Reklamcılığın değişmeyen kuralı: Sex Sells

Bedenin cinsiyeti değişti ama reklamlarda bedeni ön plana çıkararak cinsel çağrışımda bulunma kuralı değişmedi.

10.08.2016 - 17:25 | Cansu Karagül

Reklamcılığın değişmeyen kuralı: Sex Sells
26
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

Reklamlarda kadın bedeninin nesneleştirilmesi sorununa sık sık değinilir. Cinsiyetçi ve heteroseksist reklamların tarihi (bunların başında da temizlik ve gıda ürünleri reklamları geliyor) belki de reklamcılık tarihiyle eştir. Ancak son dönemde gerek reklam sektörünün içerisinde gerekse toplumun belli kesimlerinde cinsiyetçi reklam ve kampanyalara karşı çıkarılan sesler gürleşmeye başladı. Bunda elbette ki ulusal ve uluslararası kampanyaların, çeşitli kadın dernek ve kuruluşlarının, sosyal medya ve imza kampanyalarının payı büyük.

Hal böyle olunca hem ajanslar hem de markalar reklam filmleri ve kampanyalarında kadınlara yer vermeden ya da seksist sloganlar yazmadan önce iki kez düşünür oldu. Hatta yakın tarihte Türkiye’de, edilen itirazlar sonucunda kimi markaların (Doğadan, Casper, KFC, Axe, ALO…) reklam filmleri için açıklama yaparak kamuoyundan özür dilediklerine ve dahi reklamlarını yayından çektiklerine şahit olduk.

Kadın bedeninin arzu nesnesi olarak kullanılması kıyas kabul edilemez oranda yüksek olsa da madalyonun bir de diğer tarafı var. 2000’li yılların ikinci yarısından itibaren erkek bedeni de kusursuzlaştırılarak, arzu nesnesi haline getirilerek seyirlik bir meta haline dönüştürüldü. En son trend ise yakışıklı dizi oyuncularının, afili jönlerimizin başrolde olduğu reklamlar.

İşte yakın dönemde cinsel çağrışımlar uyandıran, ünlü erkeklerin kullanıldığı bazı reklamlar: