‘Şimdiki nesilde eski tiryakiler yok’

ÇAYKUR'la başlattığımız "Ajans Çaycıları" serisinin bu ayki durağı Manajans J. Walter Thompson.

06.08.2015 - 11:00 | Enes Taşkıran

Manajans J. Walter Thompson Turkey çaycısı Selami Karakuş
55
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

ÇAYKUR işbirliğiyle sayfalarımıza taşıdığımız “Ajans Çaycıları”nın en üst noktası şüphe yok ki Selami Karakuş. 71 yıl önce Faal Ajans olarak oyuna giren Manajans J. Walter Thompson Turkey’nin çaycısı Karakuş, ajanstaki 41’inci yılında. Hikâyesini bilmeyenler için hatırlatalım, 41 yıllık bu istikrar; azim ve alın terinin yanı sıra çok kritik bir de blöfe dayanıyor.

Manajans’la nasıl kesişti yolunuz?

1975’te geldim. Birinci ayın ikisinde, Sirkeci’de Ebussuud Caddesinde, cumartesi günü işbaşı yaptım. O zaman mevcudumuz 75 kişiydi. Orada bir altı ay kalınca 90 kişi falan olduk. Yerimiz daralınca, Zincirlikuyu’daki binalara geldik. 100’ün üzerine çıktık.

Manajans J. Walter Thompson Turkey çaycısı Selami Karakuş

Öncesinde çaycılık yapıyor muydunuz?

Yapmıyordum. İlk oraya geldim. Bir arkadaş vardı, bana bu işi söyledi. Tamam dedim, yaparım. Halbuki hiçbir yerde çalışmamıştım. Bana öğretti, bizim Fahrettin Bey ona söyledi ki, seninle bir ay çalışsın. Arkadaşla iki hafta çalıştık, ben işi kavradım. O televizyon bölümünün başına geçecekti. Tamam dedim sen git işinin başına, ocak bana kaldı. Fahrettin Bey soruyor nerelerde çalıştın, filanca yerde dedim. Halbuki hiçbir yerde çalışmamıştım. Orada kavradım işi bitirdim.

Ama 41 yıl oldu…

Tabii. Ama Bay Acıman’a kahve çay içirmek, onun ağzının tadın bulmak çok büyük bir şeydir.

Ajansta nasıl başlıyorsunuz güne?

Benim katta pek kimse yok ama ben sabah 07.00’de gelirim. 41 senedir buradayım, 41 senedir sabah 07.00’de gelirim. Gelir çayımı demlerim. Tıraşımı olmadıysam tıraşımı olurum, keyif çayımı içer işime başlarım. Millet de gelmiş olur.

Gün içinde çay en çok ne zaman içiliyor?

Sabah çayıyla, 5 çayıdır.

Çay içmek insanda nasıl bir ruh hali oluşturur?

İşi yoğun olan kişiler devamlı çaya vurur kendisini, çay içer! Birkaç arkadaş var böyle, çok içiyorlar.

Peki çay fikir verir mi?

Veriyor tabii. Çok da keyif veriyor. Kafanı dinlendiriyor icabında.

Çaya yakışır bir slogan bulacak olsan ne derdin?

(Ajansa dönerek) Bir ipucu verin bakayım. Şu nesilde o tiryakiler yok. Eskiler çay içtikçe rahatlıyordu.

Peki mesela Hande Hanım (Kurt) bir gün ajansta olmazsa ne olur?

İşler karışır.

Hande Kurt, Manajans J. Walter Thompson TurkeyHande Kurt
Yönetici Asistanı

Ben geldiğimden beri onun hikâyelerini dinliyorum. Kendisi 41 yıllık Manajanslı. Eli Acıman’la, ustayla çok fazla zaman geçirdiği için ondan bu hikayeleri dinlemek çok keyifli. O hikayelerin dokusu ve eski iş hayatı çok güzel. Güne Selami Abi’nin masama koyduğu çayla başlarım.

Eniştemin güzel bir sözü vardır: “sabahları çay iç ağzının pası gitsin.” Çaysız bir güne başlamak hakikaten çok zor. Çayın ajanstaki yeri ise eşittir Selami Abi benim için. Çay olmazsa hayat çok zor olurdu. Ve Avrupalı falan olurduk herhalde Türk olmazdık, öyle hissediyorum.

Siz olmazsanız ne olur?

Valla ben olmazsam işler iyice karışır.

Yardımcı yok mu?

Manajans J. Walter Thompson Turkey çaycısı Selami KarakuşVar ama olsun, bizim gibi yapamaz. Bakma, kaç iş yapıyoruz. Santrale bakıyorum, depoya iniyorum, yukarı çıkıyorum.

Niye sizin gibi yapamıyor yardımcı, sizin çayın güzelliği nereden geliyor?

Çayı demlemesi çok önemlidir. Mesela önce çayı atarlar üzerine suyu çekerler, o olmaz. O çay orada kendini sertleştiriyor. Ben ne yapıyorum, önce suyu çekiyorum, suyun üzerine çayı atıyorum. O buharda kendiliğinde yumuşadıkça açılır, demini verir.

Çayın iyisi kötüsü nasıl anlaşılır?

Çayın çok ufağı da yaramaz çok kabası da yaramaz. Normal ince bir şekli, çok da ince değil ve de temiz olması lazım.

Kimin nasıl içtiğini bilir misiniz?

Ben kalabalık olduğu zaman başta şunu düşünürüm, kim kaç şekerli içer, açık mı içer koyu mu içer? Tepsiyi ona göre dizerim. Ofise girdiğim zaman ilk kim oturuyor Mehmet mi? Mehmet, Ali, Veli’nin çayını sırayla verir çıkarım. Ali’nin çayını sana vermem. Hiç sırasını bozmam. Ben çayı dağıtırken patron mu gelmiş, ona da vermem. Çünkü orada yoktu.

Tuna Ersöz, Manajans J. Walter Thompson TurkeyTuna Ersöz
Grafik Ekip Lideri

Çay benim olmazsa olmazlarımdan birisi. Kahve kültürüm yok. Kahve içmeyi pek sevmiyorum. Sanırım çayı onun yerine koydum. Kendime getiriyor diyebilirim. Sabah ilk geldiğimde mutlaka çay içerim. Çay olmazsa büyük bir boşluk olur. Sabah geldiğimde Selami Abi’yle göz göze geliriz. Daha bilgisayarımı açarken çayım gelmiş olur. İşlerin günlük akışını kontrol eder, o sırada çayımı içerim. Güne yüzde 100 çayla başlarım.

Benim annemden kalan bir söylemdir, hep “kafam tuttu benim, çay içmem lazım” derdi. Psikolojik mi bilmiyorum ama uzun süre çay içmediğim zaman özellikle akşamları başım ağrımaya başlıyor, çay istiyorum.

Eve iş götürüyor musunuz?

Yok canım!

Kim yapıyor evde çayı?

Evde hanım yapar. Evde hayatta ben yapmam çayı!

Niye?

Hiç adetim değil, öyle bir prensip.

Güzel yapıyor mu?

Yapıyor, beğeniyorum.

Bilir mi sizin nasıl içtiğinizi?

Bilir bilir.

İzzet Seni, Manajans J. Walter Thompson Turkeyİzzet Seni
Art Direktör

Yaratıcı süreçte çayın rolü çok büyük. Bir kere sabah ilk geldiğiniz zaman çay arıyorsunuz. Selami Abi geldiği zaman illa masaya çay koyulması lazım. Herkes bekliyor.

Manajans’a Aralık’ta başladım. Ben buraya gelmeden önce Selami Abi’nin namı gelmişti bana. “Oranın çaycısı çok ünlüdür Eli Acıman zamanından beri oradadır” diye duymuştum zaten. Çayının ve kahvesinin meşhur olduğunu biliyordum. En başından itibaren sizin kaçta içtiğinizi, nasıl içtiğinizi biliyor. Bir rutini var, bir sistem oturtmuş ve onu yürütüyor.

Çay olmazsa hararet daha büyük olurdu diye tahmin ediyorum. Çay arada, bilgisayardan uzaklaşıp sohbet etmemizi sağlıyor.

Mesela bir bayram ziyaretindesiniz çay ikram ettiler, beğenmediniz. Ne yaparsınız?

İçerim, öyle bırakmam bardağımı. Ne olursa olsun o çayı bitiririm ama iyi olmadığını da söylerim.

Çay olmazsa ne olur?

Adam durur, düşünür.