Özdenetim özdenetimlik oldu

Reklam Özdenetim Kurulu’nun yanıltıcı reklamlara karşı başlattığı kampanya şikayete konu oldu. Özdenetim Kurulu’nu, kendisi hakkında karar almaya çağıran şikayetçi de sitemiz ziyaretçilerinin tanıdığı bir isim...

09.01.2003 - 00:00 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Reklam Özdenetim Kurulu’nun yanıltıcı reklamlara karşı başlattığı kampanya şikayete konu oldu. Özdenetim Kurulu’nu, kendisi hakkında karar almaya çağıran şikayetçi de sitemiz ziyaretçilerinin tanıdığı bir isim…

İşte sitemiz “ikinci mevki” yazarı Fuat Çakar’ın, Markom/Leo Burnett reklam ajansı tarafından hazırlanan kampanyayla ilgili olarak, Reklam Özdenetim Kurulu’na gönderdiği şikayet e-mail’i:

“Reklam Özdenetim Kurulu Başkanlığı’na
Bir süredir yürütmekte olduğunuz reklam kampanyasında:

1- Kurulunuzun “reklamları durdurduğunu” ve “yayından kaldırdığını” öne sürerek, tüketicileri başvuruda bulunmaya davet ediyorsunuz.

Oysa Reklam Özdenetim Kurulu’nun Çalışma İlke ve Esasları’nda, Kurulun kararlarının uygulanmasını, “Kamuoyuna yapılan ortak taahhüt çerçevesinde, ilgililerden ve mecralardan isteyeceği” belirtildikten başka;

“Kurul kararlarının, kamuoyuna yapılan duyuru ve taahhüdün doğal sonucunu oluşturan bağlayıcılığı vardır. Bu bağlayıcılığın geçerliliği, tarafların mesleki ve ticari ahlak değerlerine verecekleri önemle sağlanır.” denmektedir.

Bu nedenle kurumunuza ait bir re’sen durdurma ya da yayından kaldırma yetkisinden değil, ancak durdurma ve yayından kaldırmayı taraflardan – etkili bir biçimde – talep hakkından söz edilebilir.

Hal böyle iken Kurulunuz için “durduruyor ve “yayından kaldırıyor” denmesini, bir RÖK kararındaki ifadeyle söyleyecek olursak, “Tüketicinin bilgi eksikliği istismar edilerek, ürünün (burada hizmetin) sahip olmadığı bir özelliğin reklamlarda var gibi gösterilmesi” olarak değerlendiriyor ve açıkça yanıltıcı buluyorum.

2- Basın ilanlarında gördüğümüz, “ bu reklam ……… ……. gerekçesiyle yayından kaldırılmıştır” ifadesi de, Kurulunuzun, uygun bulmadığı ilanları yayından kaldırma hakkından başka, bu durumun – kimi diğer cezalarda da olduğu gibi – bedeli kabahatli kişi ya da kuruma ödetilerek aynı sütunlarda ilan edilmesine hükmedebilmek gibi bir yetkisi olduğunu da düşündürmektedir ki bu da ayrıca yanıltıcıdır.

Televizyon reklamlarında verilen örneklerin, ticari iletişim özgürlüğü sınırlarının Uluslararası Reklam Uygulama Esasları’nın çok dar ve yanlış bir yorumunu temsil ettiğini, bu halleriyle ancak yersiz başvuruları artırma yolunda etkili olabileceklerini de kişisel fikrim olarak ekliyor ve:

Özdenetim Kurulu’nun, – kendiliğinden durdurma, yayından kaldırma ve hatta bu durumun aynen ilanına mecbur bırakma gibi – gerçekte olmadığı kadar icrai yetkilerle donatılmış bir kurum olduğu izlenimini veren bu reklamları, bir reklamveren olarak sahip olduğunuz yetkiyle durdurmanızı ve yayından kaldırmanızı talep ediyorum.

Saygılarımla
Fuat Çakar”