Sahte ilaçla mücadelede AİFD’den önemli adım

Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD) toplum sağlığını tehlikeye atan sahte ilaçlarla daha etkin mücadele edilmesine katkıda bulunmak üzere kendi bünyesinde “Sahte İlaçla Mücadele Komitesi” oluşturdu.

01.10.2007 - 11:31 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD) toplum sağlığını tehlikeye atan sahte ilaçlarla daha etkin mücadele edilmesine katkıda bulunmak üzere kendi bünyesinde “Sahte İlaçla Mücadele Komitesi” oluşturdu.

AİFD’den yapılan açıklamada, “Daha etkili bir şekilde kontrol edilebilen, şeffaf bir ilaç tedarik zinciri ile hasta güvenliğini sağlamak amacıyla Sağlık Bakanlığı ve diğer resmi kurumların çabalarına tam destek verildiği” vurgulandı. Açıklamada, yeni komitenin AİFD’nin bu alandaki çalışmalarına ivme kazandıracağı ve Sağlık Bakanlığı’ndaki yetkililerin çalışmalarına bilimsel katkıda bulunarak işbirliği yapacağı kaydedildi.

Sahte İlaçla Mücadele Komitesi sahtecilikle mücadele etmek için uygun teknolojilerin seçimi ve uygulanmasında uzmanlığını paylaşırken, hasta güvenliğini korumak amacıyla gerekli diğer alanlarda da tavsiyelerde bulunacak.

Örgen: “Sahte ilaçla mücadelemiz ivme kazanacak”

Sahte İlaçla Mücadele Komitesi’nin kuruluşuyla ilgili bir açıklama yapan AİFD Genel Sekreter Yardımcısı Nurgün Örgen, bu konunun insan hayatını doğrudan tehdit ettiğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Son dönemlerde güvenlik güçlerimiz bu alanda başarılı operasyonlar yaptılar. Ancak sahte ilaçlar meselesini tamamen gündemden çıkarmak, uzun soluklu ve geniş kapsamlı bir stratejiyi gerektiriyor. Bu stratejinin, daha güçlü teknolojilerin kullanılması, tedarik zincirinin daha sıkı denetlenmesi ve cezaların caydırıcılığını artırmak ve toplumu doğru bilinçlendirmek gibi pek çok boyutu bulunuyor. AİFD olarak, daha etkili bir şekilde kontrol edilebilen, şeffaf bir ilaç tedarik zinciri ile hasta güvenliğini sağlamak amacıyla Sağlık Bakanlığı ve diğer resmi kurumların çabalarına her zaman destek verdik. Kurduğumuz yeni komite Sağlık Bakanlığı ile işbirliği yapacak, bu alandaki çalışmalarımıza ve mücadelemize ivme kazandıracaktır. “

“Bizim için hasta güvenliği çok büyük bir önem taşıyor ve AİFD bünyesinde faaliyete geçen Sahte İlaçla Mücadele Komitesi Türkiye’deki ilaçların izlenebilirliğini ve ilaçların orijinalliğini garantileyecek adımlar atmak üzere önümüzdeki aylarda ilgili makamlarla işbirliği yapacak” diyen Örgen sözlerine şöyle devam etti;

“Sahtecilik dünya genelinde var olan bir sorun. Biz sağlığa yönelik bu tehdidi ve ülkemizde kısıtlı kamu mali kaynaklarının yanlış harcanmasını durdurmak istiyoruz”.

Sahte ilaçlar insan hayatına büyük tehdit

Yasalara aykırı bir şekilde ve herhangi bir denetim olmadan üretilen, saf olmayan, eksik ya da hatalı aktif madde içeriğine sahip olan sahte veya miadı dolmuş, ambalajı değiştirilmiş ilaçlar hastaların yaşamlarını tehlikeye atıyor. Bazı durumlarda sahte ilaçların içeriklerinde toksik maddeler bile bulunabiliyor. Böyle durumlar ölüme neden olabiliyor.

Kamuyu bilgilendirmek ve sahte ilaçla mücadelede yapılan çalışmalara destek vermek üzere AİFD tarafından geçtiğimiz aylarda Türkiye’ye davet edilen, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’nin eski Dış İlişkiler Direktörü Peter Pitts bu konuda kapsamlı bilgiler vermişti. Pitts sahte ilaçların ele alınmasında ABD’de ve Avrupa ülkelerinde elde edilen deneyimleri aktarmış ve Türkiye’de atılabilecek adımlar hakkında tavsiyelerde bulunmuştu.

Pitts, sahte ilaçlarla mücadele etmenin sistem içerisindeki tüm paydaşların sorumluluğu olduğunu, çünkü ilaç üreticilerinin tam desteği alınsa bile, hiçbir kuruluşun bunu tek başına başaramayacağını hatırlatmıştı.

Az gelişmiş ülkelerde sahte ilaç oranı % 50’ye çıkabiliyor

Sahte ilaçlar tüm dünyada ciddi bir sorun oluşturuyor. Komşu Avrupa ülkelerindeki sahte ilaçların meşru tedarik zincirine girme oranı giderek artıyor. Tahminlere göre, 2005 yılında Avrupa sınırlarında 500.000’den fazla ilaç yakalandı. Bu oran 2004 yılındaki oranın iki misline ulaşıyor.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, halen Avrupa’daki ilaçların %1’i sahte. Dünya Sağlık Örgütü küresel çapta bu oranın yaklaşık yüzde 8 olduğunu ve bunun bazı az gelişmiş ülkelerde yüzde 50’yi aştığını tahmin ediyor.