problemini çözmek
Ajanslar her geçen gün danışman rolünü omuzlarında daha fazla hissetmeye başlıyor. Hedefleri ise yalnızca bir reklam talebine karşılık vermek değil, herhangi bir iş problemini çözmek oluyor.

7. Ürün inovasyonu
Etkinlikte yer alan birçok ajansın ürün geliştirmeye dair vurguladığı nokta, “söylemekten” ziyade “yapmak” idi. Ajanslar müşterilerine “önce ürün yaklaşımı”nı sunduklarını söylerken, ürün ve ilgili deneyimlerin öneminin arttığını vurguladılar. Kısacası “önce iyi bir ürün tasarla, ardından ilişkileri inşa etmek için çalış.”

8. Kalbe dokunan yaratıcılık geri dönüyor
Geçtiğimiz yıllarda web savaşlarını “görüntüleme ve like” üzerinden yürüten ajanslar, artık kalbe dokunan hikâyelerden güç alıyor. Bu ise markaların her zamankinden daha fazla “gerçek” olmaları gerektiğinin bir işareti.

9. Tekrarlanan ve gerçek zamanlı pazarlama
Data kullanımındaki gelişmeler sayesinde kampanyalar eş zamanlı olarak “öğrenme” ve tüketicisinin nefes aldığı her ana karşılık verme gücüne sahip. Data sağ olsun; artık hatalar düzeltilebilir ve mesajlara ince ayarlar çekilebilir.

10. Brief vermeyin, işbirliği yapın
Gerçek zamanlı pazarlama ve yeni uzmanlık alanları, geleneksel brief anlayışına sekte vuruyor. Müşteri ve ajansın, çalışma süresince işbirliği içinde olduğuna tanıklık ediyoruz. Günümüzün çoklu platform düzeni, belirli bir zaman diliminde kurgulanmış kampanyaları değil, süren işbirliklerini talep ediyor.