Şeffaflık 2: Cam duvarlı mezbaha

Wikileaks, hatalarından ders çıkarabilen yeni bir gerilla şeffaflık hareketine ilham verdi. The Economist dergisinde ‘Müslüman Kardeşler, politik İslam için neyi ifade ediyorsa, WikiLeaks de gerilla şeffaflığı için odur’ yorumu yapıldı.
28.02.2011 - 00:00
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Paul McCartney bir defasında; “Eğer mezbahaların cam duvarları olsaydı insanlar içerideki katliamı gerçekten görebilir ve herkes vejetaryen olurdu” dedi.

Bu en çarpıcı deyim olmayabilir. Fakat şeffaflık konusunda düşünmek için iyi bir başlangıç.

Geçen ay yayınlanan makalemin birinci bölümünde “Eğer dünyanın en güçlü markası olan ABD hükümeti sırlarını WikiLeaks’den saklayamadıysa, bu günlerde kim sırrını saklı tutabilir?” diye sormuştum.

Kuşkusuz hiç kimse.

WikiLeaks hükümet görevlilerinin internet çağı ile henüz baş edemediklerini kanıtladı. İş dünyası da benzer bir ders alacak mı?

Bütün organizasyonlar bu tehlikeye karşı savunmasız. Hatta, ironik bir şekilde, WikiLeaks’den ayrılan bir grubun kurduğu OpenLeaks, tasarımı sızdığı için, yayına planlanandan önce başlamak zorunda kaldı.

BÜYÜK DEĞİŞİM

Şeffaflık şirketlerin hayatını değiştirecek. Dijital teknoloji her şeyi kayıt altına alıyor ve kolayca paylaşılabilir hale getiriyor. Facebook, Twitter, Orkut ve FourSquare gibi sosyal platformlar, bireylerin hayatlarının bütün yönlerini arkadaşları, aileleri ve bütün dünya ile paylaşabildiklerini gösteriyor.

Heather Brookes Guardian’da; “Eskiden geçici ve gizli olarak düşündüğümüz olay veya bilgiler artık kalıcı, genel ve kamuya açık hale geldi” yazdı.

İş hayatında, bu yeni kamusallık etkili olmaya başladı. CEO maaşları ve bonusları artık genel medya konularından biri. Tedarik zincirleri, SourceMap ve GoodGuide gibi sitelerce ifşa ediliyor. Coca-Cola ve McDonald’s gibi markalar için artık bireyler firmaların kendinden daha fazla bilgi üretip paylaşıyor. Forum, blog ve tartışma mecralarında iş dünyası tartışılır, parça parça edilir, incelenir ve kritik edilir hale geldi.

Wikileaks, hatalarından ders çıkarabilen yeni bir gerilla şeffaflık hareketine ilham verdi. The Economist dergisinde “Müslüman Kardeşler, politik İslam için neyi ifade ediyorsa, WikiLeaks de gerilla şeffaflığı için odur” yorumu yapıldı.

1999’da Sun Microsystems’in hâlâ CEO’suyken Scott McNealey “Gizliliğiniz yok, buna alışın” demişti. Yani, hiç korunman yokmuş gibi davran, bunun en iyi korunma biçimi olduğunu göreceksin.

Bir plan yap. Dedikodulara nasıl cevap vereceksin veya nasıl cevap vermen gerekir? Birçok bilgiyi açığa çıkaran büyük sızıntıya karşı nasıl davranacaksın?

Kendine nasıl daha şeffaf olabileceğini sor. Bu şeffaflığı nasıl göstereceğini düşün. Sonra bu şeffaflıktan rekabet üstünlüğü yaratmanın yollarını bul.

Çalışanları buna nasıl dahil edeceksin? Neyi, nerede söyleyecekler?

Anahtar nokta, hisse sahiplerinin menfaatlerini koruyor gibi görünmek yerine en alt düzeyden süpervizörlere, orta düzey yöneticilere kadar bütün sorumlular arasında dâhili bir iletişim ağı kurarak onları bir araya getirmek.

Yani ast-üst komuta zincirini kaldırıp, geniş yelpazedeki aktivitelerle akran iletişimini sağlayarak, şeffaf ve açık bir şekilde yönetildiği genel olarak kabul edilen yüksek performanslı bir organizasyon haline gelmek gerekiyor.

Yani bu, pek çok yönetim seviyesinde içselleşmiş savunmacı Osmanlı İmparatorluğu politikasına son vermek anlamına geliyor.

Bütün kalbinizle yönetmeliklere tâbi davranmak ve “kural koyuculardan daha zekiyiz” düşüncesiyle kuralları esnetmeye çalışmamak demek.

Basitçe ortaya koymak gerekirse, samimi ve dürüst diyaloglarla, kurumsal standart ve amaçlara ulaşmak için, aktif olarak yönetilen ve rehberlik edilen yeni bir açıklık kültürü yaratmak demek.

Eğer bir çalışan şirket ürünlerinin misyoneri olacaksa, o kişinin ürüne gerçekten inanması gerekir.

Radikal şeffaflık eski kuralları yıkan bir oyunbozandır.

Eğer şeffaflık konusunda bir planınız varsa ve bu konuda birkaç adım attıysanız potansiyel kabus senaryolarını daha iyi öngörebilirsiniz.

Şimdi başlayın.

Ortamı yumuşatarak bitirmek için WikiLeaks avukatının absürd bir Noel mesajına yer verelim.

Mesaj: “Sevgili çocuklar, Noel Baba aslında anne ve babacığınız. Sevgiler, WikiLeaks.”