Sabancı Holding CEO’su Ahmet Dördüncü: ‘Satışlarımız yüzde 21 arttı’

23 Şubat’ta Sabancı Center’da 2007 paylaşım toplantısını gerçekleştiren

23.02.2007 - 16:45 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

23 Şubat’ta Sabancı Center’da 2007 paylaşım toplantısını gerçekleştiren Sabancı Holding, 2006 yılı sonuçlarını Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı ve Sabancı Holding CEO’su Ahmet Dördüncü’nün katılımıyla düzenlenen Yıllık Paylaşım Toplantısı’nda açıkladı. Sabancı Holding CEO’su Ahmet Dördüncü, 2006 yılı sonuçlarına göre holdingin konsolide net satışlarının %21 artarak 17 Milyar YTL olarak gerçekleşmesini beklediklerini ifade etti.

Sabancı Holding’in ihracatının %9 artarak 1,2 milyar USD’ye ulaşmasını beklediklerini belirten Dördüncü, 2007 yılında yatırımlarının %50 artarak 900 milyon USD’ye ulaşmasını öngördüklerini belirtti. Dördüncü istihdam rakamları ile ilgili olarak ise toplam personel sayısının %5 artarak 46,600’e ulaştığının altını çizdi.

Sabancı ve Dördüncü, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda en değerli holding seçilen Sabancı Holding ve en değerli şirket seçilen Akbank sayesinde holdingin hedeflerine doğru ilerliyor olmasının memnuniyetini yaşadıklarını belirterek, holdingin 2007 senesi için önceliğinin; enerji grubunun Verbund ile beraber büyümedeki atağını satın almalarla sürdürmek ve 2006 yatırımlarının en kısa sürede entegrasyonunu sağlamak olduğunu açıkladı.

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı toplantıda yaptığı konuşmasında dünya ve Türkiye’deki siyasal ve ekonomik gelişmeleri değerlendirerek, “Gelişmekte olan pazarlar yarattıkları değer kadar tüketimde bulunmuyor, yaptıkları tasarruflarla kalkınmış ülkeleri finanse ediyorlar. Dolayısıyla gelişmekte olan pazarların ellerindeki rezervler, dünya piyasalarının ne yönde gelişeceğini belirleyici durumundalar” dedi ve dünyada gelişmekte olan ülkelerin izlediği cari açığı yüksek tutma trendine karşılık Türkiye’nin durumuna ilişkin olarak “Dünyadaki tüm gelişmekte olan ülkeler cari fazla verirken, sadece Doğu Avrupa ülkeleri ve Türkiye bu trende uymayan ve cari açığı yüksek, yani tasarrufu düşük gelişmekte olan pazar konumundadırlar. Gerçi Türkiye bunu, çektiği doğrudan yatırımlar ve portföy yatırımları ile fazlasıyla karşılamaktadır ve de kısa vadede Türkiye’nin bu fon girişlerini devam ettirmesi gerekmektedir. Bu bağlamda yeni yatırımlara ve özelleştirmelere davetiye çıkarması ise hayati önem taşımaktadır” yorumunu yaptı.

Konuşmasında 2007’nin seçim yılı olduğunu da ifade eden Sabancı, seçimin etkileri veya sonuçlarıyla ilgili bir kaygı taşımadığını, demokratik bir ülke olmanın gereklerinin her şartta yerine getirilmesinin son derece normal olduğunu belirterek “biz 2007’nin zor bir yıl olacağını düşünmüyoruz. Seçim demokrasinin vazgeçilmezidir ve artık Türkiye’nin birikimlerinin, bu süreçleri hayatımızın normal bir parçası yapmayı başardığına inanıyoruz” dedi.

Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne giriş süreciyle ilgili olarak “Türkiye için bir demokrasi ve medeniyet yolculuğu olan Avrupa Birliği’ne üyelik süreci de zaman zaman iki tarafında yavaşlatmasına rağmen devam etmelidir. Bu yoldan vazgeçmemek sadece hükümetlerin değil, tüm sivil toplum örgütleriyle, hepimizin görevidir. Çünkü daha iyi demokrasi, daha iyi işleyen bir hukuk düzeni ve daha refah bir Türkiye, hükümetlerin ömrünü aşan, uzun vadeli bir hedeftir” açıklamasında bulundu.

Sabancı ayrıca hükümetin birkaç yıldır makro düzeyde sağladığı başarıları şimdi mikro düzeyde de sağlamak durumunda olduğunu ifade ederken bu bağlamda her iki alanda da çok kritik bir rol oynayan reel faiz hadlerinin özellikle dikkat edilmesi ve aşağı çekilmesi gereken seviyelere ulaşmış olduğunu belirtti.