Reklam sektörü yüzde 13 büyüdü

Uluslararası Reklamcılık Derneği (IAA) Türkiye Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Türkiye reklam sektörünün 2008 yılının ilk yarısına ait performans rakamlarını açıkladı.

06.08.2008 - 14:25 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Uluslararası Reklamcılık Derneği (IAA) Türkiye Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Türkiye reklam sektörünün 2008 yılının ilk yarısına ait performans rakamlarını açıkladı. Buna göre reklam sektörü yılın ilk yarısında 1,8 milyar YTL’lik bir hacme ulaşarak bir önceki yılın ilk altı ayına göre yüzde 13’lük bir büyüme gösterdi.

Bu sektör hacminden en çok pay alan mecra 940 milyon YTL ile televizyon. Televizyonu 528 milyon YTL ile gazete, 67 milyon YTL ile dergi ve 61 milyon YTL ile radyo mecraları izliyor. Diğer mecraların payı ise 223 milyon dolar.

IAA Türkiye Başkanı Yalçındağ’ın konu hakkında yaptığı açıklamalar şöyle…

ÖNEMLİ SINAVLARDAN GEÇTİK, ARTIK ESKİSİ GİBİ KIRILGAN DEĞİLİZ

Ülkemiz, hızlı ve köklü bir değişim sürecinin yarattığı sorunlar ve bir dizi beklenmedik dışsal etken nedeniyle, istikrarlı bir gelişme çizgisini tutturmakta zaman zaman güçlük çekmekteydi. Ama özellikle son 10 yıla baktığımızda, sosyal ve ekonomik hayatımızı derinden etkileyen olumsuz gelişmelere rağmen önemli başarılara imza attığımızı görebiliyoruz. Çok büyük bir deprem felaketi yaşadık. Bölgemizde, sınırlarımıza dayanan uzun bir savaş yaşandı. Ciddi bir kriz ekonomimizde önemli tahribat yarattı. Çalkantılı seçimler yaşadık. İktidar partisinin kapatılması gündeme geldi. Bütün bu zorlu süreç içinde, yılmadan mücadele ederek, ekonominin temel göstergelerini düzeltmeyi, yapısal reformlarda önemli mesafeler kat etmeyi başardık.

Son 5 yılın rakamlarına baktığımızda Türkiye ekonomisinin eskisine kıyasla çok daha güçlü olduğunu görüyoruz.

2007 YILINDA TÜRKİYE EKONOMİNİN GENEL GÖRÜNÜMÜ

GSYİH 856 milyar YTL

Büyüme hızı Yüzde 4,5

Nüfus 70,6 milyon

İhracat 107,184 milyar dolar

Kapasite kullanım oranı Yüzde 81,1

Sanayi Üretim Endeksi (1997=100) 145

Enflasyon Yüzde 8,76

YTL mevduatı 211.467 milyar YTL

Döviz mevduatı 107,886 milyar YTL

Otomotiv sektörü satışları (binek+HTA) 595 bin adet

Beyaz eşya sektörü satışları (4 ana ürün) 5,2 milyon adet

Reklam yatırımları 3,257 milyar YTL

TÜRKİYE YENİ FIRSATLAR YARATMA POTANSİYELİNE SAHİP

Ekonomide zaman zaman iç ve dış dinamiklerden kaynaklanan kısa vadeli yavaşlamalar ve
durağanlıklar olabilir. Ancak neticede, ülke olarak bugün, daha dayanıklı, daha rekabetçi ve ekonominin temel göstergelerinin daha sağlıklı seyrettiği bir ekonomiye sahip olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz. Artık en ufak bir dalgalanma, bize kriz olarak dönmüyor. Aksine, Türkiye dinamik yapısıyla birçok ülkeden daha fazla fırsat sunuyor. En küçük bir iyileşmeyle çok hızlı bir çıkış trendi yakalayabiliyoruz.

TAHMİNLERİN ÖTESİNDE BÜYÜMEYE DEVAM EDİYORUZ

Türkiye ekonomisi, 2008’in ilk çeyreğinde ulaştığı yüzde 6,6’lık büyüme oranı ile beklentilerin ötesinde bir başarıyı daha gerçekleştirdi. Bu büyümenin ABD kaynaklı resesyon tehdidi ile iç siyasetteki gelişmelerin yoğun olarak tartışıldığı bir dönemde gerçekleştirilmesi ise başarıyı daha da anlamlı kılıyor.

Tam 25 çeyrektir aralıksız süren Türkiye’deki bu büyümenin ileriki yıllarda da devam etmesi bekleniyor. Öyle ki, Devlet Planlama Teşkilatı tarafından hazırlanan Orta Vadeli Program’a göre, ülkemizin önümüzdeki üç yılda ortalama yüzde 5,5 büyümesi hedefleniyor.

Yabancı kurumların öngörülerinin de bu paralelde olduğunu görüyoruz. Örneğin, Dünya Bankası’nın 2008 Küresel Ekonomik Beklentiler Raporu’na göre, Türkiye gayri safi yurtiçi hasılasının 2008 yılında yüzde 5,4 ve 2009 yılında da yüzde 5,7 büyüme gerçekleştireceği varsayılıyor.

TÜRKİYE DÜNYANIN 15. AVRUPA’NIN 6. BÜYÜK EKONOMİSİ
Beklentilerin de üzerinde gelişmeye devam ederek, artık yer aldığımız coğrafyanın önemli güçlerinden biri haline geldik. IMF verilerine göre, 2004 yılında dünyanın 21. büyük ekonomisi olan ülkemiz 2005 yılında yirminci, 2007 yılı itibariyle ise on yedinci sırada yer aldı. Bugün itibariyle ise ülkemiz dünyanın en büyük on beşinci, Avrupa’nın ise 6. büyük ekonomisine sahip ve dinamik yapısıyla her geçen gün daha da üst sıraları zorlamaya devam ediyor.

İLK ÜÇ AYDA EKONOMİMİZ YÜZDE 6,6 BÜYÜDÜ

İlk üç ayda hemen hemen tüm sektörlerde sağlanan büyüme memnuniyet verici. Yüzde 6,6’lık büyümenin 4,4 puanının imalat sanayi, ticaret ve ulaştırma gibi stratejik sektörlerden gelmesi de diğer bir sevindirici gelişmedir.

Geçen yıl bir küçülme yaşayan tarım sektörünün de tekrar büyümeye başladığını görmekteyiz. Hemen hemen tüm sektörlerin bu önemli artışta payının olması aynı zamanda dengeli bir büyüme sağladığımızı da gösteriyor.

AB ENTEGRASYONU İÇİN BÜYÜMEYE DEVAM ETMEK ŞART

Ülkemizin en önemli hedefleri arasında yer alan Avrupa Birliği ile entegrasyonu en kısa zamanda ve sorunsuz bir şekilde tamamlamak için her alanda sağladığımız bu gelişmeleri hızlandırarak sürdürmekten başka şansımız yok. Önümüzde hala uzun bir yol var. Bununla birlikte, bu yolu kısaltmak da elimizde. Hükümetimiz bu önemli hedef doğrultusunda çalışmaları büyük bir hızla devam ettirdiği ve ekonomik alanda gerçekleştirdiğimiz çıkış trendini sürdürdüğümüz takdirde müzakereler hız kazanabilir ve süreç kısalabilir.

İLK 3 AYINDA, 2001 YILI İHRACAT RAKAMININ TAMAMINA ULAŞTIK

2008’in ilk üç ayındaki toplam ihracatımız yüzde 36 dolayında bir büyüme ile 30 milyar doları aşmış durumda. Bu rakamın 2001 yılında yapılan toplam ihracata eşit olduğunu düşündüğümüzde ulaşılan hacmin önemi ortaya çıkıyor. İlk 7 aylık rakamlara baktığımızda da ihracatımızın aynı hızda devam ettiğini görüyoruz.

Bu dönemde yine yüzde 37 dolayında artarak 79,4 milyar doları geçen ihracat rakamımızın yıl sonu hedefi olan 125 milyar doları da kolaylıkla aşması bekleniyor. Bu performansın sürdürülmesi cari açık probleminin çözümü için de büyük önem taşıyor. Bu açıdan baktığımızda, 25 çeyrektir Türkiye’nin elde ettiği bu başarılı grafiğin devam etmesi son derece önemli.

Bunu yavaşlatacak herhangi bir davranışın maliyetinin yüksek olacağı açıktır. Tüm siyasetçilerden, kurumlara ve bireylere kadar herkesin, aynı hassasiyetle ülkemizin gelişimine katkı sağlaması öncelikli sorumluluğu olmalıdır.

YABANCI YATIRIMCILAR DA BİZE İNANIYOR
Yatırımcıların ülkemizin geleceğine bizden daha fazla güvendiklerini de itiraf etmemiz gerekiyor. Son beş yılda ülkemize gelen yabancı yatırım miktarının 57,4 milyar dolara ulaşması bunun en açık kanıtı.

Sadece 2007 yılında, yabancı sermayeli şirketlerin, Türkiye’de 651 firmaya ortak olduğunu ve ülkeye giren doğrudan yatırım miktarının ise 21,9 milyar dolar gibi önemli bir rakamda gerçekleştiğini görüyoruz. 2008’in ilk beş ayında ülkeye giren yabancı sermaye miktarı, 6,1 milyar dolar ile, geçen yılın aynı dönemine oranla bir yavaşlama gösterse de, bu gerilemenin arkasında yatan faktörün, Türkiye’nin yatırım cazibesini kaybetmiş olması değil, sene başından beri devam eden uluslararası piyasalardaki dalgalanma olduğunu söylemek çok da yanlış olmaz.

Global oyuncuların yatırım planları içinde Türkiye, büyük potansiyeli ile hep ön sıralarda yer alıyor. 2008 yılı sonu itibariyle, ülkeye girmesi beklenen 14 milyar dolarlık yabancı sermaye miktarı ile Türkiye bu yıl da yabancı yatırım çeken birçok ülkenin önünde yer alacaktır.

YABANCILAR REKABETİ TETİKLİYOR

Son yıllarda Türkiye pazarına giren uluslararası oyuncular sayesinde rekabetin tüm sektörlerde arttığını görüyoruz. Artan rekabet, sektörleri daha fazla büyümeye itiyor, büyüyen sektörler de ekonomiye pozitif etki yapmaya devam ediyor. Uluslararası dev kuruluşlarla büyük bir pazar rekabetine giren Türk şirketlerinin de geri kalmamak için daha güçlü bir iletişime ihtiyaç duyduklarını ve reklam yatırımlarına daha fazla önem verdiklerini görüyoruz.

TÜRKİYE REKLAM YATIRIMLARI İLK 6 AYDA YÜZDE 13 ARTTI

Reklam sektörü ekonominin aynası. Sektörümüzün yılın ilk altı ayında ulaştığı rakamlar, ekonomide ilk çeyrekte sağlanan büyüme ile paralellik gösteriyor. Yılın ilk altı ayında toplam mecrada yapılan reklam yatırımlarının 1.8 milyar YTL’yi aşmış olduğunu görüyoruz. Bu, bir önceki yıla oranla yüzde 13 dolayında bir büyümeye işaret etmekte.

MECRA BAZINDA TÜRKİYE REKLAM YATIRIMLARI (2008’İN İLK 6 AYI)

TV 835.940 milyon YTL (artış oranı yüzde 13)

Gazete 493.528 milyon YTL (artış oranı yüzde 7)

Dergi 61.67 milyon YTL (artış oranı yüzde 10)

Radyo 57.61 milyon YTL (artış oranı yüzde 13)

Diğer (Açıkhava, sinema, internet) 165.223 milyon YTL (artış oranı yüzde 35)

Toplam 1.819 milyon YTL (artış oranı yüzde 13)

MECRA BAZINDA TAHMİNİ TÜRKİYE REKLAM YATIRIMLARI

Sektör son beş senede 3 katı büyüklüğüne ulaştı Türkiye reklam yatırımları, ekonomiye paralel hızlı bir çıkış trendi yakaladı. 2002 yılında 1 milyar YTL barajını geçen mecra reklam yatırımları 2007 yılı itibariyle 3,3 milyar YTL’ye ulaştı. Büyüyen ekonomimize paralel olarak sektördeki bu hızlı yükseliş gelecek yıllarda da devam edecek.

YENİ MECRALAR DAHA HIZLI BÜYÜYOR

Bu yılın ilk 6 ayında reklamverenler tarafından en fazla tercih edilen mecralar yine televizyon ve gazete oldu. Toplam reklam yatırımlarının yüzde 84’ü basın ve TV mecralarında değerlendirildi. Diğer tarafta sektörde, son yıllarda yeni mecraların kullanımında hızlı bir yükseliş olduğu gözleniyor. Bu dönemde en fazla artış gözlenen mecralar, sinema, internet ve açıkhava oldu.

YILSONUNDA SEKTÖR 3,8 MİLYAR YTL’Yİ YAKALAR

Yılın ilk altı ayına baktığımızda; yapılan mecra reklam yatırımlarının yılın kalanına önemli ölçüde ışık tuttuğunu ve sektör hacminin yaklaşık 3,8 milyar YTL’lik bir büyüklüğe ulaşacağını görüyoruz.

İkinci yarıyılda Cebit Bilişim Euroasia ve Auto Show fuarları, Olimpiyatlar, bayram ve yılbaşı dönemleri tüketimin yoğun olarak artacağı, markaların tanıtılacağı zaman dilimleri olacak. Bu dönemlerde hem tüketici hem de markalar açısından önemli fırsatların yakalanabilecek, reklam yatırımları da hız kazanacaktır.

SEKTÖRLER İLK YARI YILDA REKLAM YATIRIMLARINI ARTIRDI

Yılın ilk yarısında, özellikle, hızlı tüketim ürünleri sektörlerinde, ev temizlik ürünleri, perakende, bilgi teknolojileri, içecek, eğitim, ulaşım ve taşımacılık, gıda ve tekstil sektörlerinin reklam yatırımlarında hızlı bir büyüme yaşandı. Otomotiv, inşaat, dayanıklı tüketim sektörü ve elektronik ev eşyaları gibi uzun dönemli yatırım gerektiren bazı sektörlerin ilk altı aylık reklam yatırımlarında ise bir yavaşlama gözlendi.

İletişim sektöründe, geçen yıl, yeni bir GSM operatörünün lansmanı ve sektörde yaşanan güçlü rekabet ile toplam reklam yatırımlarında önemli bir artış gözlenmişti. Bu yıl ise sektör doğal seyrinde reklam çalışmalarına devam ediyor.

RAMAZAN DÖNEMİ MARKALAR İÇİN İYİ BİR FIRSAT

Eylül ayında Ramazan dönemi okulların açılmasıyla birlikte reklamverenler için önemli fırsatları beraberinde getirecek. Tüketimin önemli derecede artış gösterdiği Eylül ayında talebi kendi markalarına çekmek isteyen kurumlar şimdiden planlarını yapmalı.

İKİNCİ YARI DAHA CANLI GEÇECEK

Sektörel öngörülere baktığımızda 2008’in ikinci yarısının daha canlı geçeceğini tahmin etmekteyiz. İletişim sektöründeki büyük rekabet pazardaki hareketi artırmaya devam edecek. Faizlerin düşmesi ve ertelenen talebin harekete geçmesiyle yıl sonunda inşaat ve otomotiv sektörünün yüzde 10’un üzerinde büyüyeceği öngörülüyor.

Perakende sektöründe, yabancı sermayenin girişiyle ve yeni açılan alışveriş merkezleriyle daha da artan rekabetin sürmesi bekleniyor. Canlanan talep ve sektörlerdeki bu olumlu
gelişmeler de reklam yatırımlarına hız katacak.

REKLAM YATIRIMLARININ GSYİH İÇERİSİNDEKİ PAYI YÜZDE 0,38

AB’ye uyum çerçevesinde, yeni yöntemle hesaplanan GSYİH içerisindeki reklam yatırımlarının payı ise 2007 yıl sonu itibariyle yüzde 0,38 olarak gerçekleşti. Bu oranın, dünyanın gelişmiş ülkeleri ilekıyaslandığında oldukça geride olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.

Bununla birlikte, hem hacim hem de YTL bazında her geçen dönem hızla büyüyen sektörümüz için hedef, gelişmiş ülkelerin yzüde 1-1,5 olan reklam/GSYİH oranına ulaşmak.

REKLAMVEREN SAYISI ARTMAYA DEVAM EDİYOR

Türkiye’de markalaşmanın önemine inanan reklamveren firma sayısı 2006 yılında 15.000 iken 2007 yılında 17.000’e yükselmiştir. Reklamı yapılan marka sayısı ise 17.000’den 19.000’e yükseldi. Son dört yılın hızlı yükselişi ile ulaşılan bu rakamlar, birçok ülkeye kıyasla henüz epey düşük kalıyor. Bu yılın ilk altı ayına baktığımızda ise ulusal ve yerel bazda irili ufaklı 3.000 yeni markanın reklamının yapıldığını görüyoruz.

REKLAM SEKTÖRÜ EKONOMİK BÜYÜMEYİ DESTEKLER
Ekonomideki büyümenin devamı için tüketimi canlı tutmak çok önemli. Tüketimi canlı tutmada ise reklam yatırımlarının katkısı büyük. Dünyanın gelişmiş ülkeleri, tüketimin artmasında ve ekonomik refahın sürdürülmesinde reklam sektörünün büyük önem taşıdığının farkındalar.

Bu ülkeler, tüketimi artırarak ekonomik büyümeyi tetikleyen reklamdan kurumların ve ekonominin daha fazla kazanç sağlaması için çeşitli fırsatlar yaratarak reklam sektörünün sağlıklı gelişimine yardımcı olmaya çalışıyorlar. Ülkemizde ise, özgür iletişim konusunda belirgin bir ilerleme sağlanmasına rağmen bazı alanlarda henüz yoğun bir bürokrasi ile mücadele ediyoruz.

REKLAM SEKTÖRÜ OLARAK SİYASİ OTORİTEDEN BEKLENTİLERİMİZ

1. Tüketicinin Korunması Yasası AB’deki gelişmelere uyumlu hale getirilmeli

Tüketicinin Korunması Yasası’nın özellikle reklamlarla ilgili hükümlerini AB ile daha da uyumlu hale getirecek yasal düzenleme konusunda sektör temsilcilerinin de katılımı ile yapılan çalışmaların önümüzdeki ilk yasama döneminde gündeme getirilerek TBMM’den geçirilmesini diliyoruz.

2. RTÜK Yasası günün gereklerine cevap vermeli

Türk yayıncılığının günün ihtiyaçlarına cevap verecek biçimde düzenlenmesi için sektör temsilcileri ile düzenleyici kurul yetkililerinin çabalarıyla oluşturulan değişiklik tasarısının yıl sona ermeden TBMM’de kabul edilmesini diliyoruz.

3. Reçetesiz ilaç tanıtımlarını düzenleyecek ve özel hastanelerin tanıtımlarını belli esaslara bağlayacak düzenlemeler hızla yapılmalı

Bilinçli ilaç tüketimine katkıda bulunacak, bireylerin ilaç tanıtımları yoluyla bilgilendirilmesini sağlayarak halk sağlığını geliştirecek olan, reçetesiz satılan ilaçların tanıtımını serbest bırakacak düzenlemenin, yıllardır gündeme getirilmemesini hayretle karşılıyoruz. Gene ülkemizde hızla gelişen sağlık sektörünün tanıtımı ile ilgili düzenlemeler de çağın gerisinde kalmış olup, sağlık hizmetinin sadece devlet tarafından verildiği günlerdeki anlayışı yansıtmaktadır. Bu çerçevede sağlık hizmetleri tanıtımı konusunda hızlı bir çalışmanın yapılması gerekmektedir.

4. AB’de giderek yaygınlaşan ürün yerleştirmeyi ülkemizde de mümkün kılacak mevzuat acilen Türk Reklam Hukuku’na kazandırılmalı

AB ile uyum çalışmalarına rağmen bu konudaki en önemli yeniliklerden biri olan ve pek çok AB ülkesinde yaygınlaşan ürün yerleştirme uygulamasını düzenleyecek mevzuat sorunlarının henüz çözülemediğini görmekteyiz.

5. Siyasi partilerin seçim dönemlerindeki tanıtımları için televizyonu da kullanabilmelerine olanak tanınmalı

Türkiye’de en yaygın tüketilen mecra ve halkın en önemli bilgi kaynağı televizyon olmasına rağmen seçim dönemlerinde siyasi partilerin ve adayların kendi tanıtımları için televizyonları kullanması yasaklanmaktadır. Siyasi partiler arasında bu olanağın haksız bir biçimde kullanımını önleyecek bir düzenleme yapılmak kaydıyla seçim dönemlerinde siyasi partilerin ve adayların tanıtımları için TV’yi kullanmalarına olanak sağlayacak bir düzenlemeyi demokrasimizin geldiği nokta açısından önemli görüyoruz.

Markaların özgür iletişimini savunan Uluslararası Reklamcılık Derneği olarak, reklam hukuku
uygulamalarının evrensel kabul görmüş standartlara getirilmesi amacıyla çalışmaya ve bu konuda yapılacak diğer çalışmalara da destek olmaya devam edeceğimizi belirtmek isteriz.