RTÜK’ün yeni reklam politikaları tartışıldı

Türkiye Reklam Konseyi’nin bu yılki ikinci toplantısında RTÜK’ün yeni dönem politikaları ve bu politikaların Türkiye’de reklam sektörüne etkisi masaya yatırıldı...

16.10.2007 - 17:46 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Türkiye Reklam Konseyi’nin bu yılki ikinci toplantısında RTÜK’ün yeni dönem politikaları ve bu politikaların Türkiye’de reklam sektörüne etkisi masaya yatırıldı.

Türkiye Reklam Konseyi’nin İstanbul Hilton’da gerçekleştirilen toplantısında yeni dönem RTÜK politikaları ve bu politikaların Türkiye reklam sektörüne etkisi tartışıldı. Reklamveren ve yayın kuruluşu temsilcilerinin katıldığı toplantıda Türkiye Reklam Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, RTÜK Başkanı Dr. Zahid Akman, Show TV Genel Müdürü ve TVYD Başkan Yardımcısı Saner Ayar ve TVYD Başkanı Nuri Çolakoğlu’nun yanı sıra Reklamverenler Derneği Başkanı Hakan Uyanık söz aldı.

Genel olarak RTÜK’ün 2008’den itibaren uygulamaya sokacağı yeni reklam politikalarının gündemi oluşturduğu toplantıda, bu kararların reklamverenler ve yayın kuruluşları açısından sektöre etkisi ele alındı. RTÜK’ün 1 Ocak 2008 tarihinden itibaren gündeme getireceği uygulamalara göre reklam süreleri kısalacak.


YALÇINDAĞ: ‘RTÜK’ÜN İMAJI DEĞİŞİYOR’

Toplantıda söz alan Türkiye Reklam Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, sözlerine RTÜK’ün kuruluşundan bu yana uygulamaları eleştiren, cezalandıran ve yasaklayan bir kurum olarak algılandığını dile getirerek başlayan Yalçındağ, ancak yapılan anayasa değişikliği sonrasında oluşturulan yeni kurul tarafından son iki yıldır yürütülen tüm çalışmalarda sektör ile yakın diyaloğun artarak devam ettiğini ve RTÜK’ün sektördeki yasaklayan ve cezalandıran kurum imajının giderek azaldığına dikkat çekti. RTÜK Başkanı Zahid Akman’dan sektörü ilgilendiren belli konularda hassas davranmasını rica eden Yalçındağ, “Reklamverenlerin yarattıkları katma değeri etkileyebilecek en küçük bir uygulama bile ince elenip sık dokunmalıdır” dedi. Yapılan ani düzenlemelerin sektörde tüm tarafların yıllık planlarını ve bütçelerini altüst edecek sorunlar doğuracağından ve yarardan çok zarar getireceğinden korktuklarını dile getiren Yalçındağ, özellikle televizyon yayıncılığının sırtındaki 8 yıllık eğitime katkı ve yüzde 5’lik RTÜK kesintisinin kaldırılması konusunda umutlu olduğunu belirtti.


AKMAN: ‘MEVCUT MEVZUATI HATIRLATIYORUZ’

Toplantıda RTÜK’ün yeni dönem politikalarını açıklamak üzere konuşan RTÜK Başkanı Dr. Zahid Akman, yepyeni bir şeyi hayata geçirmek gibi bir taleplerinin olmadığını, amaçlarının sadece mevcut mevzuatı hatırlatmak olduğunu belirtti. Akman, “Bugün yeni uygulamalar diye duyurulan şey, eskiden beri var olan kurallara ancak bugün uyulabilecek bir konuma gelindiğidir. Saat bazında yüzde 20’lik reklam zorunluluğu yeni bir kural değildir” dedi. Anayasa değişikliğinden sonra oluşturulan kurul olarak alınan kararlarda hem reklamveren hem de yayıncı kuruluş temsilcileriyle karşılıklı görüşmeleri ve fikir birliği sağlamayı benimsediklerini ve bu toplantının bu yaklaşımın en önemli sembolü olduğunu dile getirdi.
RTÜK kesintisi ve eğitim katkı payları hakkında da konuşan Akman, Mehmet Ali Yalçındağ’a hitaben “Gelirimize el uzattırmayız Mehmet Ali Bey” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğitime katkı payı konusunu biz de çok adil bulmuyoruz. Bunun kaldırılması için çok ciddi temaslarımız oldu. Çalışmalarımız devam ediyor.”


AYAR: ‘YENİ UYGULAMA KAYIP YARATACAK’

Toplantıda konuyu yayıncı kuruluşların bakış açısından ele alan Show TV Genel Müdürü ve TVYD Başkan Yardımcısı Saner Ayar, Türkiye’de yasada hiç bulunmayan dünyayı örnek alan uygulamalar geliştirdiklerini, bu nedenle televizyon yayıncılarının cezalandırılmalarının doğru olmadığını belirtti. 1 Eylül itibariyle gündeme gelen yeni reklam süreleri uygulamasının sonunda reklam ve para kayıplarının ortalama yüzde 28 olduğuna ve bu kaybı telafi etmek için yapmaları gereken zammın yüzde 39’lara vardığına dikkat çeken Ayar, 1 Ocak itibariyle hayata geçecek yüzde 20 uygulamasının ekstradan yüzde 18 kayıp yaratacağını, bunu telafi etmek için ise yüzde 22 oranında zam yapılması gerektiğine dikkat çekti. Ayman, yeni uygulamanın reklam izleme oranlarını artırmayacağını ve kuşak reytinglerini düşüreceğini söyleyerek, esnek bir geçiş süreci önerisinde bulundu. Ayar, Türkiye’de televizyonların tek gelir kaynağının reklam olduğu eleştirisi karşısında ise “Reklam televizyonların tek gelir kaynağı olmamalı ama Türkiye’deki mevcut yasa nedeniyle bizler gelirlerimizi çeşitlendirmekte çok zorluk çekiyoruz. Bugün telefonla yapılan tüm yarışmalar gibi pek çok uygulama yasak. Bizler bu yasalar dolayısıyla hukuki yükümlülükler altındayız” dedi ve hala lisans uygulamasına geçilmediği konusunda şikayetlerini dile getirdi.


YASAK KALKARSA HACİM ARTAR

Sektör için reçetesiz ilaç ve siyasi partilerin reklamlarının yayınlanmasının da çok önemli olduğunu dile getiren Yalçındağ, “Reçetesiz ilaç reklamlarının yayınlanması taktirde toplam reklam harcamalarının yüzde 5-8 arasında bir rakama sahip olacaktır, yani 150-200 milyon YTL arasında bir hacim oluşacaktır” dedi.