Seçim kazandıran stratejiler

Levent Erden ve Necati Özkan seçim kampanyalarının nasıl bir strateji izlemesi gerektiğini tartıştı.

16.11.2013 - 12:09 | Ozan Mert

Levent Erden ve Necati Özkan seçim kampanyalarının nasıl bir strateji izlemesi gerektiğini tartıştı.
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Siyasi iletişimin önemli isimlerinden Necati Özkan ve Next Academy Başkanı Levent Erden Amerikan örneği üzerinden, dijital çağda başarılı olan seçim kampanyalarının esaslarını anlattılar.

“Kampanyalar iletmek istedikleri mesaja sadık kalmalı”

Necati Özkan, bir seçim kampanyasının, öncelikle, güçlü bir fikri basit bir şekilde iletebilmesi gerektiğini belirtti. Bunun dünya çapında bilinen en yakın örneği Barack Obama’nın, 2008 ve 2012’deki başkanlık seçimlerinde kullandığı ve kampanyanın ana fikrini özetleyen söylem. 2008’de ‘Change’ (değişim) diyerek iktidara gelen Obama, 2012’de ise, aradan geçen dört yıl boyunca siyasette pek fazla iş başaramamış olsa da, ‘Forward’ (ileri) sloganıyla tekrar seçildi. Öte yandan, yine Özkan’a göre, kampanyalar iletmek istedikleri mesaja sadık kalmalılar. Obama, hatta siyasete atıldığı ilk günlerden beri, aynı vizyonun iletişimini yaparken, son seçimlerde Mitt Romney’nin dört kere söylem değiştirdiğine, özellikle bir ara Obama’nın söylemini kendine mal etmeye çalıştığına şahit olduk.

Levent Erden ise eskiden siyasetçilerin kendi kampanyalarının seçmene dönük yüzünü toplumun birden çok kesimine birden hitap edecek şekilde kurgulamaya çalıştıklarını, bugün ise bunun işe yaramayacağını; bunun yerine her alt katman için mesajın (özünü korumakla birlikte) rötuşlanması gerektiğini, bunun için de bu alt katmanların siyasetçilerce çok iyi tanınması gerektiğini söyledi.

Seçim kazandıran stratejiler

Obama’nın hem 2008 seçimlerinde hem de 2012 seçimlerindeki kampanyalarının birer devrim niteliği taşıdığını; bunların ilkinden sonra sosyal medyanın, ikincisinden sonra da Big Data’nın seçim kampanyalarının temel unsurları haline geldiğini ve dünyadaki diğer demokrasilerde tedavüle girdiğini belirten Özkan, bu teknolojilerin stratejik olarak faydalı olabilmesi için iyi bir altyapı, eğitimli bir ekip, her şeyden önce de, sürekli olarak tetikte ve kamuoyundaki gelişmelere gereken tepkiyi vermeye hazır olmak gerektiğini söyledi. Erden de, benzer bir şekilde, kampanya ekiplerinin günde onlarca senaryo üzerinde durması gerektiğini, sürekli, “nereden şöyle bir şey gelirse ne yaparım?” şeklinde düşünmesi gerektiğini belirtti ve gerçek zamanlılığın önemine dikkat çekti.

Seçmenin, özellikle de partilerin bünyesinde olmayan çoğunluğun, seçim kampanyasına, küçük de olsa, bireysel olarak katkıda bulunmasını sağlamanın onu siyasetçinin zaferi için seferber olmaya teşvik ettiğini at yarışı bahisleri metaforuyla açıklayan Özkan, bu duruma örnek olarak Obama’nın kampanya için internet üzerinden topladığı küçük bağışları gösterdi.

Fotoğraflar: brandweekist@twitter ve libeyrut@twitter