Seguela’dan inanılmaz itiraflar

Ünlü Fransız reklamcı Jacques Seguela önümüzdeki ay yayınlanacak son kitabında, Türkiye’yle ilişkisi hakkında şok edici açıklamalarda bulunuyor. Meğer Seguela tam bir “Turkofon”muş...

01.04.2003 - 00:00 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Ünlü Fransız reklamcı Jacques Seguela önümüzdeki ay yayınlanacak son kitabında, Türkiye’yle ilişkisi hakkında şok edici açıklamalarda bulunuyor. Meğer Seguela tam bir “Turkofon”muş…

“Boulangerie Artisanal” dergisinin haberine göre, Seguela’nın, ismi bir sır gibi saklanan son kitabı, kimsenin kolay kolay anlatmaya cesaret edemeyeceği itiraflarla dolu. Önemli bir bölümünü Türkiye maceralarının oluşturduğu kitapta Seguela, babasının görevi dolayısıyla 3 yıl kadar İstanbul’da yaşadıklarını ve çocukluğunda öğrendiği Türkçeyi hiç unutmadığını açıklıyor. 50’li yıllardan beri Türkiye’ye defalarca gidip geldiğini ve uzun süreler kaldığını belirten Seguela, Boulangerie Artisanal dergisine yaptığı açıklamada şöyle diyor:

“Türkler kendilerini ‘asker millet’ olarak tanımlar. Oysa onlar dünyanın ilk ve muhtemelen de son ‘reklamcı milleti’dir. Bir Türk’le konuşurken, çoğu kez, bu dilin kelimeler ya da cümlelerden değil, sloganlardan oluştuğunu hissederim. Benim reklamcılığım İstanbul’un seyyar esnafından, taksi ve minibüs kültüründen, açık hava marketlerinin yaratıcı satıcılarından beslenmiştir. Yaratıcı cesaretimize meydan okuyan kampanyaların en bunaltıcı hazırlık dönemlerinde soluğu İstanbul’da aldığımız çok olmuştur. Goudard’la birlikte İstanbul tretuarlarını adımlarken, aradığımız profesyonel ilhamın birazdan bizi gelip bulacağına hep emin olmuşuzdur.”

Türkiye’yle ilişkisini bu zamana dek gizlemesini “insanın, yüz yaşına bassa da sırları olması gerektiğine inanıyorum” diyerek açıklayan Seguela, 1991 yılında Anavatan Partisi ve Mesut Yılmaz’la yürüttüğü siyasal kampanya sırasında, Türkçe bildiğini gizleyebilmek için oldukça zorlandığını söylüyor. Seguela “kitabım yayınlanınca, kendi aralarında konuştukları her şeyi anladığımı görmek onların da hoşuna gidecektir. Ne de olsa aradan epey zaman geçti” diye konuşuyor…