Pazarlama Gurusu Philip Kotler İstanbul’daydı

Pazarlama dünyasının en önemli isimlerinden biri olan Philip Kotler, Turquality tarafından gerçekleştirilen Vizyon Seminerleri’nin üçüncüsü için İstanbul’daydı...

21.11.2007 - 07:56 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Pazarlama dünyasının en önemli isimlerinden biri olan Philip Kotler, Turquality tarafından gerçekleştirilen Vizyon Seminerleri’nin üçüncüsü için İstanbul’daydı. Salı günü Swiss Hotel’de gerçekleştirilen ve Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen ve DTM Genel Müdür Yardımcısı Ziya Altunyıldız’ın yanı sıra sektörden pek çok temsilcinin katıldığı seminerde ‘Kazanan Uluslararası Stratejiler Geliştirme’ konulu bir konuşma yapan Kotler, seminer sonrasında içlerinde MediaCat’inde bulunduğu seçkin bir basın grubuyla özel bir öğle yemeği yedi. Kotler yemekte gazetecilerin sorularını cevapladı.


‘TÜRKİYE’DEN GLOBAL MARKA HEMEN ÇIKMAZ’

Basının ve sektör temsilcilerinin büyük ilgi gösterdiği seminerde uluslararası pazarda rekabet eden şirketlerin uzun vadeli başarıyı yakalamaları için gereken adımlardan bahseden Kotler, seminerin ardından basın mensuplarından oluşan seçkin bir grupla katıldığı öğle yemeğinde gazetecilerin sorularını cevapladı. Küresel çapta bir marka yaratmak konusunda açıklamalarda bulunan Kotler, “Bunun için üç şey gerekir; yüksek kaliteli ürün, farklı bir kimlik ve mantık dışında duygusal bağlantı” açıklamasında bulundu. Ayrıca “Bir marka olarak anlatacak heyecanlı hikayeleriniz olmalı” diyen Kotler, Türkiye’nin bir marka olarak ayrıcalıklarının olması gerektiğinin altını çizdi. ‘Türkiye global bir marka üretebilir mi?’ sorusuna karşılık olarak bunun üç adımda başarılabilecek bir şey olduğu cevabını veren Kotler, “İlk olarak Türkiye’de yerel pazarda başarılı olan bir ürün bulmalısınız. Sonra bu ürünü Yunanistan, Bulgaristan gibi komşu pazarlarda denemelisiniz. Üçüncü olarak ise önce büyük markalarla çalışıp, sonra kendi markanızı yaratmalısınız” diye konuştu. Kotler, yine de Türkiye’den hemen global bir marka çıkmayacağına ve bunun on yılı bulabileceğine dikkat çekti.


‘YENİ FİKİRLERİ ÖDÜLLENDİRİN’

Ayrıca Türkiye’de girişimciliği değerlendiren Kotler, iyi fikirlerin değerlendirilmesi ve ödüllendirilmesi gerektiği vurguladı. Bu konuda Shell örneğini vererek, “Shell yılda dört kez tüm çalışanlarının katıldığı bir toplantı düzenler. Bu toplantılarda yeni ve parlak fikirleri olanlar sahneye çıkar ve fikirlerini diğerleriyle paylaşırlar. Shell’i yeni parlak fikirlerini kendi çalışanları bulur” açıklamasında bulundu. Toplantıda Turquality girişimini de değerlendiren Kotler, bunun yenilikçi bir hareket olduğunu, oturup sadece kar etmeyi beklemek yerine firmalara yol gösterecek bir dönüşümün öncüsü olacağını belirtti. Kotler, “Türkiye’de gelişmiş sektörler var. Bunların global anlamda önünün açılması açısından Turquality müthiş bir iş yapıyor” dedi.


10 YILDA 10 DÜNYA MARKASI YARATMAK

Türkiye’de rekabet avantajının bulunduğu ürün gruplarına sahip markalaşma potansiyeli olan firmaların, uluslararası pazarlarda kendi markalarıyla global bir oyuncu olabilmelerini amaçlayan bir marka geliştirme programı olan Turquality, söz konusu firmalara, üretimden pazarlamaya, satıştan satış sonrası hizmetlere kadar bütün süreçleri kapsayacak şekilde yönetsel bilgi birikimi ve kurumsallaşma konularında destek veren bir oluşumdur. Dış Ticaret Müsteşarlığı, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği tarafından yürütülen Turquality Projesi, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen’in başkanlığında 23 Kasım 2004 tarihinde Lütfü Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen bir tanıtım toplantısı ve sertifika töreni ile uygulamaya koyulmuştur.

‘10 yılda 10 dünya markası yaratmak’ vizyonuna sahip Turquality sadece parasal bir destek olmanın ötesinde; global marka olma potansiyeline sahip Türk markalarını her aşamada geliştirmekte ve desteklemektedir. Dünyada bu kapsamda oluşturulmuş ilk program olarak nitelenen Turquality’nin tüketici gözünde bir kalite garantörü, Türk markaları açısından ise bir gelişim katalizörü olabilmesi amaçlanmaktadır. Turquality’nin görevi; güçlü global markaları geliştirerek Türkiye’nin ihracatını artırmak, geliştirilen Türk markaları ile “Türk Malı” imajını ve Türkiye’nin itibarını güçlendirmektir. Turquality kapsamındaki markalar arasında Arko, Atasay, Bingo, Dalin, Duru, Efes, Eti, Goldaş, İpekyol, Mavi, Pınar, Selpak, Taç, Ülker, Vakko ve Vestel gibi markalar yer alıyor.