Demlikler hep dolu!

ÇAYKUR’la ziyaret ettiğimiz ajans çaycılarında bu ay durağımız Ogilvy İstanbul.

04.02.2016 - 15:46 | MediaCat

Demlikler hep dolu!
14
paylaşım
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+
Nedir?

Burası Veskafe: Her gün 600 bardak çay içilen ve içilen her bardak çayın taptaze olduğu nokta. PR ve yaratıcı ajansı aynı çatı altında olan Ogilvy Türkiye’nin 150’ye yakın nüfusunun çay yükünü çekmek kolay iş değil. Vesile “Vesiloş” Şen ve “her işe yetişen” ortağı Burç Çalı yıllardır layığıyla yerine getiriyor bu görevi. Her şeyin yolunda gitmesi için izlenmesi gereken yol ise belli: Mutfak hiçbir şekilde dağınık olmayacak, bardaklar toplu duracak ve demlikler hep dolu olacak.

Nasıl bir duygu burada çaycı olmak?

Vesile Şen: Çok keyifli. İnanın, nasıl akşam oluyor anlamıyorum. Severek çalışıyorum. Ortamım çok güzel. Çalışanlarımız, özellikle bana karşı, çok samimiler. Gelir çay alır, sarılırlar bana. Çok severler.

Unvanınız var mı, reklam sektöründe çok “title” var malum…

VŞ: Vesiloş diyorlar bana. Buraya da Veskafe diyorlar.

Sayısız insan çalışıyor burada, yoğun olmalı. Nasıl başlıyor gününüz?

VŞ: Sabahtan Burç Bey ve ben geliyoruz. Yemekhanedeki bayanlar da geliyorlar. Personelimiz gelene kadar çaylarımızı demleyip temizliğimizi yapıyoruz. Ondan sonra da başlıyor gelenlerimiz.

Mutfakta bir arkadaşınız var, kimdir o?

VŞ: Burç Bey. Kendisi benim çok sevdiğim, birlikte severek çalıştığım bir arkadaşımdır. Onu tanıdığım için çok memnunum. Düzgün, disiplinli çalışıyoruz birlikte. Kendisi Kemerburgaz’da oturuyor. Bekâr. Yakışıklı. Güzel çay yapıyor. Bana saygısı sonsuz.

Demlikler hep dolu!Burak Oruç
Ogilvy & Mather Türkiye Finans Müdürü

Sektörümüz çok yoğun, özellikle yaratıcı arkadaşlar için. Tüm bu yoğunlukta en önemli çıkış noktamız çayın kendisi ve yarattığı ortam. Veskafe de bizim mutluluğumuz için oldukça önemli. Hem Vesile Hanım hem de Burç bizim çalışanımız değil, arkadaşlarımız. İnsanlar ciddi anlamda kafaları bozuk olduğunda oraya gidip çay isteyip onlarla muhabbet ediyorlar, çay bahane oluyor yani. Onların yaptığı şey çaydan öte: Sohbetlerini, güzel kişiliklerini sunuyorlar bize.

Çayı anlatan, aslen Farsça bir tarif var, aklımda kaldığı kadarıyla söyleyeyim: Ne yapar çay? Önce gözünüze hitap eder. Rengini, berraklığını görür sonra dokunursunuz. Sıcaklığını hisseder içersiniz ve sonrasında damağınızda güzel bir tat bırakır… Herhalde bir gün uzaylılar falan gelse, anlatmaktan ziyade direkt “iç” derdik çayın ne olduğunu anlamaları için. Tabii bize gelir gelmez bir fenalık yapmazlarsa.

Burç Bey mutfakta nasıl bir iş bölümü var?

Burç Çalı: Vesile Hanım çekip çevirir mutfağı, ben servisle ilgilenirim. Arkadaşlar buraya gelirler bir hava alıp çay içmek için. Servis içinse, toplantı salonlarına çıkarım.

Sizin çayla aranız nasıl?

BÇ: Bir bardak çayı bitiremedim ben hayatım boyunca.

Belki bu röportajda kısmet olur?

BÇ: Bilmem, bir deneyelim bakalım.

Peki, siz çay sever misiniz Vesile Hanım?

VŞ: Çok severim. Evde de sevilir, akşamları olmazsa olmazımızdır. Ajansta devamlı taze çay yaparız zaten. Biri bitmeden diğeri hazırlanır. Sürekli kalabalık olduğumuz için tüketim de çoktur. 2 kilo çayı bir günde bitiriyoruz diyebilirim.

Demlikler hep dolu!Esra Çankaya
Ogilvy & Mather Advertising Dijital Reklam Yazarı

Vesile ve Burç muhteşem. Ben suratlarının asık olduğunu, mutsuz olduklarını hiç görmedim. Hatta ilk geldiğim zaman çok şaşırmıştım Vesile Abla’ya. Konuştuk, “Ben çok seviyorum işimi” dedi. Burası çok kalabalık bir yer ama siz sabah kafeye girip onlarla göz göze geldiğiniz anda sizin nasıl çay içtiğinizi, hangi bardakla içtiğinizi bilir onlar. Ağzınızdan laf çıkmasına gerek olmaz. Bu bana kendimi özel hissettiriyor.

Burada cam olmak kaydıyla orta boyda bardaklarda 10 bardak içip evde bir demlik daha demliyorum kendime. Yatana kadar içerim, çok severim yani. Çaykur Filiz içiyoruz evde, burada da Tiryaki. Sevdiğimiz bir laf vardır, bilirsiniz: Çay var içersen, ben varım seversen. Ben çayın gerçekten daha samimi olduğuna inanıyorum. “Kahve içiyoruz”dan ziyade “Çay içiyoruz abi” kafasındayım.

1 kilodan kaç bardak çıkar peki?

VŞ: 300 bardak.

Siz nasıl bir çaycısınız peki? Sizin en iyi yönünüz nedir dersiniz?

VŞ: En iyi yönüm, kim ne isterse ona çabuk çözüm bulmaya çalışırım. Hızlı hareket eden bir insanım. Herkesin bardağını bulmaya, demini ayarlamaya çalışıyorum… Güler yüzlüyüm, burada bana “Hep mi mutlusun?” derler. Severek çalıştığım için onu yansıtıyorum.

Vesile Hanım’ın kuralları var mıdır Burç Bey? Üç tane olmazsa olmazı mesela…

BÇ: Bulaşıklar hiçbir şekilde dağınık olmayacak, bardaklar toplu duracak ve demlikler hep dolu olacak.

İlginç çay içme alışkanlığı olan kimse var mı ajansta?

VŞ: Pelin Hanım sütlü içer mesela. Çok açık içen muhasebe bölümümüzdür. Onlar da öyle seviyorlar. Çok koyu içen Seden Hanım, şekerli içen Tuğçe Hanım var… Hepsini ayarlamaya çalışıyoruz.

Demlikler hep dolu!Onur Kamış
Ogilvy & Mather Advertising Reklam Yazarı

Çay benim de ajansın da hayatında muhabbetin, nefes almanın, bizim tabirimizle kafa açmanın göbeğinde. Normalde ince belli sevilir ama ben kupada severim, ince kupada çabuk soğumaz da. Çay gibi, Vesile Hanım’ı da Burç’u da çok severiz. Burç kankadır, Vesile Abla da… ablamız işte.

Bence bizim çayı çay yapan şey tazeliktir. Bir adım da olsa, ajanstan kafa olarak uzaklaştırır beni, bu yüzden masa başında olmam genelde içmek için. Arkadaşlarla “Şunu nasıl yapalım lan” derken yudumlarız. Reklam yazarı olarak değil, kişisel yaklaşıyorum çay mevzusuna. Reklam kaygılarından uzaklaştığımızda çayı daha iyi anlatabileceğimiz düşünüyorum. Ne mesela bizi çaya hasta etti? Bunun üstüne gitmemiz lazım. Çaya doyarken muhabbete doymanın da altını çizmemiz gerekiyor. Çay var sıkıntı yok diyorum bu yüzden.