‘Çay içelim güzelleşelim!’

ÇAYKUR'la başlattığımız "Ajans Çaycıları" serisinde bu ay LOWE İstanbul'a konuk olduk.

21.09.2015 - 14:18 | MediaCat

Çarkur Ajans Çaycıları: LOWE İstanbul, Gülseren Demirci
19
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

LOWE İstanbul’un “Gülsoş”u Gülseren Demirci’nin kariyeri ajansın köklerine uzanıyor. Grafika Lintas’tan LOWE İstanbul’a uzanan yolda ajansın tarihine tanıklık eden Demirci, aynı çatı altında 19’uncu yılına giriyor. Çaya ve işine gönülden bağlı olan Gülsoş Abla’nın enerjisi, dinamizmi ve güler yüzü çayı gibi yüksek düzeyde.

Çayınız hazırsa buyurun güzelleşin.

Nasıl başladı bu çay işi?

18 sene bitti, 19’dan gün aldım. İlk işim Maslak Grafika Lintas’tı. Orada 3 sene çalıştım. 3 sene sonra birleşmeyle LOWE İstanbul’a geldim. 3 arkadaştık, ikisi ayrıldı ben kaldım.

Bu çay sevgisi nereden?

Çayı çok seviyorum. Çayı içmeyince hayat olumsuz gibi bir şey. Çay insanın içini rahatlatan, baş ağrısını alan, çalışmak için güzel bir içecek.

Çarkur Ajans Çaycıları: LOWE İstanbul, Mehmet HekimMehmet Hekim
Finans Departmanı

Gülseren Hanım’la hemen hemen aynı dönemlerde çalışmaya başladık. En mutlu olduğum anlar tam aklımdan çay geçtiğinde Gülseren Hanım’ın çayla girmesi. Gülseren sadece çay vermez. Yanında mutlaka iki çift lafı da vardır. Onu kızdırmayı da çok severim. Bazı durumlarda çayı özellikle eleştiririm ki sonraki çay daha coşkulu gelsin.

Benim çay saatim yok. Gün boyu içerim. Çok sıcak içerim çok çabuk içerim. Hatta Gülseren’in bana bir vaadi vardır. Masama semaver koymayı vaat etmişti, hala bekliyoruz. Çok uzun yıllardır içtiğim için işime de katkısı vardır diye düşünüyorum. Çay olmazsa damağım sızlar. Ben çayı öyle hissederim damağımda bir kamaşma olur. Çay demek sohbettir tabii.

Ajansta arkadaşlar güne nasıl başlıyor?

Sabahleyin 07.30’da işbaşı yapıyorum. Yedi buçuktan iki dakika sonra çayı demliyorum. Arkadaşlarım sabah saat dokuza çeyrek kala, on kala gibi geliyorlar. “Gülsoş çay hazır mı?” diyorlar. Ben hazır deyince herkes teker teker kendisi alıyor çayını. Arif Bey böyle bir kaldırıyor bardağını “çay gayet nefis olmuş!” diyor. Mehmet Hekim kaldırıyor bardağını “çay güzel ve nefis olmuş!” diyor.

Bunlar sizi motive ediyor mu?

Herhalde! Çok seviniyorum mutlu oluyorum yani. Bu şirkette 18 senedir çalışıyorum. Arkadaşlarım tarafından takdir ediliyorum. Onları çok seviyorum, onlar da beni seviyor.

Ajansta çayı değişik içen var mı?

Şerife Hanım var ajansın başkan yardımcısı. Onu gördüğüm zaman mutlu oluyorum zaten. İnsana böyle bir negatif enerji veriyor.

Pozitif?!

Pozitif! Özür dilerim, özür dilerim! Pozitif enerji veriyor. Bir sabah “bana bir çay getirebilir misin, transparan” dedi. Ben tabii anlamadım. Halbisem transparan dediği çay açık çaymış. Yani yarısına kadar su, üstüne iki damla çayı koyuyoruz. Ama o kadar içmesine bile ben çok seviniyorum.

Çarkur Ajans Çaycıları: LOWE İstanbul, Gülseren Demirci

Çayın fikir bulmadaki etkisi nasıl sizce?

Çay içelim güzelleşelim! Böyle bir slogan yaptım kendime. Her zaman da söylediğim şey, arkadaşlara çay servisi yaparken.

Arkadaşlar uzun saatler çalışıyorlar bazen, tıkandıklarında çay zihin açar mı?

Evet, evet! Mesela akşamları arkadaşlar çalışıyor, belki sabahlayan oluyor. Kreatif bölümde çalışan arkadaşlar. Sabah geldiğim zaman çayı demleyip ilk onlara çay veriyorum. Mutlu oluyorlar, bir rahatlıyorlar. “İyi ki varsın sen Gülsoş diyorlar.” Dinleniyorlar, daha çok motive oluyorlar, çalışıyorlar.

Çarkur Ajans Çaycıları: LOWE İstanbul, Derya SezginDerya Sezgin
Dijital Departman

Gülsoş vardı, üzerine LOWE yapıldı gibi. Sabahları ben genelde mutfak kapısında giriyorum ve sabahları ilk Gülsoş’u görüyorum daha girer girmez. Bir pozitif enerjisini, öpücüğünü alırım onun. Ardından zaten çayımı da elime tutuşturur öyle giderim masama.

Akşamüstü dört gibi falan çaktırmadan bir gelir, bir suratıma bakar ne durumdayım diye. Ondan sonra suratım asıksa alır getirir çayımı koyar, sıkıntı yok der gider. Toplantılarda özellikle yoğunsa sessizce gelir, çayımı ittirir önüme. Gülsoş böyle bizi rahatlatan seven, minik bir anneanne şu anda.

Gülseren’in etrafta dolaşıyor olması dostum naber diyor olması bile bizim için çok keyifli.

Ajansta en çok kim çay içer?

Mesela muhasebede bir arkadaşım var Mehmet Hekim, ne kadar çay verirsen içiyor. Sınırsız! İstediğin kadar ver içiyor.

Siz ne kadar içersiniz?

Ben içerim canım! Bana sorarsan ben çayı çok seviyorum. Ben içerim. Çay olmazsa olmaz.

Çarkur Ajans Çaycıları: LOWE İstanbul, Gülseren Demirci

18 yıllık bir deneyim çayın lezzetine ne kadar etki eder?

İlk yaptığımda kazanda nasıl demleyeceğim, nasıl yapacağım, ne kadar çay konacak… Sonra sonra neyin ne olduğunu öğrendim. İş hayatım yoktu zaten. Birden atıldım, yavaş yavaş alıştım, öğrendim.

Hangi çayı kullanıyorsunuz?

Biz ÇAYKUR kullanıyoruz. Sarı paket kullanıyoruz. Çok nefis. Bayağıdır da kullanıyoruz.

Çarkur Ajans Çaycıları: LOWE İstanbul, Çiğdem HekimÇiğdem Hekim
Finans Departmanı

Gülseren Hanım’la 13 yıldır çalışıyoruz. Ben iş hayatına atıldığımdan beri onunla birlikteyim. Benim için çok şey ifade ediyor. Sıkıldığımda sevindiğimde her daim benim yanımda oluyor.

Çok yoğunsak ve çay alamadıysak Gülsoş bunu fark eder ve bizi çaysız bırakmaz gün boyunca. Gülsoş’un gönüllü çay servisi yaptığı tek bölüm burasıdır. Normalde herkes kendi çayını kendisi alır. Ama Gülsoş bize pozitif ayrımcılık yapar.

Çay olmazsa benim için her şey eksik olur. Çay içmezsem ben kendime gelemem. Çay içmem gerekiyor. İşten çok bunaldığımızda direkt Gülsoş’un yanına gider, bir çay alırız. O bizi rahatlatır. O her daim öyle. Güler yüzüyle karşılar bizi. Her zaman çok enerjiktir.

Ajansta ünlülere servis yaptınız mı?

Benim çok sevdiğim Hülya Toptaş var. Bir gün telefon geldi, çay istedi. Gittim baktım ki Gülben Ergen. Gülben Ergen’e çay vermek, benim gibi bir insan… Çok mutlu oldum. Giderken mutfağa eğildi, “Çayın çok güzeldi, çok hoştu çok beğendim isminiz neydi?” dedi. “Gülseren” dedim. “Teşekkür ederim” dedi ve gitti.

Beren Saat, Defne Joy Foster da geldi. Beren çayı tek şekerli ve açık içiyor.

Enteresan bir şey yaşadınız mı çay servisi yaparken?

Bir gün çaylarımı doldurdum. Ela Hanım patronumuz açık çay içer ona servis yaptım, sonra Şerife Hanım’a servis yapacaktım. Onunu kapısı kapalıymış ben farkında değilim. Direkt girmeye çalışınca çaylar tepsiyle yere düştü. Bu kazadan sonra camlara film koyuldu.

Çarkur Ajans Çaycıları: LOWE İstanbul, Cüneyt KetenCüneyt Keten
İdari işler

Ben 40 yaşındayım, Gülseren’le 18 yıldır tanışıyoruz. Benim ablam. Ben sabahları onun çayıyla başlarım. Kahvaltıyı beraber yaparız eğer buradaysam. Bana can dostum der genelde. Ben de ona öyle derim. Yıllardır beraberiz.

Çay benim için uyanmak demek. İçmediğim zaman başım ağrır. Zaten evden çıkıp koştura koştura Gülseren Abla’nın çayına gelirim. Çayımı aldıktan sonra beraber kahvaltı yaparız. Biz kahvaltı yaparken, tüm arkadaşlar gelir. Orada toplanmamızı sağlar. “Çay Çaykur’dan, çaylar Gülseren Abla”dan diyeyim. Çaysız rahat edemem. Bir eksik olduğunu hissederim. Uykum gelir.

Çayın sizin hayatınızdaki yeri nedir, çay olmazsa ne olur?

Benim için çayın önemi… Çay içmeyince başım ağrıyor. Ciddi söylüyorum. Evde bile muhakkak yalnız başıma kalsam bile o çayı demliyorum ve en az dört bardak içiyorum. Çay insanı rahatlatıyor bence. Çalışanlar için fikir bulmaya fayda sağlıyor. Çay içmek güzeldir. Çay içelim güzelleşelim!