“Oturdun bilgisayarın başına, başladın ileri geri yazmaya”

Selahattin Duman, bugünkü yazısında, internetteki iletişimimizi denetleyen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nu eleştirdi.

16.01.2013 - 18:43 | MediaCat

btk selahattin duman
Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Selahattin Duman, bugün Vatan’daki köşesinde, vatandaşın internetteki iletişimini denetleyen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nu eleştiren bir yazı kaleme aldı.

Duman’ın “İnternet kullanıcılarından toplanan paralarla oluşturulan fonu yiyip, yine internet kullanıcılarını takip edecek” dediği kurumun yürüteceği işleyişe dair eleştirisinden bazı bölümler.

‘Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’

Yasayla kurulmuş. Aynen televizyonların reklam gelirlerinden kendine rızaları hilafına pay alıp, onları denetleyen RTÜK gibi.

Bu yeni kuruma da elbet bir kısaltma bulacaklar. Yeri geldikçe, durmadan ‘Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ diye yazıp duramazsın.

Tırnak işaretleriyle birlikte otuz altı vuruş.  Emek israfı…  Bakın RTÜK kısaltması ne güzel oldu.

Her seferinde ‘Radyo Televizyon Üst Kurumu’ diye yazmak zorunda kalmıyorsun.

‘Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ için de sözcüklerin baş harflerinden oluşan BİTİK yakışır. Hükümet adamlarına teklifimdir.

Sözcük etkili olduğundan, internet kullanıcıları üzerinde beklenen etkiyi yaratır.

BİTİK TAKİPTE

Görevi yasayla tarif edilen BİTİK ne mi yapacak?

Siz internet kullanıcılarından toplanan paralarla oluşturulan fonu yiyip, yine internet kullanıcılarını takip edecek.

Gönderilen e-mail nam postaları, büyüklerimiz hakkında ileri geri konuşanların dadandığı web siteleri takibe alınacak.

Kendilerine ‘Twitter kullanıcıları’ diyen cıvıltılı kitle de bu takipten masun değil.

Onlar da cıvıldadıklarında, örf ve ananelerimize uygun, yasalara saygılı biçimde cıvıldamak zorundalar. Yoksa kanun denen sapanın taşı arkalarından yetişecek.

‘Siyasi ve ideolojik haber içerikli’ haber paylaşımında bulunanları takibe almak BİTİK’in görevlerinden.

Nasıl işleyeceğini anlatayım…

Hükümet adamları içtikleri hoşaf ve ayranın etkisiyle birbirlerini gaza getirip “müskirata zam kararı” aldılar.

Bir büyük rakıyı yüz lira yaptılar.

Lokantacı da zaten bakkalda yüz kâğıda satılan rakıyı sana yüz seksen liradan geçirdi. Sen hesap öderken isyan ettin. Lakin zam kararını veren lokantacı olmadığından hesabı ödemek zorunda kaldın.

O öfkeyle eve geldin.

Kendini bir şekilde ifade edip, içini rahatlatacaksın.

Oturdun bilgisayarın başına… İnternet üzerinden başladın ileri geri yazmaya.

İşte söylediğimiz iş buralara geldiğinde BİTİK sana müdahale edecek. Seni takibe aldığından ensenden tutup savcılığa gönderecek.

‘Hükümet adamları ve onların başı aleyhine onur kırıcı ibareler kullanmak’ suçlaması ile hakkında ceza davası açılabiliyor.

Hele o internet yazılarını, lokantadan çıktığın kafayla yazıp ağzını bozduysan hepten yandın.

‘Büyüklerimiz hakkında çirkin ifadeler kullanıp, yaymak’ tarifi senin gibiler için yasaya eklendi…”

 

Selahattin Duman’ın Vatan’da yer alan yazısının tamamını okumak için tıklayınız.