Seçimi bol, ticari iletişimi az bir yıl

2014, reklam ve medya sektörü için pek de mutlu bir yıl olmadı.
01.09.2014 - 10:55
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

2014 tarihe “Türkiye’nin seçim yılı” olarak geçecek. Önce 30 Mart yerel seçimleri nedeniyle markalar izlemede kalarak medyadaki yerlerini siyasi partilere terk ettiler. Ardından 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimleri geldi. Sakin geçen ilk yarı ve Temmuz’da sektöre biraz olsun nefes aldıran siyasi reklamlardı. Ancak yine de 2014, reklam ve medya sektörü için pek de mutlu bir yıl olmadı.

30 Mart’ın derli toplu bir manzarasını daha önce yazmıştım. Bu sayıda 10 Ağustos seçimleriyle ilgili fotoğrafı paylaşacağım.

Doğan Grubu’na ambargo

Yarıştaki üç adayı her ne kadar siyasi partiler öne sürmüş olsa da kampanyalar bizzat adaylar tarafından yürütüldü. Sonuçta Türkiye, tarihinde ilk kez cumhurbaşkanını halkın seçimiyle belirledi.

2014, reklam ve medya sektörü için pek de mutlu bir yıl olmadı.Üç adayın reklam yatırımlarına baktığımızda ilginç bir tablo çıkıyor karşımıza. AK Parti adayı Recep Tayyip Erdoğan açık ara diğer iki adayın harcamasını katlamış.

Bir diğer ilginç nokta da adayların medya satın alma kararlarında “yandaşlık”ın belki de ilk kez bu kadar etkili ve göz önünde olmasıydı. Örneğin Erdoğan; başta Kanal D, Hürriyet ve CNN Türk olmak üzere Doğan Medya Grubunun hiç bir kanalına, gazetesine ve internet sitesine reklam vermedi. Turkuvaz Grubu ise Ekmeleddin İhsanoğlu’nun kampanyasını yayınlamaya yanaşmadı.

En büyük reklam yatırımının Turkuvaz Medya Grubu’na gittiği Erdoğan kampanyasında 30’a yakın farklı film çekildi. Gazetelerin arka sayfaları kampanyanın devam ettiği bir ay boyunca donatıldı. Kampanya süresince Erdoğan, toplam süresi 300 bin 603 saniye olan 6 bin 340 adet televizyon spotu yayınlattı. Başka bir ifadeyle kampanya boyunca kabaca 83,5 saat Erdoğan reklamı izlemişiz. Erdoğan’ın kampanyasında gazetelerde toplam 236 sayfa (111 bin 154 st/cm) reklam kullanılırken, radyoda ise 1603 adet spot (24 bin 94 saniye) yayınlandı. Outdoor reklamları ile ilgili ortada kesin bir rakam yok ama Erdoğan’ın başta bina giydirmeleri, duvar, üstgeçit ve araçlar olmak üzere açıkhava medya kullanımında görülmedik bir üstünlüğü vardı.

2014, reklam ve medya sektörü için pek de mutlu bir yıl olmadı.14 partinin desteklediği Ekmeleddin İhsanoğlu, televizyonda toplam 33 bin 39 saniye karşılığı 977 spot yayın yaptı. Bu süre dokuz saatin biraz üzerinde. Gazetede ise İhsanoğlu 31 ilan yayınlattı. İhsanoğlu, radyoda Recep Tayyip Erdoğan’la aynı süreyi kullandı. (864 spot, 24 bin 661 saniye)

Selahattin Demirtaş’ın kampanyasının medya yatırımı ise diğer iki adaya nazaran oldukça mütevazıydı. Demirtaş’ın 166 kısa spotunun gösterim süresi toplam 4 bin 229 saniyeydi. Yani bir saat civarında. Demirtaş gazete ve radyoyu ise hiç kullanamadı.

Kampanyada kimler çalıştı?

Erdoğan her seçimde olduğu gibi Arter Reklam ve Erol Olçok’la çalıştı. Bu kampanya sırasında Erol Olçok’un yanı sıra bir başka isim de dikkat çekti: Bayrak ve Fors filmlerinin senaryosunu yazan Dijital Sanatlar prodüksiyon şirketinin patronu Mustafa Uslu.

2014, reklam ve medya sektörü için pek de mutlu bir yıl olmadı.Ekmeleddin İhsanoğlu’nun kampanyasının dümeninde oğulları Aziz ve Orhan İhsanoğlu’nun olduğu anlaşıldı. Kampanya mutfağında ise Sina Afra, Ateş İlyas Başsoy gibi isimlerle birlikte Koray Çalışkan ve Selçuk Şirin gibi bazı akademisyenler ve gazetecilerin profesyonel olarak çalıştıkları öğrenildi. Kampanyanın PR ayağını ise Marjinal Porter Novelli yürüttü.

Selahattin Demirtaş’ın kampanyası tamamen gönüllülerle yürütüldü. Demirtaş kampanyasında öne çıkan profesyonel reklamcı, stratejist ya da iletişimci olmadı.

Siyasiler siyasete, markalar medyaya

Seçimleri ve yaz aylarını geride bıraktığımıza göre artık reklam sektörünün hızlanmasının vakti gelmiştir. Perakende başta olmak üzere, neredeyse pek çok sektörün kârsız ve hareketsiz geçirdiği ayların açığını kapatmanın tam zamanı. Kalan dört ayın, her sektörde ciro açıklarının kapatılacağı, kârlı bir yıl için çalışılacağı bir dönem olması dileğiyle.