‘Çaysız bir günümüz geçmez’

ÇAYKUR'la ziyaret ettiğimiz ajans çaycılarında bu ay MEC'e konuk olduk.

03.07.2015 - 08:57 | Enes Taşkıran

ÇAYKUR'la ziyaret ettiğimiz ajans çaycılarında bu ay MEC'e konuk olduk.
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

7 yıldır MEC’in “kraliçe”si olan Ayşe Candan’ın çayını içerken hem ajansta çay üzerinden kurulan dostlukları dinledik hem de 20 yıldır bu işi yaptığı halde neden halen heyecanlandığını konuştuk.

Ajansta gün nasıl başlıyor?

Sabah 08.00’de ben burada oluyorum. Çayları demliyorum. Arkadaşlar 08.30-09.00’a doğru geliyorlar. Daha masalarına geçmeden direkt mutfağa geliyorlar. Çaylarını, poğaçalarını alıp masalarına geçiyorlar. Mutfağa geldiklerinde bana “günaydın Kraliçem” diyorlar. Dostluğumuz çok iyidir.

Ajans çaycıları serisi: MEC - Ecem Ün, Senior Planner“Perde arkasında değil direkt perdede”
Ecem Ün, Senior Planner

Kendimi evde, aslında rahat bir ortamda hissettirdiği için çay içerim. Çalışırken de bu motive eder. Bana rahat bir ortam oluşturur. Rahatlık ve motivasyon açısından benim hayatımda çay çok etkili.

Ayşe Abla perde arkasında değil direkt perdede. Her şeyin içinde ve seslendiğinde hemen gelir ve hemen müdahil olur. Çayın üzerine not bırakır. “Bunu almayın yeni demledim, öbüründen alın” ya da “Sizi seviyorum” gibi ufak notlarla bizi motive eder. O yüzden bu ajansta perde arkasında değil direkt perdededir kendisi.

En çok zaman çay içilir?

09.00-11.00 arası çok içilir. Öğle yemeği saatinde çok içilmiyor ama akşam 17.00’den sonra yine bir yoğunluk oluyor.

Ekipte çayla arası iyi olan, çok çay içen birileri var mı?

Var. Beğenerek de içiyorlar. Arkadaşlar sağ olsunlar, “Abla çaylarına doyamıyoruz” diyorlar. Diğerlerine daha göre daha çok içenler var ama az içen var mı derseniz isim sayabilirim. Çoğunluk çok içiyor.

Peki, departman olarak sorsak hangisi çok içiyor?

En çok çayı planlamacılar içiyor. Hamza Bey, Ergun Bey…

"Ajans Çaycıları" serimiz üçüncü durağında çaylarımız MEC'in "kraliçe"si Ayşe Hanım'dan geliyor.

Mesela sıradan bir günde çay olmazsa, ajansta ne olur?

O gün kıyamet kopardı diye düşünüyorum. Çaysız yapamıyorlar. Zaten gelir gelmez “Abla çay!” diyorlar.

Çayın yerini başka bir şey tutar mı sizce?

Tutmaz. Karadenizli olarak biz çaysız yapamıyoruz. Çay içmediğin zaman sersem gibi oluyorsun, çayı içince zihni açılıyor, rahatlıyor.

Size özel bir çay demleme formülünüz var mı?

Evet, var. Ama yani o formül bizde kalsın. Elimin lezzetli olduğunu söylüyorlar. Yıllardır yaptığım bir ölçü var, onu yapıyorum. Gizli olsun, sırrı kaçar söyleyemem.

Ajans çaycıları serisi: MEC - Ergun Yüceyurt, Senior Planner“Ayşe Abla yokken çay içmiyorum”
Ergun Yüceyurt, Senior Planner

4,5 yıldır bu ajanstayım, kendimi bildim bileli de çay içerim. Türkiye’de büyüdüğümüzden, küçüklükten beri çay içiyoruz.

Ayşe Abla’nın çayı da kendisi de farklı. Ona bakış açımız da çok farklı.

Ajansta çay deyince aklıma Ayşe Abla geliyor. Bir kere çok şirin bir insan Ayşe Abla. Çay hazır değilse “Kuzucuklarım, çay hazır değil” notlaryla bizi karşılıyor. O küçük şirin notlar bekleme safhasını katlanılır hale getiriyor. Onun çayı olmazsa sallama çay bile içmiyorum. Hele mutfakta başka birisi varsa kesinlikle çay içilmiyor.

Siz yokken ajansta çaya bakan biri var mı?

Evet, var bir arkadaşımız, o geliyor. Ama benim yerimi tutmadığını söylüyorlar. Ben izne çıktığım zaman çay içmeyi bırakan arkadaşlarım var. İzinden geldiğimde “Kraliçem gelmiş bir çay içelim” diyorlar.

Kimin nasıl çay içtiğini bilir misiniz?

Bilirim, 5 şekerli içenler de var, 6 şekerli içenler de. Çok koyu içen, açık içen, limonlu içen, yarım şekerli içen var.

Siz nasıl içersiniz?

Ben çok az şekerle içerim. Aslında şekersiz içilmesi daha iyi diye düşünüyorum ama yine de çok şekersiz de içemiyorum.

Hangi çayı kullanıyorsunuz?

Çocukluğumdan beri gördüğüm ÇAYKUR tabii ki. ÇAYKUR’un dışı sarı olanla Tomurcuk’unu karıştırıyorum.

Çayın iyisi kötüsü nasıl anlaşılır?

Çayın saati geçti mi bayatlar. Çayı demlerim, yarım saat ya da 15-20 dakika dinlenir ondan sonra içerler. Çay kalırsa bayat derim, sakın içmeyin. Anında tazesini demlerim. Bayat çayı içirmem.

Çay servisi yapıyor musunuz?

Herkes çayını kendisi alıyor. Ben çayı yapıyorum, hazırlıyorum, arkadaşlar çayımız hazır diyorum. Çok yoğun olanlara çay alamayanlara bakarım, götürür veririm. Sevinirler.

"Ajans Çaycıları" serimiz üçüncü durağında çaylarımız MEC'in "kraliçe"si Ayşe Hanım'dan geliyor.

Kaç kişi var ofiste?

80’in üzerindeyiz. Tabii herkese tek tek servis yapamıyorum. Çok yoğun olanlara ve toplantılara ağırlık veriyorum. Misafirlerle ilgileniyorum. Misafirlerin de çoğu “abla çayını içmeye geldik” der hep.

Çayın hayatınızdaki manevi yeri nedir?

Çay olmazsa olmaz diyebilirim. Çaysız bir günümüz geçmez. Ben kendi açımdan söylersem çay beni çok rahatlatıyor. Ben çaycı olduğum halde eve gittiğimde yemekten önce çay, ocağa konur. Hayatımın ayrılmaz parçası diyeyim.

Çay servisi yaparken başınıza gelen eğlenceli-ilginç bir şey oldu mu?

Çok ilginç bir olay olmadı. Tabii ki heyecan oluyor, dökülüyor arada ama bir sabah biri bana bir sürpriz yapmış. Çayımın içine tuz doldurmuş, o çayı döküp yerine yeni çay demledim.

Ajans çaycıları serisi: MEC - Cevat Konuk, Supervisor“Hata yapmamak için iyi bir araç”
Cevat Konuk, Supervisor

Çay olmazsa olmazlardan biri. Sabah kalktığımda direkt kahve yerine çayla başlıyorum. Kahveyi sevmiyorum. O yüzden mutlaka çay içmeliyim. Özellikle yemeklerin üzerine, yemeği tamamlayan bir unsur.

Çay güne iyi başlamamı sağlıyor. Beni biraz rahatlatıyor açıkçası, stresimi alıyor ve bir muhabbet aracı. Çay sayesinde insanlarla bir araya gelip muhabbet edebiliyoruz. Aslında biraz da birleştirici unsuru var diyebilirim.

Ayşe Abla ajansta çarkın dişlisi gibi. O olmazsa kaos olurdu herhalde. Herkes her sabah ilk geldiğinde kahvaltısının yanında çay alıyor. Çayın orada hazır olduğunu bilmek, insanları rahatlatan bir şey. Bu yüzden muhakkak Ayşe Abla olmalı!

20 yıldır bu işi yapıyorsunuz hâlâ heyecanlanıyor musunuz?

Şimdi 3-4 tane toplantı odası olunca yetiştirmek için panik yapıyorum. Yeri geliyor, odalar aynı anda isteyince “hangisi, hangisineydi” diye heyecan yapıyorum ama çok fazla değil. Yine de heyecan oluyor, bilmiyorum. İşimi severek yapıyorum. Sevmesem 20 yıldır bu işi yapmazdım. Daha da ömrüm yettiği kadar yapacağım.