Perakende sektörü yüzde 8 büyüdü

Türkiye’de organize perakende sektörü yılın ilk üç ayında yüzde 8 oranında büyüdü, ciro artışına paralel olarak metrekarelerde artış yüzde 2 olurken, sektör istihdamını yüzde 3 oranında artırdı...

07.05.2010 - 00:00 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Türkiye’de organize perakende sektörü yılın ilk üç ayında yüzde 8 oranında büyüdü, ciro artışına paralel olarak metrekarelerde artış yüzde 2 olurken, sektör istihdamını yüzde 3 oranında artırdı.

Sektörün yılın ilk çeyreğinde gösterdiği gelişme Alışveriş Merkezi ve Perakendeciler Derneği Başkanı Mehmet T. Nane tarafından düzenlenen bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu.

Türkiye ekonomisinin geçirdiği çok sayıda ekonomik dalgalanma nedeniyle kriz sonrasını daha rahat değerlendirebilen, hazırlık içgüdüsü geliştiren ve yönetici ihraç eden bir ülke konumunda olduğunu anlatan Nane “Organize perakende sektörü, genç olmasına rağmen, farklı sektörlerden getirdiği deneyimlerini bu alanda uygulama becerisi gösteriyor. Tüketicisine verdiği önem organize perakende kuruluşlarının az yara almasının temel unsurları arasında yer alıyor” diye konuştu.

Sektöre nitelikli eleman

İlk üç ayda işsizliğin yüzde 14.5 seviyesine ulaşmasına rağmen sektörün istihdama önemli katkı sağladığını vurgulayan Nane, meslek liselerinde açılan perakende bölümleri ile de sektöre nitelikli eleman yetiştirdiklerini ifade etti. Nane 2009-2010 döneminde 176 okuldan 9 bin 282 öğrencinin mezun olmasını beklediklerini kaydetti.

“2009 yılında ve 2010’un ilk çeyreğinde, organize perakende sektörü olarak, tüketiciye yönelik kampanya ve etkinliklerimiz ile özel tüketimi canlı tutmak adına tüm yaratıcılığımızı kullandık; ancak sektörün satış rakamları fazlasıyla tüketici güvenine bağlı ve bu güven hassas dengeler üzerine oturuyor” diyen Mehmet T. Nane, “Ülkemizdeki tüketiciler, siyasal istikrara oldukça duyarlı. Bu durumu tüketici güven endeksi hareketlerinden kolaylıkla takip edebiliyoruz. Buna en iyi örnek ekonomik ortamın olağan seyrinde olduğu ancak siyasi arenada tansiyonun yükseldiği Nisan – Mayıs 2008 döneminde gözlenen tüketici güveninin düşüşüdür. Mart 2009’a kadar düşük bir seyir izleyen endeks Haziran’da en yüksek noktayı görüp yeniden inmeye başladı ve bu seyrini sürdürüyor” ifadelerini kullandı.

Perakendeciden üretime destek

Sanayi kapasite kullanım oranınınn Mart ayında yüzde 64,7 seviyesinde olduğunu anlatan Nane  bu rakamın Nisan ayıyla birlikte yüzde 72,2’ye yükseldiğini kaydetti. Özel tüketimin ve dolayısıyla perakende sektörünün satışlarında yaşanan olumlu seyrin, 3-6 aylık dönemde, siparişlerin artması sebebi ile imalat sektörünü de olumlu etkilediğini de vurgulayan Nane “Perakendeciler olarak stok devri ve siparişler konusunda endişe yaşamadan üretimi desteklemeye devam ediyor” dedi. 

Tasarı yabancıyı korkutuyor

Sektörün önemli bir başka ayağının da yabancı yatırımlar olduğunu vurgulayan Mehmet T. Nane, 2009’un son çeyreği ve 2010’un ilk çeyreğini içeren Ekim 2009- Mart 2010 döneminde, sektöre yapılan doğrudan yabancı yatırımlarda düşüş yaşandığını vurguladığı konuşmasını şöyle sürdürdü “2010’un ilk çeyreğinde 2 alışveriş merkezi hizmete girdi; ancak özellikle Büyük Mağazalar, Zincir Mağazalar ve Alışveriş Merkezleri Yasa Tasarısı’nın gündeme yeniden geldiği bu dönemin, yabancı yatırımcılar için bir istikrarsızlık sinyali haline gelmesi, yatırımlara ve bu yatırımlarla yaratılan istihdama sekte vurması son derece olası bir durum. Buna rağmen, JLL verilerine göre halen inşaatı süren 66 alışveriş merkezi var. 2011 sonunda tamamlanması öngörülen bu merkezlerin 32’si Anadolu’da, 34’ü İstanbul’da yer alıyor. Bu da organize perakende sektörünün geleceğe duyduğu güvenin somut göstergesi olarak önümüzde duruyor.”

Yatırımın istihdama dönüşümü bakımından perakende sektörünün hızlı bir etkiye sahip olduğunu anlatan Nane “Mağazalarda istihdam edilen kişi  başına düşen yatırım maliyeti 15 – 30 bin dolar seviyesinde. Alışveriş merkezlerinde de bir kişinin istihdamı için 50 – 75 bin dolarlık yatırım gerekirken farklı sektörlerde, örneğin çelik sektöründe, kişi başına yatırım maliyeti 400 bin doları bulmaktadır” diye konuştu.

Organize perakende sektörünün Türkiye ekonomisi için en büyük anlamının kayıtlı ekonomiye yaptığı büyük katkı olduğuna dikkat çeken Nane “Sektör, kayıtdışı ve haksız rekabet ile mücadelesini her alanda sürdürüyor. Sektörde fiş sayısında gerçekleşen yıllık yüzde 13’lük artış, tüketicilerin de kayıtlı ekonomiye verdiği desteğin önemli bir işaretidir” dedi.

TAPDK tasarısı vergi hedefine ket vurur

Nane sözlerini şöyle tamamladı “Tütün ürünleri ve alkollü içkilerin satışına yönelik getirilmesi planlanan düzenleme, devletin kaçak üretimle mücadelesinde sağladığı başarılara sekte vurma riski taşıyor. Söz konusu ürünlerin, tamamen kayıtlı olarak çalışan organize perakende sektörü satış noktalarında bulunduğunun iletişiminin yapılamaması veya kısıtlanması, tüketicinin kayıtdışına kaymasına yol açma ihtimali yaratıyor. Bu da, devletin vergi gelirlerinin doğrudan azalması anlamına gelir. Bu şartlar altında tütün ürünleri ve alkollü içkiler satışından 2010 yılında sağlanması öngörülen yaklaşık 18,5 milyar TL’lik vergi geliri hedefinin gerçekleşmesi mümkün olmayabilir."