Publicis Groupe’un Marcel’ine dair merak edilenler

Marcel'in yaratıcısı Chip Register sorularımızı yanıtladı.

08.09.2017 - 10:50 | Alev Kaynak

Publicis Groupe'un Marcel'ine dair merak edilenler
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Marcel’i hatırlayacaksınız; Publicis Groupe’un üzerindeki yatırımları artırabilmek ve yetkinliklerini daha da geliştirebilmek adına uluslararası yarışmalardan çekilme kararı aldığı AI platformu. Marcel’i daha yakından tanıyabilmek ve yaratıcılık endüstrisi için ne gibi kazanımlar sağlayabileceğini öğrenebilmek adına, Marcel’i yaratan Publicis.Sapient Co-CEO’su Chip Register’a sorularımızı yönelttik: İşte Marcel’e yönelik merak edilenler…

Marcel’in lansmanını takip eden haftalarda Advertising Age bir yazı yayınlayarak, benzer bir platformun JWT çatısı altında çoktandır işlediğini belirtmişti. Bu konuya yönelik sizin fikirleriniz nedir? Marcel sahiden farklı ve benzersiz mi?

Diğerlerinin bu alandaki çabalarına yönelik doğrudan bir yanıt veremem, sadece onlar için en iyisini dileyebilirim. Marcel’i farklılaştıran unsurlara dair söyleyebileceklerimse; irili ufaklı yüzlerce ajansı ve dünyanın her yerinden 80 bin çalışanı müşterilerimizle ve Publicis içinde ya da dışında üretilmiş muhteşem işlerle bağlantıya sokabilmek için özel olarak tasarlandığı. Üstelik gezegenimizdeki en gelişmiş teknoloji kullanılarak geliştiriliyor.

Marcel’le anadilinizden pek çok farklı dil sürümlerinde iletişim kurmanızı sağlayacak yetkinliklerden yaşam ve iş dünyamızdaki “niçin ve nasıl”lara odaklanan pek çok nedensel akıl yürütmeye kadar pek çok alanda bilim, yaratıcılık ve iş dünyasının buluştuğu sınırlarda çalışıyoruz. Dolayısıyla hem kapsam hem de gelişmişlik açısından sektörümüzde Marcel’le kıyaslanabilecek herhangi bir girişim var mı bilemiyoruz. Ama beklentilerimiz Marcel’in iş yapma modellerimizdeki ezberleri tamamen bozacağı ve müşteri ajans ortaklıklarının üreteceği yaratıcı işlerde yepyeni standartlar getireceğine yönünde.

Marcel’in geliştirilmesinin ardındaki stratejik önermeler nelerdi?

Bunun yanıtı kolay. “Holding şirketi” (holding company) modelinden “bağlantılı şirket” (connecting company) modeline geçiyoruz. Her yeni müşteriyle birlikte, tek bir markanın gücüne yaslanmaktansa, grup içindeki 80 bini aşkın çalışanın köklü ve farklı yeteneklerini avantajımıza çevirmeyi arzu ediyoruz. Bir sonraki projemizi güçlendirebilmek adına tüm bunların çıktılarından elde ettiğimiz öğreti ve deneyimleri yeniden kullanmak istiyoruz. Tüm bunlar doğru kaldıracı bulabilmekle ilgili.

Yaptığınız işi nasıl daha kuvvetli, daha sağlam, daha yaratıcı ve daha etkili öncüller üzerinde inşa edersiniz? Her defasında sahip olduklarınızın tamamını kullanarak, yalnızca bir kısmını değil tamamını! Tüm bu bilgeliği ve deneyimi elde edebilirseniz, zaman geçtikçe yaptığınız iş de daha büyük, daha akıllı, daha güçlü ve daha yaratıcı olacaktır.

Marcel’le birlikte nasıl bir dönüşüm bekliyor Publicis’i? Tam olarak nasıl çalışacak? Yetenek havuzu nasıl örgütlenecek?

Marcel, Publicis Groupe tarafından, yetenek, ajans, dil, coğrafya ya da içerik fark etmeksizin tüm Publicis Groupe için yaratılmış bir platform. Özümüzde ve deneyimlerimizde fazlasıyla yaratıcıyız. Yaratıcılık da spesifik bir zorlukta başa çıkabilecek en tutkulu, en ilham sahibi insanları bulabilmekten, sonrasında da onları Groupe’un tüm kaynaklarıyla donatabilmekten geçiyor.

Bu kaynaklara, geçmiş işlerin mirasından yararlanmak, hatta sınırların ötesinde ve müşterilerle doğrudan çalışabilecekleri birçok araca sahip olmak da dahil. Teknolojinin sağladığı kaldıraç gücünü, bizi daha yaratıcı, işbirliğine daha yatkın, daha etkin ve daha kolay iş üretebilecek hale getirecek şekilde kullanmanın zamanı geldi.

Peki, müşteriler nasıl yararlanabilecekler?

Müşterilerimizle çok daha doğrudan angaje olabilmemizi sağlayacağı için memnunuz. Ekiplerimizle çok daha kolay bir şekilde işbirliği yapabilseler, global kadromuzu görebilseler, geçmiş ve güncel işlerimize rahatlıkla tanık olabilseler, tek bir tuşa basarak araştırmalarımıza, verilerimize ve görüşlerimize erişebilme fırsatına sahip olsalar ve tüm insan kaynağımızdaki fikir üretimine crowdsourcing yapabilseler, neler olabilir?

Marcel’de öncelikli olarak, çalışma modelimizi geliştirmeye odaklandık ama nihai olarak müşterilerimizi benzersiz ve teknoloji temelli çok daha güçlü deneyimlerle bir araya getirene kadar, bu endüstrideki ezberleri tam anlamıyla bozmuş sayılmayız.

Son olarak da bütün reklam endüstrisindeki yansımalarını sormak istiyorum. Sektördeki ezberleri nasıl dönüştürecek?

Tam da oyunun kurallarını değiştirmek üzere tasarlandı Marcel. Azami potansiyeline ulaştığında (ya da bizim tabirimizle katlanarak uçuşa geçtiğinde), hiç kimse bizden daha yaratıcı işler üretemeyecek, hiç kimse müşterileriyle daha derin ve etkili işbirlikleri yapamayacak. Hali hazırda beyin fırtınalarımıza katılmak için can atan kalabalık bir müşteri erişimimiz var ve elbette ki bu durum için müteşekkiriz. Sizden daha hızlı gitmenizi isteyen ve sürekli nasıl yardımcı olabileceklerini soran müşterilerden başka hiçbir şey doğru yolda olduğumuzun göstergesi olamazdı.

Bugün reklam dünyasının ayakta kalabilmesinin tek yolu yaratıcılık ve teknolojinin işbirliğine girmesi mi dersiniz?

Bana kalırsa herhangi bir endüstrinin hayatta kalabilmesi için geçerli tek yol sahip oldukları yetenekler ve yeni teknolojiler arasında işbirliği geliştirebilmek. Fazlasıyla bağlantılı, dinamikleri sürekli değişen ve her an tetikte olan dünyada hepimiz dijital dönüşümü deneyimliyoruz. Ne özel olarak Publicis Groupe ne de genel olan endüstri bu durumdan muaf değil. Tam aksine, (Marcel gibi inisiyatiflerde vücut bulan) yeni teknolojilere hızlı şekilde adapte olabilmek büyük farklar yaratacak ve geleceğin rekabet havzasını şekillendirecek.

Peki, bugünün ihtiyaçlarına ve taleplerine yanıt olarak platform modelini öne çıkarmak en doğru yöntem mi sizce?

Publicis Groupe platform modelini mümkün olduğunca geniş, derin ve hızlı bir şekilde inşa etmeye çalışıyor. Bu tamamen avantajı lehinize çevirmekle ilgili. Ne de olsa bir araya geldiğimizde münferit halde olduğumuzdan çok daha akıllıyız, öyle değil mi? Buradaki asıl soru platform modelini nasıl hayata geçirdiğiniz. Şirket içindeki tüm duvarları yıkmayı deneyebilirsiniz ve bu süreçte sahip olduğunuz zengin kültürel farklılıkları, kimlikleri ve markaları kaybedersiniz. Ya da Marcel gibi teknolojiler geliştirebilir ve bu sorunları geride bırakabilirsiniz. Organizasyonel modellerde geleceğe odaklanmak çok daha akıllıca. Tabii geçmiştekinden çok daha akıllı bir dünyada yaşıyoruz. Bana kalırsa, bu şekilde düşünmeyen ve hareket etmeyen pek çok şirket büyük tehdit altında.

Pazardaki bu değişim hızına ,müşteriler de ajanslar kadar hızlı adapte olabiliyorlar mı? Yoksa daha çok dirençle mi karşılaşıyorsunuz?

Evet, bu fenomenlerin hiç biri ne reklam network’lerine ne de müşterilerimize özgü. Tüm sektörler yeni teknolojilerin alt üst ettiği bir dünyanın değişim hızına ayak uydurmaya çalışıyor. Tüm müşteriler, ajansların çoğu ve diğer endüstrilerden de pek çok şirket önerdikleri hizmetleri çoğaltabilmek ve farklı çalışma yolları üretebilmek için çırpınıyorlar. Aşırı yüklenmiş Darwinci zamanlarda yaşıyoruz. Evrim olgusunun nesil bazlı değil, aylık dilimlerde ölçümlenmesi gerekiyor. Eğer hayatta kalmak istiyorsanız, tabii.