Seçmen aklıyla mı karar veriyor duygularıyla mı?

Bahçeşehir Üniversitesi, MediaCat ve Reklamcılar Derneği'nin işbirliğiyle, Beşiktaş Buluşmaları adı altında ...

27.02.2009 - 15:40 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Bahçeşehir Üniversitesi, MediaCat ve Reklamcılar Derneği’nin işbirliğiyle, Beşiktaş Buluşmaları adı altında düzenlenecek etkinliklerin ilki olan “Seçim ve İletişim Konferansı”nda, seçmen profili ve bir tüketici olarak seçmene ulaşmanın en etkili yolları, uzmanlar ve siyasetçiler tarafından tartışıldı. Konferansa ‘Seçmen aklıyla mı karar veriyor duygularıyla mı?’ sorusu çerçevesindeki değerlendirmeler damgasını vurdu.

Konferansın açılışını yapan Reklamcılar Derneği Başkanı Yiğit Şardan konuşmasında, günümüz siyaset iletişiminin propaganda niteliği taşıdığına ve odağa seçmenin alınmadığına dikkati çekti. Seçmeni bilgilendirmek için etkili mecralardan olduğunu düşündüğü televizyon ve radyo üzerindeki yasağın kalkması gerektiğini düşünen Şardan, odağında seçmenin olmadığı bir iletişim stratejisinde karşılık alınamayacağının da altını çizdi. Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, Schopenhauer’in “Bu dünya benim tasarımımdır” cümlesinin günümüzde artık tamamen değiştiğini söylerken, “21. yüzyılda dünya, bize dayatılanların bir tasarımıdır” dedi. “Her şeyin satılabilir, yeter ki alıcı kitlesi oluşturulsun” diyen Arıboğan, artık ihtiyaçlarımıza göre bir şeylerin yaratılmadığına, yaratılan şeylere göre ihtiyaçlarımızın şekillendirildiğine, bir anlamda artık tüketicinin tasarlandığına değindi.

Prof. Dr. Haluk Gürgen’in moderatörlüğünü yaptığı, ünlü sosyal araştırmacı Prof. Dr. Yılmaz Esmer ve Yönelim Araştırma’dan Ali Eşref Turan’ın söz aldığı oturumda ilk sözü alan Esmer, seçmenin tüketici ile eş değer görülmesine karşı çıktı ve “Seçmen bir tüketicidir ve rasyoneldir, artı/eksi değerleri vardır, şeklinde düşünmek yanlıştır. Oy vermek zaten başlı başına irrasyonel bir harekettir. Seçmen bir birey olarak, verdiği oyun karşılığını almaz. Oysa tüketicinin seçiminin bir maliyeti vardır ve bu göz önünde bulundurulur” dedi. Seçim sonuçlarını belirleyen en önemli faktörün, parti aidiyeti olduğunu söyleyen Esmer’den sonra söz alan Turan’da 1963’ten itibaren günümüzdeki şeklini alan yerel seçimler ve sonuçlarına dair önemli noktalara parmak bastı.

“Obama’nın Liderlik Sırları” adlı kitabın yazarı ve siyasal iletişim uzmanı Necati Özkan, sandığa gitmeyen kitleleri harekete geçiren ve “interneti kullandığı için” Başkan olan Obama’nın, yıllanmış UMUT ve DEĞİŞİM kavramlarına getirdiği yeni açılımlara değindi. Rasyonel seçmenin varlığına inanan ve bu güven duygusunun seçimleri etkilediğinin altını çizen Özkan, “Ne medya ne de kampanya liderin özelliklerini değiştiremez” dedi. Umut ve değişimi Başkanlık yarışı öncesinde de insanlara aşılayan birisi olarak, Obama’nın seçim için yaratılan bir figür değil, tabanı tanıyan biri olduğunu söyledi.

“Seçim ve İletişim” temalı konferansın ikinci bölümünde siyasetçiler yer aldı. Gazeteci Güneri Civaoğlu’nun moderatörlüğünde yapılan son oturuma, CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin katıldı. ‘İstanbulluların Beklentileri ve CHP’nin Vaatleri’ başlıklı oturumda, 29 Mart Yerel Seçimleri öncesinde CHP’nin izlediği stratejiler, Kılıçdaroğlu isminin “bir markaya” dönüşmesi ve seçmenlerle iletişim konularına odaklanıldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş’ın da davet edildiği oturuma, Topbaş işlerinin yoğunluğu sebebiyle katılamadı.