‘Reklamlarda kadının rolünü yeniden tanımlayacağız’

Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı'nın odak noktaları; kadın, tarım ve iklim değişikliği.

28.06.2016 - 17:44 | Sultan Öncü Arslanoğlu

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Unilever Türkiye, 10 senelik planladıkları ve beş yılını geride bıraktıkları Sürdürülebilir Yaşam Planı’na yönelik hazırlanan “Unilever Sürdürülebilirlik Gündemi & Çalıştay Sonuçları” raporunu bugün düzenledikleri bir basın toplantısıyla duyurdu.

Rapora göre, Sürdürülebilir Yaşam Planı üç büyük hedefle uygulanıyor: sosyal, çevresel ve ekonomik performans. Bu ana başlıklar altında ise kadınların çalışma hayatına katılımı, iklim değişikliği ve kırsal kesimde sosyal ve kültürel hayata erişim olanakları öne çıkıyor. Raporun sonuçlarını açıklayan Unilever Türkiye CEO’su Mehmet Altınok, sürdürülebilir yaşama destek için STK’lar, akademisyenler, iş dünyası ve medya işbirliğiyle konuyu gündemde tutmak gerektiğini vurgulayarak, tüketicilerin sürdürülebilir ürünler almak istediğini ve markaların konuştukça toplumun konuşma şansının arttığını dile getirdi.

Unilever Türkiye’nin beş yıllık sürdürülebilirlik karnesinden satırbaşları:

  • 60 milyon TL maliyet tasarrufu.
  • Tarımsal hammaddelerin yüzde 75’ini sürdürülebilir kaynaklardan tedarik ediyor.
  • Türkiye’deki tüm fabrikaları, depoları, dağıtım merkezleri ve ofisleri “çöplüğe sıfır tehlikesiz katı atık” statüsünde.

Unilever’in globaldeki reklam bütçesinin 3 milyar dolar olduğunu açıklayan Mehmet Altınok, Türkiye’de ciddi çalışmalar planladıklarını belirterek, reklamlarda kadının rolünü yeniden tanımlamayı amaçladıklarını söyledi: “Toplumsal cinsiyet stereotiplerinden çıkabilmek büyük bir adım. Risk alıp progresif olmakta fayda var. Üç odak noktasında çalışmalar yapılacak: kadınların görünüşü, rol dağılımı, kadınların kişilik özellikleri. Reklam şirketlerine verilen brief’ler de bu doğrultuda olacak. Unstereotip diye bir kampanyamız var.” Türkiye ofislerinde yüzde 10 olarak başladıkları kadın istihdamını yüzde 45’lere çıkardıklarını ifade eden Altınok, orta seviyelerde yüzde 60, üst pozisyonlara doğru ilerledikçe yüzde 45’e düştüğünü belirtti. Globalde hedef ise yüzde 50.

Öte yandan, planın bir diğer odak noktası olan tarıma yönelik durum değerlendirmesinde bulunan Mehmet Altınok, çiftçinin itibarının düştüğüne ve kırsaldan kente göçün arttığına dikkat çekerken Lipton projesiyle çiftçileri eğittiklerini ve yalnızca ekonomik boyutu ele alan destekler yerine sosyal boyutları da ele alan destekler verdiklerini vurguladı.

Sürdürülebilirliğe verdikleri desteği artırmak için markalar özelinde yapılan çalışmalara da değinen Mehmet Altınok, Domestos ile okullara giderek hijyen farkındalığını artırdıklarını anlatırken özellikle OMO ile çocukları geleceğe hazırladıklarını, Türkiye’de çocukların deneyimleyerek ve yaparak öğrenmelerini amaçladıklarını belirtti.

2017’de Konya’ya yeni fabrika

Unilever Türkiye’nin geçtiğimiz yıl ulaştığı çift haneli büyüme performansında, markanın “Sürdürülebilir Yaşamı Destekleyen Markalar” olarak tanımladığı 13 markanın –aralarında Dove, Omo, Knorr, Hellman’s, Lipton, Domestos gibi markalar yer alıyor- yüzde 60 pay sahibi olduğu görülüyor.

Bu doğrultuda şirketin sürdürülebilir büyüme amacıyla fabrika yatırımlarına devam ettiği bilgisini veren Altınok, Türkiye’de sekiz fabrikalarının bulunduğunu belirtirken 2013 yılında yatırımını yaptıkları Algida Konya fabrikalarının yanına bir de ev ve kişisel bakım ürünleri kategorisinde üretim yapacakları yeni bir fabrika kuracaklarını duyurdu: “2017 yılı içinde tam kapasite devreye girecek yeni fabrikamız, Unilever’in dünyadaki en büyük tesislerinden biri olacak. Fabrikada OMO, Domestos, Yumoş, Cif, Rinso, Elidor ve Dove gibi önemli markalarımızın üretimi yapılacak. Konya’da iki fabrikadaki üretimlerimizle 350 milyon Euro’luk değer yaratıyoruz.”

Unilever’in Türkiye’deki ilerlemesi:

  • 2015 yılında 34 ülkeye toplam 177 milyon dolarlık ihracat.
  • 8 fabrika yatırımı.
  • “Türkiye’nin En Büyük 500 Sanayi Kuruluşu” sıralamasında 2015 yılı verileriyle 19’unculuk.
  • 3 milyon dolar yatırımla kurulan Ar-Ge merkezinde 159 kişiye istihdam sağlanıyor.
  • Bugün, Türkiye’de her 10 evin dokuzunda Unilever ürünleri kullanılıyor.