Pele: En iyi benim diyen kan kaybeder

400 bin dolar ile bu yıl 7’incisi düzenlenen Perakende Günleri’nin gelmiş geçmiş en pahalı konuşmacısı olan futbolun

23.11.2007 - 11:00 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Pele, “İş dünyasında da, futbolda da ’en iyi benim’ diyen kan kaybeder. 1280 gol attım ama bunu tabii ki tek başıma yapamazdım. Takımla çalışan, ekip işine inanan kazanır. Başarı için disiplin ve ekibe inanmak şart. Bilgi her şeyde kilit bir rol oynar” dedi.

400 bin dolar ile bu yıl 7’incisi düzenlenen Perakende Günleri’nin gelmiş geçmiş en pahalı konuşmacısı olan futbolun efsane ismi Pele, iş dünyasına ’takım oyunu’ önerdi. Soysal Danışmanlık tarafından düzenlenen ve Hürriyet’in de sponsorları arasında bulunduğu Perakende Günleri’nde sektörün önde gelen isimlerine ’Sürdürülebilir Başarının Sırları’nı anlatan Pele, ’ben’ merkezli davranmanın sakıncalarına dikkat çekti. İş dünyasında da futbolda da ’en iyi benim’ diyenin kan kaybedeceğini belirten Pele, “Belli bir disiplin şart. Takıma güven şart. Tek başınıza bir şey yapamazsınız. 1280 gol attım ama bu tek başıma olmazdı. İş dünyasında da bunun gibi hep takımla birlikte çalışmalı. ’En iyi benim’ diyen kan kaybetmeye başlar. Bilgi çok önemli. Her şeyde kilit rol oynuyor” dedi.


Futbol endüstri oldu

Pele, iş dünyasında uzman olmadığını ancak futbolun da artık bir iş alanına bir sektöre dönüştüğünü vurgulayarak, futbolcuların artık işadamları gibi olduğunu söyledi. Futbolun bir endüstri olduğunu anlatan Pele, şöyle konuştu: “Biz de profesyoneldik tabii ki ama benim zamanımda az para söz konusuydu. Şimdi futbolcular televizyonlardan, sponsorlardan da destek alıyor. Daha ticari oldular. Bugünkü futbolcular bizim zamanımızdakinden çok farklılar. FİFA’da aramızda bunu konuşuyoruz.”


Futbolcu sadakati azaldı

Yeniçağın futbolcularının sadakatlerini kaybettiklerinin altını çizen Pele, “Bugün Fenerbahçe ile anlaşma imzalayan futbolcu onun formasını öpüyor. ’Fenerbahçe’yi seviyorum’ diyor. Sonra bir bakıyorsunuz Manchester United’a gidiyor ya da Arsenal’a onların formasını giyiyor. O zaman da Manchester United’ı veya Arsenal’ı seviyor oluyor. Bu gelecek için düşündürücü” diye konuştu.

Eskiden yıldızlar vardı: Futbolda eskiden yıldızlar olduğunu belirten Pele, artık takım işinin öne çıktığını anlattı. Hocaların artık futbolcuları sporcu atlet gibi yetiştirdiklerine değinen Pele, antrenörlerin takım oyununa odaklandığını, kısa sürede ataklar ve gol istediklerini, gol olmuyorsa futbolcunun geri çekilerek takıma destek vermesini tercih ettiklerini belirtti.


Babam saygı öğütledi

Pele, daha çocuk yaşlardayken başından geçen bir hikáyeyi şöyle anlattı: “Sokakta futbol maçı yaparken çocuklarla alay ederdim. Babam bir gün beni karşısına alıp ’Futbol Tanrı’nın sana verdiği bir yetenek. Sen ancak okula gidersen ve çevrendekilere saygı gösterirsen mükemmel olursun. Bu sayede kimse de seni durduramaz’ dedi. Hep bunu yapmaya çalıştım.”

Futbolda şans vardır: Futbolda hazırlık ve şansın önemine dikkat çeken Pele, futbolda şansa da sahip olunması gerektiğini söyledi. Pele, “Çok iyi bir futbolcusunuzdur. Bir-iki yıl oynar sakatlanırsınız. Sonuçta oynayamaz hale gelirsiniz. Bu bir şansızlıktır” dedi.


Çocuk kaldık, fırlama davrandık terlik satışında devrim

Twıgy Terliklerinin sahibi Sinan Öncel Perakende Günleri’nin ikinci gününde yaptığı konuşmada kısa sürede etkili pazarlama ile başarılı olduklarını söyledi. İşin sırrını biraz çocuk kalmaya, fırlama olmaya bağlayan Öncel, çok bilginin insanları temkinli hale getirdiğini söyledi. Gündemi takip ederek, ona uygun pazarlama yaptıklarını ve böylece dikkat çektiklerini anlatan Öncel şöyle konuştu: “Hem futbolda hem cemiyet hayatında gelişmeleri günü gününe takip edep ona göre pazarlama ve reklam yapıyoruz. O konuyu işleyen ürünlerimizi hızla piyasaya çıkarıyoruz. Roberto Carlos Süper Kupa’yı alırken ayağında Twigy terlik vardı. Sonra biz Roberto Carlos ev kromponları bile ürettik. Reklam pahalı bir iş. Biz 8 yıl önce Boğaz’da küçük bir teknesi oyan Abdullah Kaptan’la anlaştık. Bizim panoları dolaştırıyor. Bu reklam işini de iyi bilir. Boğaz’da nerede etkinlik varsa orada duruyor.”


Terlik adam yönetici oldu

Kalıplarla düşünmenin insanın önünü kestiğine ve yaratıcılığını engellediğine değinen Öncel, “sürüden ayrılanı kurtlar yer” gibi yaklaşımlarla yeniliklerden uzaklaşıldığını söyledi. Özellikle futbol maçlarında takım renklerine sahip dev terlikler giyen ilk ’terlik adamlar’ın şirket içinde önemli bir kariyer yaptığını anlatan Öncel, “İlk terlik adamlarımızdan biri Mecidiyeköy öbürü Florya mağazamızda yönetici. Kurye bir arkadaşımız da şimdi mal dağıtımından sorumlu. Kariyer fırsatlarında da kalıpların dışına çıkıyoruz” dedi.


Futboldan kazandığımı insanlarla paylaşmak istedim

Türkiye’ye daha önce geldiğinde gördüğü ve çok etkilendiği misafirperverlikten bu seferki ziyaretinde de etkilendiğini belirten Pele, “UNESCO ve UNICEF ile pek çok çalışmam oldu. Futboldan kazandığımı insanlarla, toplumla paylaşmak istedim. Bu yüzen Tanrı beni zinde tutuyor. Türkiye’de yapılacak okullara bir katkım olacağı için sevinçliyim” dedi. Kendi formasının, Türk Milli Takımı formasından daha yüksek bir bedele açık artırmada satılmasıyla ilgili olarak Pele, “Dünya Kupası’nda giyilmiş bir formaydı. Beni daha çok tanıyorlar. O yüzden daha çok para vermiş olabilirler” diye konuştu.


Annem babam dükkánı kapattı artık başka Pele olmayacak

Pele kendi veliahdının kim olduğu yönündeki bir soruya şu yanıtı verdi: “Yeni bir Pele ya da bundan sonraki Pele çok zor. Annem babam dükkánı kapattı. Ama pek çok başarılı futbolcu var. 5 yıl öncesine kadar Zidane en iyi futbolcuydu. Son 5 yıldır ise Ronaldinho. İyi olan pek çok futbolcu var.”


Hep futbolcu oldum yöneticilik istemedim

Futbolda yönetici olmak için pek çok teklif aldığını anlatan Pele, hep iyi bir futbolcu olduğu için masanın öbür tarafına geçmeyi hiç istemediğini söyledi. Pele, “Ben mükemmeliyetçiyim. O kadar yıl futbolcu olduktan sonra masanın diğer tarafı zor geldi. Ayrıca insanlarda sabır yok. Teknik direktörü, antrenöre sabır göstermiyorlar. Önce onların ipi çekiliyor” dedi.

Kaynak: Hürriyet