Online müzik sitelerinin sonu mu geliyor?

Geçtiğimiz günlerde Turkcell’in desteği ile Fizy yeniden yayına açıldı. Peki online müzik yatırımcısına para kazandıran bir mecra mı?

09.02.2011 - 00:00 | MediaCat

Facebook
Twitter
Google+
LinkedIn
+

Geçtiğimiz günlerde Turkcell’in desteği ile Fizy yeniden yayına açıldı. Peki online müzik yatırımcısına para kazandıran bir mecra mı?

Online müzik sektörü büyük bir yıkım yaşıyor. Mesela Spotify 2009’da 250 bin ücretli üyesi olduğu halde 16.4 milyon pound işletme kaybı yaşadığını duyurdu. Geçtiğimiz Aralık ayında Sky içinde bulunduğumuz Şubat ayında Sky Songs’u müşteri kaybından dolayı kapatacağını duyurdu. Sky şimdi son melodilerini çalıyor.

Ocak ayında  Nokia, “Comes with Music” servisini açık olduğu 33 bölgenin 27’sinde kaldıracağını duyurdu.

Bu online müzik balonunun çoktan söndüğü anlamına mı geliyor?

Pek çok uzman bu görüşe katılmıyor. Mesela Sky’ın başarısızlığında diğer müzik oynatıcılarında çalışmamasının büyük etkisi olduğu dile getiriliyor.

PIAS Entertainment Group’un dijital ve iş geliştirme müdürü Adrian Pope Sky’ın başarısızlığının nedenlerini şöyle açıklıyor: “Sky üç sebepten başarısız oldu. İlk olarak kullanıcı dostu değildi. Önerdikleri reklam seçenekleri müsteriler için çok kafa karıştırıcıydı ve son olarak Sky pazarlamaya gerekli önemi vermedi.”

Red Smith hukuk firmasında Teknoloji ve Medya bölümü ortaklarından Gregor Pryor’ın açıklaması da konuya açıklık getiriyor: Sky deneyiminden çıkarılması gereken en önemli sonuç online müzik pazarının çok kalabalık bir pazar olduğunun bilinerek fark yaratacak modeller üzerinde çalışmanın gerekli olduğunu anlamaktır. Sky müzik bu sektörde batan tek marka değil, çünkü online müzik pazarı oldukça rekabetli bir pazar. Ayrıca müşteriler konu dijital müzik olduğunda oldukça maymun iştahlı ve şımarıklar.

Sky ve Nokia gibi iki büyük firmanın online müzik sektöründeki başarısızlığı bu pazarın kötü olduğu anlamına gelmiyor. Uzmanlar tarafında eskiden önerilen Apple ve Napster’ın kullandığı mülkiyet modeli (şarkıların para karşılığı sitelerden alınması) artık  eskisi kadar iyi işlemiyor.

Çevrimdışı dünyada insanlar albümlere sahip olmak isterken, internet dünyasında durum farklı. Online kullanıcıların büyük bir bölümü müziği sadece dinlemek istiyor. Online müziğin geleceği streaming yani online yayındır.

Senelik 120 pound ücretiyle 750 bin kullanıcıya ulaşan ve sunduğu reklam seçenekleriyle oldukça iyi müşteri çeken Spotify çok uzun süre online yayının Avrupa’da lideriydi. Fakat şuan A.B.D’ye açılmak konusunda zorluk çektiği bir gerçek.

Spotify İngiltere Müdürü Jonathan Mitchell’in bu konudaki açıklaması: İnsanlar bizim sistemimizi seviyor, çünkü müzik kütüphanelerini mobile aletlerinde her yere taşıyabiliyorlar, offline kullanım seçenekleri mevcut. İnsanların yaşamının bir parçası haline geliyoruz. Bütün bunların yanında, reklam satış ekibimize oldukça iyi yatırım yaptık.
 

Jonathan Mitchell’in açıklamaları her ne kadar umut verici olsa da Last.fm’in üye sayısı Spotify’ın 4 katına çıktı ve çok daha global bir kitleye ulaştı. Kullanımı çok daha kolay bir ara yüzü olduğu için de insanlar tarafından tercih ediliyor. Bu sektöre yeni giren Psonar da eski firmaları, şarkı başına aldığı 1peny (1kuruş) gibi komik ücretlerle zorluyor.

Elemantal Medya danışmanlığı müdürü Rachel Hawkes Youtube’a dikkat çekiyor: Youtube müzik keşif bölümünü ve playlist özelliğini siteye ekledi ve bu ikisi rekabete girilmesi zor özellikler. Online müzik sektörünün Youtube’a dikkat etmesi gerek dedi. 

 2011’de akıllı telefonlar, internete bağlanan televizyonlar ve yeni teknolojik mobil aletlerin yayılmasıyla online müzik sektörü değişim yaşayacak. 2010’da sektördeki, en büyük değişim Spotify ve we7’ye telefondan ödemeli olarak ulaşılmaya başlanmasıydı.

2 yıl içinde bu sektör oldukça gelişebilir ve Spotify’ın kaybettiğini açıkladığı 16.7 milyon pound ödemeye değer bir bedel olarak görülecek.
 

Online müziğin global liderleri

Last.fm: 2004’de kurulan Last.fm 2008’de CBS tarafından satın alındı. 40 milyon kullanıcısı var. Genel müdür David Goodman “Hem üyelik hem de reklam üzerinden çeşitli gelir modellerimiz olduğu için başarılı olacağımıza inanıyoruz ve bu pazarda çok büyük bir büyüme bekliyoruz.

Spotify: 2008’de kurulan İsveç kaynaklı firmanın 10 milyon kullanıcısı var. Bunların 750 bini ücret veren kullanıcılar. 2009’da zarar etmelerine rağmen online modellerin gelişmek için zamana ihtiyacı olduğu açıklamasını yapan firma İngiltere müdürü Mitchell 2010 figürlerinin daha iyi olduğunu vurguluyor.

We7: Kasım 2009’da kurulan sitenin 3 milyon kullanıcısı var. Fakat idari yönetici Steve Purdham’ın açıklamasına göre bu üyelerin çok azı ücretli üye. Geçen yıl 3.6 milyon pound kaybeden firmanın yetkilileri 2011’de de büyük bir kar beklemediklerini 2012’de firmanın kar getirmesini amaçladıklarını belirtiyor. İnsanların alışkanlıklarının değişmesi zaman alacaktır diyorlar.

Napster: İllegal müzik indirmenin orijinal kötü çocuğu olan Napster 2004’de yasallaştı ve üye kullanıcı sistemiyle çalışıyor. Bu model tabii ki insanların eski ilgisinin siteden azalmasına yol açtı. Firma ekonomik göstergeleri hakkında açıklamak yapmaktan kaçınırken, bu pazarın zor bir sektör olduğunu dile getiryorlar.

Psonar: Mart 2010’da kurulan site sadece 1peny’e (1 kuruş) şarkı dinleme imkanı sunuyor. Sadece 13 bin kullanıcısı olan sitenin müdürü Martin Rigby şu açıklamayı yapıyor: Transparan ödeme bilgileri sadece kullanıcılar değil müzik sağlayıcılarla da iyi bir iş geliştirmemizi sağlıyor. Bir büyüme yaratacağımıza inanıyoruz.